HABAŞ’ta Azrail’e ‘dur’ diyen yok

HABAŞ’ta Azrail’e ‘dur’ diyen yok

HABAŞ’ta yaşanan iş kazaları fabrika kurulduğundan bu yana en önemli sorunlardan birisi olmaya devam ediyor. 8 yılda 17 işçi öldü. En son Kurban Bayramı’nda yaşanan 2 kazada yaralanan 2 işçiden birisi o günden bu yana hastanede yaşam savaşı veriyor.

Turan Kara

HABAŞ’ta yaşanan iş kazaları fabrika kurulduğundan bu yana en önemli sorunlardan birisi olmaya devam ediyor. İşçiler 8 yılda 17 işçinin öldüğünü belirtiyor. En son Kurban Bayramı’nda yaşanan 2 kazada yaralanan 2 işçiden birisi o günden bu yana hastanede yaşam savaşı veriyor.

İşçiler bu durumu artık kabullenmeyeceklerini belirtip üyesi oldukları Türk Metal Sendikası’nın artık daha fazla sessiz kalmamasını istiyorlar. İşçiler HABAŞ’ta yaşanan kazalar ve çalışma koşullarındaki ilkelliği sendikanın da bu konuda sorumsuz davranmasına bağlıyorlar.

Fabrikanın neredeyse yarıdan fazlasının taşeron olarak çalıştığı fabrikada Türk Metal Sendikası işçilerin taleplerine gereken ilgiyi göstermiyor. İşçiler temsilcilerin de delegelerin de kendileri tarafından seçimle iş başına getirilmediğini söylüyor. “Seçim yapılsa şimdiki temsilciler 50 oy bile alamaz” diyen işçiler sendikanın gücünü patronlardan aldığını söylüyor.

8 YILDA 17 İŞÇİ ÖLDÜ

8 yıldır HABAŞ’ta çalışan bir işçi, bu süre içinde yaşanan kazalarda 17 işçinin iş cinayetine kurban gititiğini söyleyip “Belki daha fazladır benim hatırlayabildiğim o kadar. Taşerondakileri ve sakat kalanları hesaplayamadım” diyor.

İşçi, sendikanın dergisinde bile iş kazalarında ölen arkadaşlarıyla ilgili bir şey yazılmadığına dikkat çekiyor. “Görmezden geliyorlar. Derginin arka sayfasında vefat haberleri oluyor. İş kazasında ölenleri burada bulamazsınız, ya da iş kazası olduğunu belirtmezler. Laf olsun diye bile ‘Bu vahşeti durduracağız’ demezler. Temsilciler, şube yönetimi, sanki hiçbir şey olmamış gibi davranırlar” diyor.

Sendikacılara sorduklarında, “Ailesine şu kadar para verilmesini sağladık” gibi şeyler duyduklarını belirten işçi, “İş arkadaşın, senin üyen, sorumlu olduğun kişi hayatını kaybetmiş, böyle giderse bir başka arkadaş aynı şekilde ölecek. Bu mudur yapabildiğin şey, işte Türk Metal de böyle bir sendika” diyor.

ÖLÜMLER HEP AYNI ŞEKİLDE OLUYOR

İş kazalarının sürekli aynı şekilde olduğuna dikkat çeken işçiler, işçi ölümlerinin, aşırı hızlı çalışmanın beklendiği fabrikanın duruş zamanlarına denk gelmesinin tesadüf olmadığını belirtiyor. Buna rağmen önlem alınmaması, fabrika yönetiminin tutumunu değiştirmemesi, iş cinayetlerini fabrikanın kuralı haline getirmiş.

“Ocakların düzenli olarak bakımının yapılması gerekiyor. Bir an önce bitirilmesi için herkes aşırı çalıştırılıyor. Bacacısı, elektrikçisi herkes yoğun tempoda ‘hadi hadi’ denilerek çalıştırılıyor. İş kazaları da ekseri bu zamanlarda oluyor” diyen işçiler, kazaların çoğunlukla “çanak” değiştirirken yaşandığını söylüyor. Kim yavaş çalışırsa uyarı alıyor, bir ekibin işi bitmeden 2. ekip başlatılıyor. “Olgun arkadaş böyle bir zamanda öldü. Elektrikçiydi, ‘duruş’ta hayatını kaybetti. Duruşlar uzun sürmesin diye hızlı çalıştırıyorlar. Bir de duruş zamanlarında kısa dönüş yaptırılıyor. 16.00-24.00 çalışan sabah 8.00’de tekrar iş başı yaptırılıyor. Eve gitmesi gelmesi 2 saat geçiyor, kalıyor 5-6 saat. 3-4 saat uykuyla tekrar iş başı yapmamızı istiyorlar. Bir de bu işçiler hızlı çalışmaya zorlanınca, olayın adı kaza olmuyor aslında” diyor işçi.

‘PATRONA DEĞİL ÜYELERİNE  SADIK SENDİKA İSTİYORUZ’

Yaşanan sıkıntının herkes farkında olsa da hiçbir şey olmamış gibi çalışmaya devam edilmesini ise patrona karşı güçlü olamamaya bağlıyorlar. “İşçisine hesap veren, onların görüşünü alan, patrona değil üyelerine sadık kalan, sorunların çözümü için çabalayan, temsilcilerin üyeler tarafından seçildiği” bir sendika güçlü olur diyorlar.
Sendikacıların, “Biz çabalıyoruz ama işçiler ses çıkarmıyor” söylemini de eleştiren işçiler “Sözleşme dönemi ne dedilerse yaptık. Yeter ki onlar bir şey yapmak istesinler, ama onlar bir şey yapmadan işçilerin bir şeyler yapması ise gerçekten zor. Hem patrona, hem sendikaya karşı çok zor” diyorlar.

ÇALINAN BAKIR İŞÇİNİN CANINDAN ÖNEMLİ

Patron Mehmet Başaran’ın işçi ölümlerine karşı tutumu ile Türk Metal’in tutumunu aynı gören işçiler, Patron Mehmet Rüştü Başaran’ın genel tutumunu şu sözlerle özetliyorlar; “Geçenlerde yeni yapılan fabrikadan 3.5 ton bakır çalındı diye fabrikaya gelmiş, alakalı alakasız 15 kişi işten çıkarılmış. Ama o kadar işçi öldü hiçbirinde gelip de ‘başımız sağ olsun bu son olacak’ demedi. Tam gaz hiçbir şey olmamış gibi çalışmaya devam ettik her seferinde”

HABERDEN SONRA YENİ AMBULANS ALINDI AMA...

Gazetemizde çıkan “Ferrari-Ambulans” haberinden sonra hemen bir ambulans alınmış fabrikaya. Ancak pek bir işe yaramayan eski ambulans da fabrikada durmaya devam ediyor. Yeni alınan ambulansın yeni yapılan fabrikada durduğunu belirten işçiler, “Kanamalı bir kaza olsa eski ambulansla kaza geçiren işçinin taşınması kan kaybından ölüme sebep olur, hâlâ burada duruyor olması skandal” diyorlar. (İzmir/EVRENSEL)

www.evrensel.net