Meşrep bezirganlığına barikat

Meşrep bezirganlığına barikat

Kültür Bakanlığının Gezi Parkı direnişine destek veren tiyatrolara yardım ödemesini kesmesinin ardından başlayan tartışmalar devam ediyor. Aralarında Genco Erkal, Yücel Erten, Nedim Saban, Gülruz Suriri gibi pek çok sanatçının yer aldığı Sanatçı Girişimi dün bir açıklama yaparak tepkilerini duyurdu.

Kültür Bakanlığının Gezi Parkı direnişine destek veren tiyatrolara yardım ödemesini kesmesinin ardından başlayan tartışmalar devam ediyor. Aralarında Genco Erkal, Yücel Erten, Nedim Saban, Gülruz Suriri gibi pek çok sanatçının yer aldığı Sanatçı Girişimi dün bir açıklama yaparak tepkilerini duyurdu. 

Kültür Bakanlığının yardım yapacağı tiyatrolarda ‘Genel ahlak’ koşulu araması ve devlet desteğini konu alan açıklamada sanatçılar şunları söyledi: “Bugün ülkemizde, polis devleti hevesi ile dinci faşizm iştahı elele vermiş, temel insan hakları ile insanlık değerlerini hiçe saymaya ve adım adım yok etmeye kararlı görünüyor. İktidar bu doğrultuda kültür ve sanat alanlarında da kıyıcı, yıkıcı, yok edici bir tutumla saldırmaktan geri durmuyor. Bale sanatını belden aşağı, resim ve heykel sanatını ucube olarak nitelendiren, Fazıl Say’ı düşünce suçlusu ilan eden, Yunus Emre’den, Edib Cansever’e kadar bir yazın ordusunu sansürleyen bu zihniyet; sahne sanatlarının her alanına var gücüyle yükleniyor. Biz tiyatrocular bu gaflet karşısında susmadık, susmayacağız!  ÜRKÜNÇ BİR KEYİF! Özel tiyatrolara destek konusunun, ürkünç bir keyifle, meşrep bezirganlığına dönüştürüldüğüne tanık olduklarını ifade eden sanatçılar, Türkiye Sanat Kurumunun kararının taşıdığı anlamı şöyle açıkladılar: Siyasal ve düşünsel yönelimleri ayrıştırır, sakıncalı bulduklarıma vermem, yapay haklı-haksız tartışmaları oluşturarak, sonuçta ulüfe veya sadakaya indirger, yandaş peyleme mekanizması olarak kullanırım!" 


'BAŞBAKAN'IN AÇIKLAMALARI KAÇAMAK'

Genco Erkal:
Bu konu hakkında bakanın yaptığı açıklamalar çok yuvarlak ve kaçamak geliyor bana. Mertçe çıkıp biz sizi beğenmiyoruz desinler. Bizi niye beğenmiyorlarsa onu söylesinler. Çünkü genele olarak baktığımızda cezalandırılan, ben bini toplu bir cezalandırma olarak görüyorum. 20’ye yakın tiyatro toplu olarak cezalandırılıyor. Bir ya da iki değil. Bunları ortak özelliği ise muhalif hareketlerin içinde bulunmak. En büyük örneği Gezi eylemleri. Şu ya da bu şekilde muhalif tavır belirtmiş olmak. Yaptıkları politik tiyatro olmasa bile mesela Gezi olaylarında fotoğrafı çıkmış bir gazetede. Bir tek o, başka da bir şey yok. Ama bu ufak ufak şeyler bizi bir kabın içinde biriktirdi. Toplu olarak siz böyle yaparsanız biz de böyle yapıyoruz ve ödendiğinizi kesiyoruz diyorlar. Elbette verilen o para çok büyük meblağlar değil ama hiç olmazsa bize sezon başında bir ivme kazandırıyordu. Bu destek iktidarın dağıttığı bir şey değil, devletin özel tiyatrolara destek yönetmeliğinde yer aylan ve halktan aldığı vergilerle sağlanıyor. Bunu keyfi bir şekilde iktidarın silahı haline getiriyorlar. Toplumu sürekli ayrıştırdıkları gibi burada tiyatrolar arasına da nifak sokuyorlar. Destek alanlar almayanlar, hükümetin yanında olanlar muhalif olanlar olarak bizi ayırıyor. Bize de düşün bunun karşılığında susmamak, haklarımızı aramak hukuki yollardan. Çünkü bunların benzeri ufak tefek şeyler olmuştu ve yargı yoluyla çözülmüştü. Her zamana söylüyoruz bizim en büyük desteğimiz seyircimizi, onların desteğini bekliyoruz, devletin verdiği paralar çok da önemli değil bizi ayakta tutan seyircimiz. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net