29 Kasım 2013 17:16

Eğitim Sen: Asıl amaç özel öğretimi kamu kaynaklarıyla desteklemek

AKP hükümeti ile Gülen cemaati arasındaki "dershanelerin kapatılması" tartışmaları devam ederken, Eğitim Sen "Dershane Raporu" nu açıkladı. Raporda, AKP hükümetinin 'dershaneleri kapatacağız' söylemlerinin asıl amacının özel okulları doğrudan kamu kaynaklarıyla desteklemek olduğu dile getirildi.

Eğitim Sen: Asıl amaç özel öğretimi kamu kaynaklarıyla desteklemek
Paylaş

AKP hükümeti ile Gülen cemaati arasındaki "dershanelerin kapatılması" tartışmaları devam ederken, Eğitim Sen Genel Merkezi tarafından "Dershane Raporu" açıklandı. Raporda, AKP hükümetinin 'dershaneleri kapatacağız' söylemlerinin asıl amacının özel öğretimi özendirmek ve özel okulları doğrudan kamu kaynaklarıyla desteklemek olduğu dile getirildi.

Raporda, AKP hükümetinin Türkiye'de yüzde 3 olan özel öğretim oranını yüzde 10'a çıkarmayı hedeflediği belirtilerek, "Son dönemde sıkça tartışılan dershanelerin özel okullara dönüştürülmesi ve özel öğretim kurumlarının kamu kaynakları ile desteklenmesi girişimleri, AKP'nin yıllardır hayata geçirmeye çalıştığı bir hedef olarak bilinmektedir. 2013-2014 eğitim öğretim yılı sonundan itibaren özel dershanelerin kaldırılacağına ilişkin açıklamalar ve bunun üzerinden yürütülen tartışmalar, sorunun özünü bilenler açısından kesinlikle sürpriz değildir. Her ne kadar dershanelerin kapatılarak özel okullara dönüştürülmesi bir 'eğitim sorunu' olarak gösterilmeye çalışılsa da, bu konu üzerinden çatışan tarafların çocuk ve gençlerimizin eğitim hakkı ve geleceği ile ilgili en küçük bir endişe duyduklarını söylemek mümkün değildir" denildi.

AKP’NİN ÖZEL OKUL SEVDASI


Son 11 yıl içinde, eğitim sisteminin daha fazla sınav odaklı hale gelmesinin bir sonucu olarak özel dershane sayısının belirgin bir şekilde arttığı ve AKP iktidarı tarafından her fırsatta özel okullara yönelik teşvik politikaları geliştirmek için yasal düzenlemeler yapıldığının belirtildiği raporda, şu değerlendirmede bulunuldu: "Özel okullara yatırım ve vergi teşvikleri, çeşitli alanlarda yapılan muafiyetler sonrasında gerek özel okul sayısı, gerekse özel okula giden öğrenci sayısında belirgin bir artış yaşanmıştır. Başbakan tarafından yeniden gündeme getirilen, özel okula gidecek öğrencilerin okul masraflarının bir kısmının devlet tarafından karşılanması girişimlerinin bir benzeri 2003 yılında hayata geçirilmek istenmiş, kamu kaynaklarını özel okul sahiplerine aktarma girişimleri o dönem Eğitim Sen'in çabalarıyla yargıdan dönmüştür. Benzer adımların 2014 yılında tekrar gündeme geleceğinin bizzat Milli Eğitim Bakanı tarafından açıklanmış olması, AKP'nin 'özel okul' sevdasının hiç azalmadığını göstermektedir. AKP, sermaye sınıfının en kararlı savunucusu olduğunu göstermek için, kamu kaynaklarını sadece eğitimde değil, her alanda özel sektöre aktarmak için bütün imkanlarını seferber etmektedir. Bugüne kadar atılan adımların ardından sıra, özel dershaneleri özel okula dönüştürerek, hem sürekli rekabet halinde olduğu cemaati ekonomik ve siyasal olarak zayıflatmayı, hem de özel öğretim kurumlarının eğitim sistemi içindeki payını arttırmayı hedeflemektedir."

ÖZEL OKUL KARLI YATIRIM ALANI HALİNE GETİRİLDİ


Türkiye'de 1930 yılında, çoğu yabancılara ait azınlık okulu olmak üzere, 300 kadar özel okulun bulunduğu, 2012 yılında ise özel okul sayısının 6 bin 500'ü aştığının kaydedildiği raporda, 1930 yılında özel okullarda okuyan öğrenci sayısı 30 bin civarındayken, bugün özel okullarda okuyanların sayısının 583 bin kişi olduğu belirtildi. Raporda, "2013 itibariyle Türkiye'de 3.641 özel okulöncesi eğitim kurumu, 992 özel ilkokul, 902 özel ortaokul ve 970 özel lise bulunmaktadır. Türkiye'de 345'i özel sağlık meslek lisesi olmak üzere, toplam 399 özel meslek lisesi vardır. Hükümet sayesinde özel okul işletmeciliği karlı bir yatırım alanı haline getirilmiş, zaten sorunlarla boğuşan kamusal eğitim daha da zayıflatılmıştır" denildi.

