Başpınar OSB’yi Ünaldı’ya çevirelim

Başpınar OSB’yi Ünaldı’ya çevirelim

Gaziantep’in Karşıyaka semtinde önceki gün bir araya gelen işçiler kıdem tazminatını tartıştı. Başpınar İşçi Komitesi, DERİTEKS ve Petrol-İş sendikalarının Gaziantep temsilciliklerinin çağrısıyla yapılan toplantıya 20 ayrı fabrikadan 50 işçi katıldı.

Antep’in Karşıyaka semtinde önceki gün bir araya gelen işçiler kıdem tazminatını tartıştı. Başpınar İşçi Komitesi, DERİTEKS ve Petrol-İş sendikalarının Gaziantep temsilciliklerinin çağrısıyla yapılan toplantıya 20 ayrı fabrikadan 50 işçi katıldı.
Sekiz Şubat Park Esnaf Kahvehanesinde yapılan toplantıda Eğitim-Sen eski yöneticisi Hasan Manto kıdem tazminatında yapılmak istenen değişikliğin içeriğini ve neyi amaçladığını anlattı. Kıdem tazminatı hakkının 1936’dan beri var olduğunu ve 1970’li yıllardan beri bugünkü haliyle uygulandığını hatırlatan Manto, 12 Eylül döneminde Vehbi Koç’un Kenan Evren’e yazdığı mektupta kıdem tazminatlarının fona devredilmesini istediğini, bu yolla kıdem tazminatından kurtulmak isteyen patronların yıllardan beri bu ‘fon’un hayalini kurduklarını söyledi.

MAHALLE BAKKALLARI KIDEM TAZMİNATLARIYLA AÇILDI
12 Eylül darbecilerinin bile o dönem gerçekleştirmeye cesaret edemediği değişikliği şimdi AKP Hükümetinin yapmak istediğini belirten Manto, bu değişikliğin hükümetin ve çalışma bakanının propaganda ettiğinin aksine kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldıracağının altını çizdi. “Karşıyaka gibi yoksul işçi semtlerinde gördüğünüz çoğu bakkal dükkanını, fabrikada çalışmaya devam edemeyen işçiler kıdem tazminatlarıyla açmıştır” diyen Manto, kıdem tazminatının işçi için kara gün dostu olduğunu, bu güvencenin de ortadan kaldırılmak istendiğini ifade etti.

İŞÇİNİN TEK ÇARESİ BİRLİK VE MÜCADELE
Toplantıda konuşan Emek Partisi il yöneticisi Mehmet Türkmen de, Antepli patronların büyüme ‘başarıları’ndan bahsederek, işçilerin alın teriyle gerçekleşen bu büyümeden işçilerin payına düşenin ise ağırlaşan çalışma koşulları, sürekli eriyen ücretler ve sefalet olduğunu söyledi. Kıdem tazminatının işçiler için son kale olduğunu belirten Türkmen, “İşçileri bu konuda aydınlatmak ve ayağa kalkmak için hepimize görevler düşüyor” dedi. Geçtiğimiz yıl Başpınar’da, tekstil işçilerinin grevinde yaşananları hatırlatan Türkmen, “O grevde işçiler dostunu düşmanını bir kez daha tanıdı, tek çıkar yolun ne olduğunu bir kez daha anladı. İşçilerin bu haklı  mücadelesi karşısında patronların yanında saf tutan Hükümetin, AKP’li belediyelerin, emniyet ve valiliğin, 10 gün boyunca bir kez bile gelip işçilerin halini sormayan AKP’li ve CHP’li Antep milletvekillerinin gerçekte kimin temsilcileri olduğunu bir kez daha gördük” şeklinde konuştu. Türkmen, işçilerin kendileri dışında hiç kimseden medet ummadan, örgütlenip mücadele etmekten başka çaresi olmadığını söyledi.

SENDİKALARDA ÖRGÜTLENMELİYİZ
7 Kasım'dan itibaren sendikalara üyelikte noter şartının kaldırıldığını hatırlatan Türkmen, toplantıda bulunan tekstil ve plastik işkolundaki işçilere DERİTEKS ve Petrol-İş sendikalarında örgütlenme çağrısı yaptı.

İŞÇİLER HÜKÜMETİN GERÇEK YÜZÜNÜ GÖRSÜN
Toplantıda söz alan Melike Tekstil işçisi, AKP Hükümetinin kıdem tazminatı ile ilgili değişikliği işçilerin yararınaymış açıklamasına tepki göstererek, “Bu hükümet her şeyi patronlar için yapıyor, en çok da biz işçileri kandırıyor. Artık tüm işçilerin bu hükümetin gerçek yüzünü görmesi lazım” dedi.

'GEZİ DİRENİŞİNDEKİ GİBİ SOKAKĞA DÖKÜLMELİYİZ'
CMS tekstilde çalışan bir işçi de Gezi Parkı  eylemlerini hatırlatarak, “Bu ülkede milyonlarca insan ağaçlar için, parklar için sokaklara döküldü. Bizim her şeyimiz elimizden alınıyor. Elimizde kalan tek güvencemiz olan kıdem tazminatımız kaldırılıyor çıt ses çıkmıyor. Bunun için de eylemler, mitingler olmalı, hepimiz sokaklara dökülmeliyiz” dedi.
Söz alan bir Naksan işçisi de işyerindeki kuralsızlıkları  ve zorunlu fazla mesaileri anlatarak, “Şu anda Naksan’da işçilerin tek tesellisi işten atıldığında alacağı kıdem tazminatı. Ama bu yasa çıkarsa artık o da olmayacak. Tüm işçiler olarak bu hakkımıza sahip çıkmalıyız” diye konuştu.

Akko Tekstil’de çalışan bir işçi de, ‘96’da 20 bin işçinin bir ay boyunca sürdürdüğü ve büyük kazanımlar elde ettiği Ünaldı dokuma işçilerinin grevini hatırlatarak, “Biz de Başpınar Organize’yi Ünaldı’ya çevirmeliyiz. Ünaldı dokuma işçileri bunu bir dernek çatısı  altında örgütlenerek başardılar. Biz de Deri-İş (DERİTEKS) VE Petrol-İş gibi mücadeleci sendikalarda örgütlenerek aynısını  yapabiliriz” şeklinde konuştu.

Gür-İplik, Sanko Tekstil, Sanko Makina, Zeki Mensucat, Motif İplik, Sırma Halı, Ekonet, Karan Tekstil, Meltem Tekstil gibi başka pek çok işyerinden işçilerin de katıldığı toplantıda söz alan çok sayıda işçi, kıdem tazminatı ve diğer talepler için bu çalışmaların devam etmesini istediler. Diğer semtlerde yapılacak toplantılardan sonra kıdem tazminatı ile ilgili büyük bir işçi yürüyüşü önerisi de yapıldı. (Gaziantep/EVRENSEL)

www.evrensel.net