Kıdem tazminatının kaderi son toplantıya kaldı

Kıdem tazminatının kaderi son toplantıya kaldı

Çalışma Bakanı Çelik, milletvekillerinin kıdem tazminatına ilişkin sorularına cevaben, bu konuda hem işçi hem işveren kanadında çok ciddi sorunlar olduğunu, bu nedenle konuyu tartışmaya açtıklarını savundu.

Sultan ÖZER
Ankara


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile bağlı kurum ve kuruluşların bütçesinin görüşülmesi sırasında Bakan Faruk Çelik milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Bakan Çelik, milletvekillerinin kıdem tazminatına ilişkin sorularına cevaben, bu konuda hem işçi hem işveren kanadında çok ciddi sorunlar olduğunu, bu nedenle konuyu tartışmaya açtıklarını savundu. Kıdem tazminatının bireysel fona devrini alt işveren başlığı altında tartıştıklarını hatırlatan Çelik, taraflarla son kez bir araya geleceklerini söyledi. Çelik, “Eğer uzlaşma olursa Meclis'in gündemine gelecek, eğer sağlanmazsa sizlerin de talebi doğrultusunda gündemden kalkacak" dedi.

'ŞİMDİ İŞVEREN DE RAHATSIZ'
Kıdem tazminatının fona devrine ilişkin eleştirilere de yanıt veren Bakan Çelik, zorunlu tasarruf ve konut fonlarının eleştirilere dayanak gösterilmesinin doğru olmadığını savundu. Kıdem primlerinin havuza değil bireysel hesaba yatırılacağını belirten Çelik, bununla işçilerin ciddi bir gelir sağlanacağını, işverenin de 15 yıl sonra bir ödemeden kurtulacağını söyledi. Bakan Çelik “Ağırlıklı olarak işçi kesimi önce karşı gibiydi, şimdi işveren kesimi 12 milyon kişiye yayılmasından rahatsız” dedi.

'EMEKTEN YANA ADIM'MIŞ
Ayrıca Bakan Çelik, HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel'in verdiği Feniş işçileri örneğini kıdem tazminatının fona devrine gerekçe olarak konuşmasında kullandı. Çelik, “İşçilerin ciddi kayıpları var. Feniş'i örnek verdiniz. İşçiler 30 yıl çalışmış, işyeri iflas etmiş, bunun gibi çok örnek var. Burada 30 yıl emeğini alamayan bir işçiden söz ediyoruz. Fon hesabına yatmış olsaydı, kıdem tazminatı açısından bir mağduriyet yaşamayacaktı. Taşların yerine oturması anlamında köklü bir değişiklik. Ama uzlaşma olmazsa ısrarımız olmayacak” diye konuştu.  
Sistemin yeni işe başlayacakları, part-time, taşeron çalışanları kapsayacağını belirten Bakan Çelik, “Emekten yana bir adımdır. Emek kesiminin itirazlarını anlamakta zorluk çekiyoruz” dedi. Çelik, bu konuda son bir toplantı daha yapacaklarını söyledi.

'EMEK SÖMÜRÜSÜ' DEDİ AMA...
Taşeron sisteme ilişkin soruları da yanıtlayan Bakan Çelik, mevzuatta da öyle yer aldığı gerekçesiyle 'taşeron' yerine 'alt işveren' dedi. Taşeron sistemde ücret, izin, tazminatlar gibi ciddi hak kayıpları olduğu yönündeki değerlendirmelere aynen katıldığını belirterek, “Emeğin ciddi sömürüsü var, hak kayıpları var” dedi. CHP'li milletvekillerinin “muhalefet gibi konuşuyorsunuz” sözleri arasında konuşan Bakan Çelik, yargı kararlarını da içerecek bir düzenleme yapmak istediklerini söyledi. Çelik, “Ama taraflar kıdem tazminatına takıldıkları için bir ilerleme sağlanamıyor” dedi.
BDP'li Hasip Kaplan'ın “müteselsil” kelimesinin getirilmesinin yeterli olacağı hatırlatması üzerine Bakan Çelik, “Müteselsil sorumluluk geliyor” dedi.

'BİRİNCİ DEĞİL, ÖNDÖRDÜNCÜYÜZ'
Muhalefetin “İşçi sağlığı rafa kalktı” eleştirilerini haksız bulan Bakan Çelik, işçi ölümlerinde dünyada üçüncü sırada olunduğuna ilişkin bilgilerin de gerçeği yansıtmadığını ileri sürdü.
Bu konuda, ILO ve Avrupa Birliği İstatistik Kurumunun istatistik açıkladığını, onların da son verilerinin 2007-2008 yıllarını kapsadığını ifade eden Çelik, işçi ölümlerinde Avrupa Birliği ülkeleri içinde Türkiye'nin 14. sırada olduğunu savundu.

TÜRBAN, KADIN İSTİHDAMINI ARTIRACAKMIŞ
Kadınların istihdama katılımının yüzde 28.5 olduğunu belirten Bakan Çelik, “Başörtüsü ile ilgili düzenleme bu oranın yükselmesine katkı sağlayacak, ayrımcılıklar kalktıkça kadınların istihdama katılımı artacak” dedi.

4/C'LİLER BOŞUNA UMUTLANMASIN
Faruk Çelik, 4/C'lilerin kadro talebinin statü değişikliği gerektirdiğini savundu. 4/C'lilere kadro sözü vermediklerini, sözlerinin toplu sözleşme ile artış olduğunu ifade eden Çelik,
yeni özelleştirmelerle halen 23 bin olan 4/C'li sayısının 40-50 binlere çıkabileceğini ifade etti. Bakan Çelik, “ özelleştirmeden geleceklerle sayı 40-50 binlere çıkınca, yeni statünün belirlenmesi için kapsamlı bir çalışma yapıyoruz. Söz vermiyoruz ama çalışıyoruz” dedi.

İSTİHDAM BÜROLARI
Özel istihdam büroları, kiralık işçilik, esnek çalışma yöntemlerinin sendikal örgütlenme önünde engel olmadığını da ileri süren Bakan Çelik, “Çerçevesi bellidir. 3 artı 3 ayı geçmeyen, belirli şartlar altında çalıştırılabilen bir düzenleme. Mevsimlik işçilerle ilgili. Kayıt dışılığı daha aşağı çekmemiz lazım. Binlerce evde yaşlı, çocuk bakan, temizlik yapan insan var. Kayıt dışı çalıştığını biliyoruz. Bu kişileri kayıt altına alma mekanizmalarından biri. Saatlik işgücüne talep oluyor. O talep edilen işgücünün telefonla çağrılıp, sosyal güvenceli olarak istihdamını sağlamaktır yapılan. İfade edildiği gibi süresiz çalıştırabildiğiniz gibi bir şey yok. Bir işyerinde yüzde 20 sınırı da getiriyoruz” diye konuştu.

İŞKOLU BARAJI
İşkolu barajının yüzde 3 olmasını tarafların istediğini, kendilerinin yüzde 0.5 teklif ettiklerini öne süren Bakan Çelik, “Uzlaşma yüzde 3'te oldu, geçiş süreci uygulandı. 2017 yılına kadar yüzde 1 baraj kalacak, o dönemde yüzde 3'ü kaldırır devam ederiz, dedik. Şu anda iyi gidiyor, görünen yüzde 3'ün kaldırılması” dedi.

E-DEVLET ŞİFRESİ
Bakan Çelik, 7 Kasım'da başlayan e-devlet şifresi uygulaması ile sendikalara 11 bin 908 başvuru olduğunu, 9 bin 600'ünün onaylandığını, 1248 işçinin de istifa edip başka sendikaya geçtiğini aktardı. Çelik, gazetemizde de haber olan Kayseri'de bir işyerinde işçilerin e-devlet şifrelerinin toplanmasıyla ilgili sorulara ise yanıt vermedi.

THY YÖNETİMİNİ SAVUNDU
Çalışma Bakanı Çelik milletvekillerinin “sendikal ayrım” yapıldığı eleştirilerine yanıt verirken zor anlar yaşadı. Milletvekillerinin Çay-Kur, Orman-İş, THY hatırlatmaları üzerine Bakan Çelik, “Çay-Kur diyorsunuz. Grev ilan etti, pankart astı işçi greve çıkmadı” dedi. “İşveren baskı yaptı” hatırlatmaları üzerine Çelik, “7 bin işçi çalıştı” diye yanıt verdi. Çelik, THY'de de ayrı durumun olduğunu öne süren Faruk Çelik, THY'nin özerk bir kurum olduğunu savundu. Milletvekillerinin “Yönetimi siz atayacaksınız. Özerk kurum diyeceksiniz, 305 kişinin atılmasından siz sorumlusunuz” sözleri üzerine bakan konuşmasının bittiğini söylerken, milletvekilleri, “Bakan imdat butonuna bastı” diye espri yaptılar.

YAŞ BEKLEYENLERE KÖTÜ HABER
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, emeklilikte yaşa takılanlara da kötü haber verdi. Çelik, şunları söyledi: "Türkiye'de emeklilik yaşı şu anda 49-50. Bu yaşta  emeklilik dünyanın hiçbir yerinde yok. Talep edilen şu; '50 yaşında emekli olmayalım, 45 yaşında olalım'. Hangi milletvekili buna 'evet' diyebilir. Bu doğru bir yaklaşım değil. Bu geçiş çok uzun kademelendirme şeklinde olmuş. Yani 1999'da çıkmış, 2028 yılına kadar kademelendirme. Bugün halen 50 yaş emekliliği var. Dünyada şuada hangi ülkeye bakarsanız bakın 60-65 ve 67 yaş emekliliğin filli olarak olduğunu göreceksiniz. Haklar ve yaşanan sıkıntılar konuşulabilir ama tekrar erken emeklilik diye konuşmamız doğru değil. "

BAKAN DESTEK PRİMİ ÖDEMİYORMUŞ
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'e “emekli misiniz?” diye soran CHP İstanbul Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu, “evet” yanıtı aldıktan sonra kendisini ve Bakanı ihbar ettiğini söyledi. “Ben de emekliyim, sosyal güvenlik destek pirimi ödemiyoruz. Hak ve adalet varsa, gariban esnafa, çalışan emekliye uygulanıyor, bize uygulanmıyorsa yazıklar olsun. Buradan kendimizi ihbar ediyorum” diye konuştu.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı da çıkarılan bir genelge ile milletvekillerinin sağlıkta katkı ve katılım payı ile otelcilik hizmetlerini ödemediklerini, yerine Meclis'in ödediğini hatırlattı. Atıcı ayrıca polis ve askeri okullarda okuyan öğrencilerin de katkı ve katılım payı ödemediklerini hatırlatarak, “Bunu diğer öğrencilere de uygulamayı düşünüyor musunuz?” sorusunu yöneltti.

www.evrensel.net