Yeşiller ve Sol Gelecek, Birinci Konferansı\

Yeşiller ve Sol Gelecek, Birinci Konferansı'nı topladı

Geçtiğimiz yıl 25 Kasım’da kurulan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi, 1. Olağan Büyük Konferansını gerçekleştirdi.

Geçtiğimiz yıl 25 Kasım’da kurulan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi, 1. Olağan Büyük Konferansını gerçekleştirdi. Kocatepe Kültür Merkezinde yapılan konferansa HDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, BDP Van Milletvekili Nazmi Gür, Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Kıbrıs Milletvekili Doğuş Derya, Alman Yeşiller Partisi Hanover Milletvekili Belit Onay ve Hollanda Yeşil Sol Partisi üyesi Anne de Bour’un yanı sıra siyasi parti, demokratik kitle örgütü, çevre ve ekoloji Hareketi temsilcileri de katıldı.

Salona, "İklimi değil sistemi değiştir", "İnsana hayvana yeryüzüne özgürlük", "Yüzünü güneşe dön" pankartları asılırken, sık sık "Bu daha başlangıç mücadeleye devam", "İnsana doğaya yeryüzüne özgürlük", "Yaşasın halkların kardeşliği" sloganları atıldı.

'MÜCADELE SÜRECEK'

Divan seçiminin ardından konferansın açılış konuşmasını YSGP Eş Sözcüsü Sevil Turan yaptı. Turan, demokrasi mücadelesinde en temel alanlardan birinin Kürt özgürlük hareketinin olduğunu ve bu nedenle barış sürecini yerel seçimlere feda etmeden sahiplenilmesi gerektiğini belirtti. Turan, gelir dağılımın yoksullar üzerindeki adaletsizliğinin had safhaya çıktığı, derin ekolojik bir kıyımla karşı karşıya kalınan bir dünyada yaşam olmayacağını belirterek, "21.yy'da doğayı hak öznesi olarak görmeyen bir siyasette çıkış olmaz" dedi. Genel ahlak kuralları altında, kadınların ve LGBTİ bireylerin ötekileştirildiğini, nefret cinayetlerine kurban gittiğini belirten Turan, "Özgürlükçü cinsel hakları savunuyoruz. Kadın ve eşcinsel hakları Anayasa'da koruma altına alınana kadar ve devletin cinsel kimlik üzerindeki politikaları değişene kadar mücadeleye devam edeceğiz" diye konuştu. Turan, HDP ile üçüncü bir seçeneğin yaratıldığını söyledi. Turan, yerel yönetimlerin bir varoluş meselesi olduğunu vurguladı. YSGP Eş Sözcüsü Arif Ali Cangı da, gündemdeki konular ve YSGP'nin amaçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

'HERKES RANTI YÖNETİYOR BİZ KENTLERİ YÖNETECEĞİZ'

Ardından HDP Eş Başkanı Sebahat Tuncel konuştu. AKP ve cemaat arasında kavganın uzun yıllardan beri süregeldiğini belirten Tuncel, kendilerinin bu kavgaya "bırakın birbirlerini yesinler" şeklinde bakamayacaklarını, çünkü bu kavganın insanları yediğini söyledi. Tuncal, "Bunların kavgası işçinin, Kürdün, Lazın, kadının ve tüm ötekileştirilenler üzerinden edilmiş rantların kavgasıdır" dedi. Hükümetin merkez medyada, Hakların Demokratik Partisi'nin yer almamasını istediğini belirten Tuncel, "Bizim medyada yer almamızı istemiyorlar, çünkü korkuyorlar. Korkutları şey, bizim birleşmemizdir" diye konuştu. Tuncel, Kürdistan'ın Ortadoğu'daki tüm sorunların merkezinde olduğunu belirterek, şunları dile getirdi: "Kürt sorununun çözülmesi tüm Türkiye halklarına demokrasi getirecektir. Kürdistan çözülmeden Ortadoğu çözülmez. O yüzden Rojava'yı istemiyorlar. Ortadoğu'da emperyalistler kendilerine kukla devletler yaratmak istiyor, ama Rojava devrimi sosyalisttir." Ekoloji sorununun üç beş ağaç meselesi olmadığını, ekolojinin yaşam biçimi olduğunu belirten Tuncel, geleceğin sol ve ekolojide, demokrasi ve kadın özgürlüğünde olduğunu vurguladı. Önümüzdeki yerel seçimlerin herhangi bir seçim olmadığını, dünyaya, Ortadoğu'ya ve Türkiye'ye "Biz var mıyız, yok muyuz?" denilecek bir seçim olduğunu kaydeden Tuncel, "İki parçalı seçimde Türkiye'de HDP ile yeni bir şey başaracağız ve insanlar artık iki kötünün arasından birini seçmek zorunda kalmayacak. İnsanların pişman olmaması için belediyeleri kazanacağız ve yeni bir seçenek sunacağız. Biz tekiz, çünkü herkes rantı yönetiyor, biz ise kentleri yöneteceğiz" diye konuştu.

'MÜCADELEMİZ ORTAK'

Yurtdışından çok sayıda siyasi temsilcinin katıldığı konferansta konuşan Hollanda Yeşil Sol Partisi Üyesi Anne de Bour ise, yeşil hareketin dört temel noktasının şiddete karşı, sosyal adalet, demokrasi yanlısı ve ekolojik bir mantıkla hareket etmek olduğunun altını çizdi. Bour, "Bu çerçevede ülkenizde sürmekte olan barış sürecine, anadilde eğitim ve eşit yurttaşlık hakkına katkı sunabiliriz. Doğa ve insan arasındaki dengeyi yeniden kurabilmek noktasında mücadelemizin ortak olduğunu düşünüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. (ANKARA)

www.evrensel.net