Ev işçisi kadınlar için meclis araştırması

Ev işçisi kadınlar için meclis araştırması

BDP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, ev işçisi kadınların sosyal güvencesiz, sendika hakkı olmadan ve düşük ücretle çalışması ve İş Kanunu'na dahil olmamalarının yol açtığı mağduriyetlerin araştırılması için Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını istedi.

BDP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, ev işçisi kadınların sosyal güvencesiz, sendika hakkı olmadan ve düşük ücretle çalışması ve İş Kanunu'na dahil olmamalarının yol açtığı mağduriyetlerin araştırılması için Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını istedi.
Konuya ilişkin TBMM Başkanlığı'na verdiği önergede, Ev işçilerinin Türkiye'de olduğu gibi dünyanın pek çok yerinde de genel iş düzenlemeleri kapsamında yer alınmadığını ve İş Kanunu'na dahil edilmediğini belirten Akat Ata, “İlgili sözleşme ve kararın zorlayıcı gücü sonucu Brezilya, Arjantin, İspanya, Singapur, ABD gibi birçok ülke kanunlarında düzenlemeler yaparak ev işçilerini güvenceli hale getirme çalışmalarına başlamış, fakat Türkiye'de henüz bu konuda bir adım atılmamıştır" dedi.

52 MİLYON EV İŞÇİSİ VAR

Akat Ata, önergesinde şu gerekçelere yer verdi; "Ev işçiliği yasal düzenlemelerin ve korumaların dışında kalan enformel bir istihdam ilişkisini içermesi bakımından bu işi yapan kadınlar sosyal güvence sisteminin dışında kalmakla beraber kimi durumlarda can güvenlikleri bile olmadan çalışmaktadır. 2013 yılının Ocak ayında yapılan Dünya Genelinde Ev İşçileri başlıklı ILO çalışmasında açıklanan verilere göre dünya ölçeğinde 52 milyon ev işçisi bulunmakta, bunların yalnızca yüzde 10'u genel iş düzenlemeleri ve diğer işçilerle eşit ölçüde hak ve güvence kapsamında yer almaktadır. Ev işçilerinin İş Kanunu kapsamında tanınmaması yaptıkları işi ve yaşanan iş kazalarını görünmez kılmaktadır. Ne yazık ki çalışırken camdan düşerek hayatını kaybeden ev işçisi kadınlar sıklıkla gündemimize girmektedir. İhmalkarlık ve yeterli koruma önlemlerinin alınmaması sonucu son bulan kadın yaşamları, iş cinayetlerine işaret etmektedir ve kadınların emeğini görmezden gelerek yasal düzenlemeleri yapmayan devlet de bu cinayetlerin faili konumundadır. Kadın örgütlerinin ve ev işçisi kadınların talebi, ev içi sağlık ve güvenlik koşullarının sağlanması ve tüm ev işçilerinin yıpranma payı hakkı olmasıdır.

51 EV İŞÇİSİ KADIN İŞ CİNAYETİNDE ÖLDÜ

Ev İşçileri Dayanışma Sendikası'nın (EVİD-SEN) yayınladığı bilgilere göre 2012 yılında sigortasız, güvencesiz ve sendikasız çalışan 51 ev işçisi kadın iş cinayetleri sonucu yaşamını yitirmiş, 400'den fazlası çalıştıkları yerde taciz ve tecavüze uğramış, 3 bin kadınsa iş kazası geçirmiştir. İş cinayetleri sonucu yaşamını kaybeden kadınların işverenleri taksir hükümleriyle yargılanmakta, bu yüzden oldukça hafif cezalar almaktadır. Oysa işverenin önlem almadan çalıştırması taksir değil kasıt anlamına gelmektedir. Fakat yasal olarak ev işçiliği genel iş düzenlemeleri içinde yer almadığından, işverenin yükümlülükleri ve işçinin hakları kapsamlı şekilde düzenlenmemiştir."

İŞ KANUNU KAPSAMINA ALINMALIDIR

Hükümeti ev işçilerini sigorta kapsamına alma politikalarını yoksullara yardım anlayışı içinde gerçekleştiğini belirten Ata, "Böylelikle yoksulluğu derinleştirmekte ve kalıcılaştırmaktadır. Oysa yapılması gereken, ev işçilerinin işçilikten doğan haklarının tanınması ve İş Kanunu kapsamına alınmasıdır" dedi.
Ata şöyle devam etti; "Yüz binlerce ev işçisi için büyük önem taşıyan, ev işinde sağlık ve güvenlik risklerinin ne olduğunun belirlenmesi, bu risklere karşı alınacak önlemlerin neler olduğunun tespiti, bu önlemlerle ilgili uygulamaların gerek işveren gerek kamu tarafından denetimi, ev işçilerinin bu konularda eğitilmesi vb. konular tümüyle ihmal edilmiştir. Bu ihmal gerek sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamına kavuşamayan işçi için gerekse, işin ifası sırasında ya da işle ilgili olarak işçi bir zarara uğradığında, kusurlu olmadığını ispatlamadığı sürece bu zarardan sorumlu olacak olan işveren için önemli riskler doğurmaktadır.

‘MECLİS ARAŞTIRMASI ZORUNLU HALE GELMİŞTİR’

Göçmen ev işçisi kadınların çalışma koşulları ise bu sorunun başka bir boyutudur ve kölelik düzeyine varmaktadır. Kayıtlı çalışmalarının önü açılmayarak ülkeye giriş çıkışlarda problem yaşamaya devam ettikleri sürece, güvencesizlik düzeyleri artış gösterecek ve işyerinde her türlü istismara açık hale geleceklerdir. Bu nedenle, ev işçileriyle ilgili yapılacak olan yasal düzenlemelerin göçmen kadınları da kapsaması ve tümü için 189 sayılı ILO Sözleşmesi esas alınarak İş Kanunu kapsamında diğer işçilerle eşit ücretli, sosyal güvence ve örgütlenme hakkına sahip olmaları sağlanmalıdır. Bu sebeplerle, ev işçisi kadınların genel iş düzenlemelerine dahil edilmemelerinden kaynaklı sorunların araştırılması ve alınacak önlemlerin tespiti amacıyla bir Meclis Araştırması açılması zorunlu hale gelmiştir." (Ankara/ANKA)

www.evrensel.net