AKP DÖNEMİNDE DERSHANE SAYISINDA BÜYÜK ARTIŞ

Türkiye'de özel dershanelerin durumunun dikkat çekici olduğuna işaret edilen raporda, şu bilgiler verildi: "11 yıllık AKP iktidarı boyunca Türkiye'de özel dershane sayısı 2 bin 122'den, 3 bin 858'e çıkmıştır. 2002 yılında dershanelere giden öğrenci sayısı 606 bin 522 iken, 2013 yılında 1 milyon 280 bin 297'ye yükselmiş; özel dershanelerde çalışan öğretmen sayısı ise 19 bin 881'den, 51 bin 522'ye çıkmış durumdadır. MEB'in Kasım 2013 verilerine göre, özel dershane sayısı 3600 civarındadır. AKP hükümeti döneminde dershanelerin sayısı yaklaşık iki kat artarken, teşviklerin de etkisiyle özel okullara giden öğrencilerin sayısı 223 binden 570 bine yükselmiştir. Bugün özel örgün eğitimde çalışan öğretmen sayısı 51 bini dershane öğretmenleri olmak üzere, toplamda 77 bini bulmuş durumdadır."

GİZLİ VE AÇIK ÖZELLEŞTİRME

Türkiye'de yıllardır büyük bir kararlılıkla sürdürülen eğitimde piyasalaştırma uygulamalarının "gizli" ve "açık özelleştirme" olmak üzere iki şekilde gerçekleştirildiğinin belirtildiği raporda, benimsenen yöntemler arasında, öğrencilerden alınan "katkı payı" gibi uygulamaların yanı sıra, AKP hükümetinin 11 yıldır gündemde tuttuğu özel okulların çeşitli yollarda teşvik edilmesi, toplam okullar içerisindeki özel okul payının arttırılması halkın cebinden yaptığı eğitim harcamalarının artması, belediyelerin ve il özel idarelerinin eğitime yönelik projeleri vb gibi yöntemlerin en yaygın uygulamalar arasında yer aldığı kaydedildi.

DERSHANELERİN KAPATILMASINDA GERÇEKLER FARKLI


Raporda, AKP hükümetinin dershanelerin kapatılması ve özel okula dönüştürülmesi tartışmaların yıllardır yapılan tartışmalar olduğu kaydedilerek, "AKP hükümetinin 'dershaneleri kapatacağız' söylemleri ile asıl amacının özel öğretimi özendirmek ve özel okulları doğrudan kamu kaynaklarıyla desteklemek olduğu açıktır. Hükümetin eğitim sisteminde bugüne kadar attığı ticarileştirme adımlarını, gelecekte yapacaklarının teminatı olarak değerlendirirsek, hepsi 'kar etmek' amacıyla kurulmuş, eğitim kurumu olmaktan çok birer 'ticari işletme' işlevi gören özel okulların ve öğretim sisteminin kamu kaynakları ile desteklenmeye çalışıldığı açıktır. Halktan toplanan vergilerin, kamu okulları için harcanmayıp, çeşitli yöntemlerle özel okullara aktarılmak istenmesi kabul edilemez ve karşısında durulması gereken bir durumdur" diye belirtildi.

ÇÖZÜM: KAMUSAL DEMOKRATİK, LAİK VE ANADİLDE EĞİTİM

"Nitelikli bir eğitim sistemi oluşturmak için, tek başına eğitim sisteminin kamusal nitelikli olması ve kamu kaynakları tarafından finanse edilmesi yeterli değildir" denilen raporda, şu değerlendirmede bulunuldu: "Kamu tarafından herkese eşit ve parasız olarak sunulması gereken eğitimin bilimsel ve demokratik bir içerikte olması, kamusal, nitelikli bir eğitim sisteminin oluşturulması açısından zorunludur. Bu anlamda Eğitim Sen'in yıllardır savunduğu ve eğitim hakkının temel sac ayaklarını oluşturan kamusal, bilimsel, demokratik, laik ve anadilinde eğitim talebi pratikte yaşam bulmadığı sürece, eğitimde yaşanan sorunların çözümünü sağlamak tek başına mümkün değildir. Eğitim Sen, eğitim sistemi üzerinde oynanmak istenen oyunların farkındadır ve kamuoyunun yanlış bilgilendirilerek, siyasi iktidarın eğitimi tamamen piyasaya endeksleyen girişimlerin karşısında bütün örgütlü gücüyle durmaya kararlıdır. Hükümet gerçekten kamu yararını gözetiyorsa, kamu kaynaklarını özel okullara aktarmak yerine, hepsi ticari amaçlarla kurulmuş bütün özel öğretim kurumlarını kamulaştırarak, herkese eşit ve parasız eğitim anlayışını hayata geçirmeli, demokratik, laik ve anadilinde eğitimin önündeki bütün yasal ve fiili engeller kaldırılmalıdır." (Ankara/DİHA)

 

ÖNCEKİ HABER

Muğla’da Erdoğan sıkıyönetimi

SONRAKİ HABER

Dünyanın en çok alkol tüketen ülkeleri açıklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa