25 Kasım 2013 11:25

Honduras’ta iki partili sistem yıkılamadı

Orta Amerika ülkesi Honduras’ta, Başkanlık, Parlamento ve Yerel seçimler aynı gün gerçekleştirildi. Oyların yüzde 55’ini sayan Yüksek Seçim Kurulu, Devlet Başkanlığını sağcı Ulusal Parti’nin (PN) adayı Juan Orlando Hernández Alvarado’nun oyların yüzde 34.4’ünü alarak kazandığını ilan etti.

Honduras’ta iki partili sistem yıkılamadı
Paylaş

Elif GÖRGÜ

Latin Amerika’nın en yoksul ikinci ülkesi Honduras’ta, 2009 darbesinin ardından ikinci genel seçimler gerçekleştirildi. Honduraslılar Devlet Başkanı, 298 Belediye Başkanı ve 128 Milletvekilini belirlemek için dün sandığa gitti.

Oyların yüzde 55’ini sayan Yüksek Seçim Kurulu, Devlet Başkanlığını sağcı Ulusal Partinin (PN) adayı Juan Orlando Hernández Alvarado’nun oyların yüzde 34.4’ünü alarak kazandığını ilan etti. Ülkede uzun yıllardır devam eden iki partili sistemi sona erdirmesi beklenen Özgür Partinin (LIBRE) kadın adayı Xiomara Castro ise 28.43 ile en çok oy alan ikinci aday oldu, ancak seçimleri kaybetti. Honduras son yüz yıldır Ulusal Parti ya da Liberal Parti hükümetleriyle yönetiliyordu. Ulusal Parti koltuğunu korusa da Liberal Parti seçimde ancak üçüncü olabildi.

SEÇİMDE ‘HİLE’ TARTIŞMASI

Xiomara Castro, ABD ve ordu destekli darbe ile devrilen eski Devlet Başkanı Manuel Zelaya’nın eşi ve darbe sonrası sol siyasi hareketler ve kitle örgütlerinin ittifakı ile kurulan Özgürlük ve Yeniden Kuruluş Partisi, kısaca Özgür Partinin adayıydı. Seçim öncesi yapılan anketler Castro’nun seçimi kazanma ihtimalinin yüksek olduğunu söylüyordu. Castro seçilseydi Honduras’ın ilk kadın devlet başkanı olacaktı.

2009 darbesinin ardından Honduras’ta yoksulluk ve şiddet derinleşti. Ülkede bugün de hükümette bulunan Ulusal Partinin seçimlere hile karıştıracağı tartışmaları yürütülüyordu. Seçimleri izleyen 700 uluslararası gözlemci de seçimlerin güvenliğinin yeteri kadar sağlanmadığı konusunda eleştirilerde bulunuyordu. Yüksek Seçim Kurulunun sonuçları açıklamasıyla birlikte tartışmalar yeniden alevlendi.

Eski Devlet Başkanı ve Özgür Parti Genel Başkanı Manuel Zelaya, hükümetin seçim sonuçlarını maniple ettiğini ileri sürdü.

YENİ BAŞKAN ÜLKEYİ MİLİTARİZE ETMEK İSTİYOR

Yeni Devlet Başkanı Ulusal Partili Juan Hernández, avukat. Seçimlerden önce ise Meclis Başkanlığı görevini yürütüyordu. Hernandez “güvenlik” ağırlıklı politikaları savunmasıyla dikkat çekiyor. Onun Meclis Başkanlığı döneminde Meclisten bir dizi güvenlik yasası geçirildi. Hernendez sokakların güvenliğini askerlerin sağlaması gerektiğini savunuyor.

DARBE KARŞITI MÜCADELEYLE KURULDU

Özgürlük ve Yeniden Kuruluş Partisi, Honduras’ta iki partili sistemi yıkmak amacıyla kuruldu. 2009 yılında Liberal Partinin adayı olarak seçilen Manuel Zelaya ABD destekli bir askeri darbe ile düşürüldü ve ülke dışına kaçırıldı. Zelaya, son yıllarda halkçı politikalara yönelmesi, Hugo Chavez’in önderliğindeki antiemperyalist Latin blokla ilişkilerini geliştirmesi ve son olarak da Anayasa reformunu gündeme getirmesi ile sağcıların ve ABD’nin tepkisini çekiyordu. Darbe ile birlikte Honduras büyük bir şiddet sarmalına girdi.

