Her kalede farklı bir yalnızlık

Her kalede farklı bir yalnızlık

Futbol üzerine kurgulanmış bir film gibi görünse de içinde barındırdığı aile ilişkileri, yoksulluk, çaresizlik ve geçmişle hesaplaşmalar nedeniyle naif bir “Kaybetmiş adam” hikayesi olan Kaledeki Yalnızlık dün vizyona girdi. Film, eşini kendi kullandığı arabada yaptığı trafik kazasında kaybetmesi ile bir anlamda hayata k&

Cihan Bilgen

Kaledeki Yalnızlık pek çok ilkin filmi. Oyuncu Volga Sorgu’nun yazıp yönettiği ilk film, Mazlum Çimen’in de ilk film yapımcılığı, Numan Çakır’ın ise ilk baş rol oynadığı fil Kaledeki Yalnızlık… Vizyona bir yıl gecikmeli giren filmin yapımcısı Mazlum Çimen, “Benim film yapımcısı olmak gibi bir derdim yoktu, ben müzik yapımcısıydım. Volga hikayeyi getirdiğinde içim sızladı, ikna oldum, ‘Yapalım bu filmi’ dedim” diyor. “Film çok zorluklarla çekildi, ama tüm zorluklara değdi, çünkü çok güzel bir senaryosu var. Oyuncuların hepsi rollerini oynamadı adeta karakteri yaşadılar.” diye konuştu

TERTEMİZ KALABİLEN İNSANLARIN HİKAYESİ

Filmin Başrol Oyuncusu Numan Çakır; “Oynadığım karakter benim yarı ömrümü geçirdiğim bir kaleci. Senaryo kaybetmiş adamın hikayesi, ben de futbolcuyken neleri kaybettiğimi senaryoyu okuduktan sonra fark etmiştim. Ben futbol oynadım ama tribünlere, keyfime oynadım, kendimi ifade etmek gibi bir derdim yoktu, oynayayım yeterdi benim için. Ben bu işi para için yapmıyorum, yaptığım için para ediyor yani. Karakter, kaybetmiş, normal bir aile babası, bütün sevgisini oğluna yüklemiş ama gösteremiyor, aralarında uçurum var. Bir mücadele, mahalle, aile hikayesi. Kale korunması gereken bir yapı, adam da kaleci, bu yüzden sürekli korumaya çalışıyor, ailesini, kendini, onurunu. O şartlarda, o pozisyonda ne kadar koruyabilir? Büyük paralar dönmez ki amatör kümelerde, zamanında iyi transferler yapmış ama olmamış, kaybetmiş bir adam. Bu filmde ilkler var, yapımcı, yazar, yönetmen, başrol herkesin ilk sinema denemesi ama çok güzel film çıktı ortaya. En beğendiğim an ise, filmde enişteme gidip, lunaparkta çalışmak için iş istiyorum, o da 20 yıl kalecilik yapmış bir adama ‘Kalecilik yapar mısın?’ diyor, ‘Hasta mısın enişte’ diyorum, çok komik ama bir o kadar da dramatik, penaltı atıyor çocuklar 3 liraya, işin acı tarafı da o zaten. Bir kalecinin ekmek parası için oralara düşmesi. Bu film namusuyla, kirlenmeden, tertemiz kalabilen insanların hikayesi”

PERDENİN ARKASINDAKİ GERÇEK HAYATLAR

Menderes Samancılar; “Volga Sorgu, oyunculuğundaki başarıyı filme aktarmış. Oyuncu yönetmen olması bizim dilimizi daha iyi anlamasına sebep oldu. Filmimiz; amatör takımlardaki perdenin arkasındaki başka gerçekleri anlatıyor, biz televizyonlar görürüz ama perdenin arkasını görmeyiz, maddi sıkıntılar yaşanır, bu sıkıntılar insanları olumsuzluklara iter, bunun içinde aile dramları, özel hayatlarının çöküşleri vardır, bunlar insanın hayatında büyük yıkımlar yaratırlar ve toparlamaları zor olur. Hikayemiz, varoşlardaki bir kalecinin hikayesi, mutlu olmak için hayat mücadelesi veriyor ama hiçbir şey göründüğü gibi değil, kameranın arkasına geçtiğimiz zaman oyuncuların gerçek yüzlerini, hayatlarını görüyoruz. Bu hepimizin izleyip, ders alması gereken çok ciddi bir sinema projesi. İyi ki böyle bir projede var olmuşum” diye anlattı. (İstanbul/EVRENSEL)


FUTBOLCULARIN GÖZLERİNDEKİ YAŞI GÖRDÜM

Erkan Can; “Kulüp yöneticisini oynuyorum, derinlikli bir rol değil ama güzel bir tip çizdik. Senaryo çok güzel, duygusu güzel filmin, çok güzel bir enerji aldım” diye konuştu.

 “Bu projede olma sebebim Volga’nın olması” diyen Atilla Saral; “Günümüzdeki filmlerden çok farklı bir hikaye, değişik şeyler anlatıyor, sinemamızda bu tür bir hikaye olmalıydı.” dedi. “Çok heyecanlıyım, film uzun zaman aldı, motor demeden 6 ay önce Yönetmenimiz Volga ile tiyatro salonlarında prova yaptık” diyen Oyuncu Yıldırım Beyazıt; “Sevgiyi anlatan, ailelere hitap eden, futbol dünyasının insan üzerindeki etkilerini ve insanların futbola bakış açılarındaki farklılığı gösteren güzel bir film. Türk sineması son dönemde iyi işler çıkarmaya başladı, umudumuz filmimizin de üst sıralarda bir yere tırmanması.

Filmin içerisinde öyle anlar oldu ki, yönetmenimiz ‘doğaçlar mısın’ dediğinde, oynarken etrafımdaki futbolcu kardeşlerimin gözlerindeki yaşı, set ekibinin bir anda soluğunun kesildiğini gördüm. İyi oyunculuk değil, futbolla ne kadar iç içe olduğumuzun göstergesidir. Rolümü yaşadım, içime işleyen bir roldü.” diye konuştu.

www.evrensel.net