29 Kasım 2013 06:00

Öğretmen açığı kapatılsın

Dershanelerin kapatılması ile ilgili tartışmalar, Hükümetin ya da dershane sahiplerinin sözcüleri arasında geçerken eğitimcilerin ve öğrencilerin sorunları görmezden geliniyor.

Öğretmen  açığı kapatılsın

Fotoğraf: DHA

Paylaş

Metehan Ud
İzmir


Dershanelerin kapatılması ile ilgili tartışmalar, Hükümetin ya da dershane sahiplerinin sözcüleri arasında geçerken eğitimcilerin ve öğrencilerin sorunları görmezden geliniyor.
Dershaneler konusunda taraflardan biri de buralarda çalışan öğretmenler. Devletin atamadığı öğretmenler dershanelere yönelmek ve burada zor koşullarda çalışmak durumunda bırakılıyorlar.

Üç yıldır dershanelerde coğrafya öğretmenliği yapan Taner Kılınç, “Son 10 yılda eğitim bakanının sık değişmesi, bir gecede eğitim uygulamalarının ters düz edilmesi, 4+4+4 eğitim sistemi, kılık kıyafet, atanamayan öğretmenler meselesi, neresini tutsan dökülen bir sistem söz konusu” dedi. Eğitimdeki başarısızlıklar ve devlet okullarındaki imkânsızlıklar yerine dershanelerin günah keçisi ilan edildiğini söylüyor.

“Dershane kapanırsa ne yapmayı düşünüyorsunuz?” sorumuza ise Kılınç’tan, “Benim mesleğim coğrafya öğretmenliği. Elimden bunu yapma hakkım alınırsa limon satarım, pazarda esnaflık yaparım, kaldı ki öğrencilik yıllarımda garsonluk yapmışlığım var” cevabını alıyoruz.  

‘PATRONLAR BİZİ ÖRGÜTLEMEYE ÇALIŞIYORLAR’

Kılınç, Dershane sahiplerinin öğretmenleri dershanelerin kapanmaması için örgütlemeye çalıştığını belirtiyor. “10 ay maaşa, zor çalışma koşullarıyla öğretmenleri baş başa bırakan dershane sahiplerinin bize, ‘Hadi örgütlenin dershanelerimizi kurtaralım’ demesi biraz ironik” diyen Kılınç, “Ben bu mesleğin onurlu bir şekilde devam etmesi için her türlü aktivitede bulunurum ama dediğim gibi dershane sahipleri ile ortak bir akılda bulunabileceğimi sanmıyorum” diye ekliyor.

Dershanelerde çalışan öğretmenlerin sorunlarının da konuşulmasını isteyen Kılınç,  “Devlet dershane öğretmenlerinin kaç ay sigortası yatıyor, kaç saat çalışıyor, çalışma saatleri nasıl bunları sorgulamalı” diyor.

Fen Bilgisi Öğretmeni Süleyman Cem Dal öğretmen açığı olduğu halde MEB’in atamadığı öğretmenlerin dershanelere yönlendirilmesini eleştiriyor. “Bir yandan öğretmen açığını kapatacağım diyen Hükümet dershanelerin kapanması ile açığa çıkanları ne yapacak?” diye soruna Dal, “Önce öğretmen açığı kapatılmalı, bütün öğretmenlere iş güvencesi verilmeli, sınıfları ideal seviyeye getirerek eğitim seviyesinin yükseltilmesi gerek. Ondan sonra zaten dershaneler gereksiz hale gelecektir” diyor. Dal konusunun bilimsel olarak değil politik olarak tartışılmasına da karşı olduğunu dile getiriyor.
 


ÖZEL OKUL PATRONU TEŞVİK İSTİYOR

Dershane tartışmasına özel okul patronları da katıldı. Dershanelerin kapatılmasını istemeyen patronlar, devletten aldıkları teşvikle ‘kaliteli eğitim’ veremeyeceklerini savundu. Öğrencilerin eğitim hakkı konusunda uzun uzun gelir-gider hesabı yapılan açıklamada, ‘müşteri kaybı’ konusunda kaygılar dile getirildi.

Ankara’da Rixos Otel’de basın toplantısı düzenleyen özel eğitim kurumları ortak açıklama yaptı. Özel Öğretim Kurumları Derneği, Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği, Marmara Özel Öğretim Kurumları Derneği, Güney Özel Öğretim Federasyonu, Ege Bölgesi Özel Okullar Birliği Derneği, Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği adına Cem Gülan, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

BİR ÖĞRENCİ KAÇ BİN LİRA?


Kaliteli eğitimin bir bedeli olduğunu savunan Gülan, bunun öğrenci başına 6-17 bin dolar arası olduğunu söyledi. Devletin 1500 lira vermesi halinde eğitim kalitesinin düşeceğini belirten Gülan, bunun özel okullar arasında rekabeti artırarak büyük özel okulların, küçüklerin öğrencisine göz dikmesine yol açacağını ifade etti.

Yabancı fonları ve zincir okulları eleştiren Gülan, “14 bin liralık öğrenciyi 7-8 bin liraya alıyorlar” dedi. Özel okulların yüzde 45 oranında doluluk yüzde 55oranında boş kontenjana sahip olduğunu belirten Günal, devletten bu yüzde 45 oranında eğitim satın almasını istedi.

“Küçük ilçelerdeki dershaneler özel okula dönüştürülürse, müşteri bulması mümkün değil” ifadeleri dikkat çeken Günal,  “Müşteri lafını kullanıyorum. Biz normalde öğrenci ya da veli kelimesini kullanırız ama olay artık tamamen ekonomikleşmeye başladı” diye de itirafta bulundu.

‘EĞİTİM İYİ OLSA KİMSE ÖZELE GİTMEZ’
Basın toplantısında “Dershaneler, özel okullar kapanmasın demiyoruz. Hatta tersinden söyleyelim; kapansın” diyen Cem Günal, bunun anlamının sosyal devlet olmak anlamına geldiğini dile getirdi. Günal, Hakkari’den Edirne’ye her öğrencinin iyi eğitim alması halinde kimsenin dershaneye gitmeyeceğini söyledi.

ÖNCEKİ HABER

İran uzlaşması petrol fiyatını nasıl etkiler?

SONRAKİ HABER

Trabzonspor: GS Store'a yönelik şiddet olayını tasvip etmiyoruz

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa