Müzakereler  şeffaf olmalı

Müzakereler şeffaf olmalı

Stockholm’de, Kolombiya Hükümeti ile FARC arasında sürdürülen barış görüşmelerinin tartışıldığı bir panelde konuşmacılar, sürecin sağlıklı bir biçimde sürdürülmesi ve kalıcı bir barışın sağlanabilmesi için yerli halklar ve sivil toplum örgütlerinin sürece katılması ve görüşmelerin şeffaf olması üzerinde görüş birliğine vardılar.

Murat Kuseyri
Stockholm

Stockholm’de, Kolombiya Hükümeti ile FARC arasında sürdürülen barış görüşmelerinin tartışıldığı bir panelde konuşmacılar, sürecin sağlıklı bir biçimde sürdürülmesi ve kalıcı bir barışın sağlanabilmesi için yerli halklar ve sivil toplum örgütlerinin sürece katılması ve görüşmelerin şeffaf olması üzerinde görüş birliğine vardılar.

“Kolombiya’da kalıcı bir barışın yolu” temalı panele Kolombiya üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Sosyoloji Professörü Anders Rudqvist, Sol Parti Milletvekili Jens Holm, ve Latin Amerika Grupları Başkanı ve Siyaset Bilimcisi Francisco Contreras konuşmacı olarak katıldı.

Rudqvist, Santos Hükümetinin yeni liberal ekonomi politikaların esasını yeni binaların, yolların, alt yapıların  inşası ve  madenlerin işletilmesi oluşturduğunu, bunun gerçekleşmesi  için de ülkenin her tarafında denetim sağlaması gerektiği değerlendirmesi yaptı. Amaçlarına  ulaşmak isteyen Santos’un kendisinden önce görev yapan Uribe gibi gerillaya yönelik saldırılar düzenlemesine rağmen sonuç alamadığı için görüşmelere başlamak zorunda kaldığını söyledi.

FARC’ın ise yapısal dönüşümler, ekonomik, sosyal ve siyasi reformlar yapılmasını, politikaya özgürce katılma hakkının yasal güvence altına alınmasını talep ettiğini, yapılacak yasal düzenlemelerle savaştan en fazla zarar gören bölgelerde yaşayan halkın oy kullanma koşullarının sağlanmasını istediğini söyledi. Uzlaşma komisyonu kurulması, geçmişte devlet ile kontro-gerilla arasındaki ilişkilerin araştırılarak kamuoyuna açıklanmasının da FARC’ın talepleri arasında yer aldığını belirtti.
Ellerindeki olanakları kaybetmekten korkan aşırı sağ gruplar, büyük toprak sahiplerin örgütleri, eski subaylar, uyuşturucu tüccarları ve mafyanın  barış görüşmelerine karşı olduklarına dikkat çekti.

‘SİYASET YAPMANIN ÖNÜNDEKİ ENGELLER KALDIRILMALI

Latin Amerika Grupları Başkanı Francisco Contreras barışın sağlanması önündeki en önemli engellerden birinin FARC’ın silahlı mücadeleden yasal siyasi arenaya geçmesi önündeki engeller olduğunu, 1980’li  yılllardaki barış görüşmelerinin bu yapılamadığı için başarısızlığa uğradığına dikkat çekti.

1980’li yıllarda FARC’ın ateşkes ilan ettiğini ve legal siyasi mücadeleyi sürdürmek için “Union Patriotica”yı kurduğunu, ancak kontro-gerillanın saldırı ve katliamlarıyla karşı karşıya kalan sola ve gerillaya yasal zeminde mücadele hakkı tanımadığını hatırlatan Contreras, bu sorunun çözümünde tarafların henüz görüş birliğine varamadıklarını belirtti.

FARC sorunun oluşturulacak bir Anayasa Komisyonu tarafından yeni yasalar çıkarılarak çözülmesini talep ederken, Hükümetin bazı FARC temsilcilerine milletvekilliği önerdğini belirten Contreras, köylü örgütleri ve ilerici güçleri bünyesinde barındıran “Marcha Patriotica”nın FARC’ın siyasal yaşama katılabilmesi için bir araç olabileceğini dile getirdi.

Contreras, çözülmesi gereken bir diğer sorunun da savaş suçları ve insanlığa karşı işlenen suçlar olduğunu hatırlattıktan sonra tüm bu sorunların çözümü ve müzakerelerin başarıya ulaşması için köylü ve öğrenci örgütleri, sendikalar ve yerli halkların sürece dahil edilmesi ve müzakerelerin şeffaflık içinde sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.  Kolombiya’daki örgütler ve FARC ile ilişkilerinden dolayı İsveç Güvenlik Polisi’nin (Sepo) takibe aldığı açığa çıkan Sol Parti Milletvekili Jens Holm ise sivil toplum örgütlerinin barış sürecinin dışında bırakılmasını eksiklik olarak gördüğünü  belirttikten sonra İsveç’in barış görüşmelerinde daha aktif bir tutum almasını istediklerini dile getirdi.

REFORMLAR İYİ BİR ATMOSFER YARATTI

Kolombiya’da yoksul köylüler ve yerli halkların yaşam koşullarının düzeltilmesi için bir çok ortak proje gerçekleştirdiklerini belirten Latin Amerika Grupları Başkanı Francisco Contreras, Kolimbaya’da 50 yıldan bu yana devam eden sorunun temelinde toprakların eşitsiz dağılımı yattığını, tarafların toprak reformu üzerinde anlaşmaya varmalarının barış sürecinin başarıya ulaşması için iyimser bir atmosfer yarattığını söyledi.
Kolombiya nüfusunun yüzde 1’inin toprakların yüzde 50’sini denetimde elinde bulundurduğunu, bu kesimin gösterdikleri direnişten ötürü daha önceki barış görüşmelerin anlaşmazlıkla sonuçlandığını ancak gelinen noktada büyük toprak sahiplerinin  devlet içindeki etkinliklerini kaybederken uluslararası tekellerle işbirliği içinde olan kapitalistlerin güçlendiklerini ifade etti.
Güçlenen yeni kapitalist sınıfın Kolombiya’nın doğal kaynaklarını daha rahat yağmalayabilmek için istikrar ve huzur istediğini belirten Contreras, “Finans kapital ağırlığını koyarak barış görüşmelerine karşı çıkan büyük toprak sahiplerini ve kontro-gerillayı marjinalize etti. Bunun yanı sıra da devlet ABD’den aldığı tüm desteğe rağmen FARC’ı yenilgiye uğratamayacağını anladı” dedi.

www.evrensel.net