Darbe karşıtı hareket ise “Darbeye Karşı Ulusal Cephe” adı altında birleşti. 2010 yılında adı “Halk Direnişi için Ulusal Cephe” olarak değiştirildi. Kitle hareketlerinin de desteği ile genişleyen cephe politik bir güç olarak mücadeleye etmeye karar vererek önce Direniş Partisi sonra da Özgürlık ve Yeniden Kuruluş Partisi adı altında siyasi bir partiye dönüştürüldü. Kısaca LIBRE (özgür) ya da Özgür Parti denilen bu siyasi parti, Honduras’ta 3. politik güç haline geldi. Zelaya’nın eşi Xiomara Castro da LIBRE’nin devlet başkanı
adayı olarak seçimlere katıldı.

‘DEVRİM KAÇINILMAZ’

Özgür Parti, “Honduras’ta devrim kaçınılmaz” sloganıyla kuruldu. İlkeler Deklarasyonu’nda öne çıkan vaatleri ise şöyleydi: Devletin yeniden kurulması, toplumsal ve ekonomik dönüşüm; insan haklarını güvence altına alacak, eşitlik, özgürlük, adalet ve dayanışmaya dayalı gerçek bir katılımcı demokrasinin inşası.  Özgür Parti bu dönüşüm sağlanması için Kurucu Meclis oluşturulması ve mevcut Anayasa’nın tamamen değiştirilmesi gerektiğini savunuyor.

CASTRO VE ZELAYA

Xiomara Castro ve Manul Zelaya politika sahnesine “devrimci” ve “emekçilerin temsilcileri” olarak çıkmadılar. Castro, işadamı olan babası ülkenin en zenginlerinden ve toprak ağalarından Miguel Facusse’nin de danışmanıydı. Zelaya Devlet Başkanı iken Castro da zenginler kulübü olarak bilinen Rotay Klüp’ün aktif üyelerindendi.   Manuel Zelaya da geleneksel iki partili sistemin partilerinden Liberal Partinin üyesi ve son olarak da Devlet Başkanıydı.

Babası iş adamı olan ve politikadan önce kendisi de aile şirketinin işleriyle ilgilenen Zelaya daha sonra Liberal Partiye girerek politikaya atıldı. Zelaya, iktidardaki son yıllarda Hugo Chavez hükümeti ile yakınlaşmış, ülkesindeki  ABD üssünü kapatmış, Latin Amerika’daki ABD karşıtı politik ve ekonomik güçlerle iş birliği yapmıştı.

HONDURAS, DÜNYANIN ‘EN TEHLİKELİ’ ÜLKESİ

Yaklaşık 8.5 milyon nüfusu olan Honduras, özellikle darbe sonrası yükselen yoksulluk ve şiddetle boğuşuyor. Bugün Latin Amerika’nın en yoksul, dünyanın ise en çok cinayet işlenen ülkesi. Günde 20 cinayet işlenen Honduras insan hakları örgütlerinin raporlarında en çok siyasi cinayetler ile yer alıyor.

Kanada merkezli Rights Action örgütünün rakamlarına göre Mayıs 2012 ile Ekim 2013 arasında 35 siyasi figür öldürüldü. Bunlar seçimler için ya aday ya da aday adayıydı ve 18’i Özgür Partinin üyesiydi. Rights Action, Honduras’un her geçen gün daha fazla militarize edildiği konusunda da uyarıyor ve Honduraslıların yüzde 80’nin darbe öncesine göre kötüleştiğini, darbe sonrasında nufüsün zengin yüzde 10’nun ülkenin kaynaklarının neredeyse tamamını sömürdüğünü belirtiyor. Ülkenin yüzde 60’nın kırsal kesimde yaşadığını ya da geçimini buradan sağladığını belirten insan hakları örgütü, köylülerin aşırı yoksulluğun ve özellikle toprak sahiplerinden kaynaklanan şiddetin mağduru olduğunu vurguluyor.

SİYASİ CİNAYETLER

Öte yandan siyasi cinayetler sadece seçim sürecinde gerçekleşmedi. 2010 yılında 61, 2011’de 59 siyasi cinayet işlendi. Bunların bir kısmı toprak sahiplerinin özel güvenlik elemanlarının öldürdüğü köylüler; gazeteciler, siyasetçiler ve öğrenci liderleriydi.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Kenan Işık\'tan \'kızlı-erkekli\' sorusu!

SONRAKİ HABER

Sivas'ta iskeleden düşen işçi yaşamını yitirdi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa