‘Demokrasinin güvencesi işçilerin mücadelesidir’

‘Demokrasinin güvencesi işçilerin mücadelesidir’

Resmi rakamlara göre Türkiye’de 580 bin, sendikaların rakamlarına göre ise 5 milyon tekstil işçisi; çoğu sigortasız, sendikasız, fazla mesailerde döktükleri alın teri ile ülkenin en önemli sektörlerinden birine can veriyor. Yerin altında nefessiz çalışanlarından, kot atölyelerine ciğerlerini feda edenlerine, b&u

Ülkeye yaptıkları bu katkıya rağmen ne çalışma bakanlıkları, ne hükümetler ve ne de yeni hükümetlere aday olan siyasi partiler ile milletvekili adayları da görmüyor, tabii Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku adayları dışında.

BİRİ POLİS KORUMASINDA DİĞERİ EMEKÇİLERİN...

Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku İstanbul 3. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Abdullah Levent Tüzel, her sabah bir işçi disipliniyle emekçi semtlerinden başladığı çalışmasına önceki gün de tekstil atölyelerini dolaşarak devam etti. Tüzel’in emekçilerle birlikte halkı selamlayarak, esnafla sohbet ederek dolaştığı mahallenin sokaklarında AKP’lilerin ise siyah camlarının arkasında, lüks arabalarında ve polis korumasında dolaşması dikkat çekti.

Küçükçekmece Mehmet Akif Mahallesi’nde bulunan ortalama 100-200 işçinin çalıştığı çok sayıda küçük atölyeyi dolaşan ve işçileri ve tekstil holdingleri karşısında ayakta kalmaya çalışan atölye sahiplerini selamlayan Tüzel ise, her atölyede alkışlarla karşılandı.

ÖNCE AKAN KAN DURMALI

Tüzel’in ziyareti nedeniyle şalterler indirildi, ilk defa atölyelerinde bir milletvekili adayı gören Türk ve Kürt işçiler Tüzel’i dikkatle dinledi. Atölye sahipleri ve işçiler en önemli olanın kanın durması, savaşın bitmesi olduğunu belirtirken, “Kan durmadan ülkede hiç bir şey düzelmez” dediler. Kimi “Karşımda görünce çok heyecanlandım, elim ayağım titriyor kusura bakmayın” diyerek, kiminin “O güzel yanaklarından öpeyim” sözleriyle oldukça sıcak karşılanan Tüzel’in konuşmalarını dinlemek için komşu atölyelerden işçiler geldi, bazı işçilerin cep telefonlarıyla konuşmasını kaydetmeleri de gözden kaçmadı.

‘SİZLE DEĞİŞTİRECEĞİZ’

Abdullah Levent Tüzel ise atölyelerde yaptığı konuşmalarda Blokun ülkenin farklı milliyetlerden emekçilerin, ezilen Kürt emekçilerinin, gerçekten halkın yanında olan Müslümanların, barış olsun diyen demokratların, aydınların oluşturduğu bir blok olduğunu vurgulayarak konuşmasını şöyle sürdürdü:  “Sizlerin, emekçilerin temsilcileri Meclise girmesin diye seçim barajları koydular. Bu yüzden biz de işçilerin, emekçilerin sesi olmak için bağımsız adaylar olarak seçimlere giriyoruz. Başbakan bizleri seçin, bu istikrar sürsün ülke büyüsün diyor. Ancak büyüyen yalnızca kendileri ve yandaşlarının haksız servetidir. Gelir adalesizliği giderek artıyor. Bunun karşısında biz diyoruz ki gençlerimiz, çocuklarımız önce parasız eğitime, parasız sağlığa kavuşmalı, bakın burada genç kadın işçi arkadaşlar görüyorum. Özellikle bugün ülkemizde en çok ezilen, en çok sömürülen, emeği, hakkı görünmeyen kadınlar... Biz Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku olarak; bütün milliyetlerden kadınlara işte, evde, ailede, sanatta, siyasette, yönetimde tam hak eşitliği istiyoruz, artık cinsiyetçi yaklaşımlara, ayrımcılığa son diyoruz. Gençlerimizin, savaşta, cephede katledilmesine, cezaevlerine atılmasına artık dur denilmeli. Bu ülkede artık eşitlik istiyoruz. Anadolu ve Mezopotamya toprakları dediğimiz bu topraklarda artık demokrasi istiyoruz. Demokrasinin güvencesi ne AKP’dir, ne CHP’dir ne de başka bir partidir. Demokrasinin güvencesi sizsiniz arkadaşlar. Size diyorlar ki bize oy verin her şeyi yapalım. Biz de oyunuzu istiyoruz ama ne yapacaksak birlikte yapacağız. Gücümüzü göstermeliyiz. Üreten sizsiniz, her şeyi yaratan sizsiniz. Bağımsız adaylar olarak bizler sizlerin sesi olmaya adayız. İnsanca, yaşayacağımız bir ülke istiyoruz.”
(İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net