İş cinayetinde yaşamını yitiren Evren Yelli anıldı

İş cinayetinde yaşamını yitiren Evren Yelli anıldı

Nizipoğlu firmasına ait inşaatta çalışırken geçtiğimiz yıl 16 Kasım tarihinde iş cinayeti sonucu yaşamını yitiren Emek Partisi üyesi Evren Yelli, yoldaşları ve arkadaşları tarafından şantiye önünde anıldı. Basın açıklamasının ardından şantiye önüne Evren Yelli anısına bir fidan dikildi.

Nizipoğlu firmasına ait otel inşaatında çalışırken geçtiğimiz yıl 16 Kasım tarihinde iş cinayeti sonucu yaşamını yitiren Emek Partisi üyesi Evren Yelli, yoldaşları ve arkadaşları tarafından şantiye önünde anıldı. Basın açıklamasının ardından şantiye önüne Evren Yelli anısına bir fidan dikildi.

Emek Partisi Küçükçekmece ilçe örgütü adına basın açıklamasını okuyan Ersal Aşudu, Yelli'nin Nizipoğlu firmasına ait otel inşaatında çalışırken 30 metre yükseklikten aşağıya bırakılan çelik kafesin üzerine düşmesi sonucu hayatını kaybettiğini belirterek şunyarı söyledi; “Nizipoğlu patronları Evren Yelli'nin katilleridir. Vinç operatörü aşağıyı görmeden kafesi indirmiştir. Oysa çok basit tedbirlerle bu ölüm engellenebilirdi. Sadece yapılması gereken yerde güvenli bir bölge oluşturulması, o bölgede sorumlu bir kişinin bulunması, operatör ve sorumlu kişide telsiz bulunması bu cinayeti önlerdi. Şimdi bu kaza mıdır?”

Üniversite öğrencilerinin evlerini denetlemeyi dile getiren Başbakanın iktidarı döneminde denetimsizlik yüzünden yüzlerce işçinin öldüğünü vurgulayan Aşudu, “2013'te Erdoğan'ın öğrenci evlerini tartışmaya açtığı Kasım ayına kadar en az 1017 işçi, adına iş kazaları denilen iş cinayetlerinde kadınlı-erkekli öldü. Erdoğan'dan bu konuda bir şikayet duymadık” dedi.

AKP hükümetinin kıdem tazminatına da göz diktiğini hatırlatan Aşudu; “AKP'ye ve sermayedarlara göre kıdem tazminatı kurtulmaları gereken bir "yük" ya da "maliyet". Bu "maliyet" kalemlerinden kurtulmanın sonucu ise; gaz maskesiz hizmet işçisi, kontrol kalemsiz enerji işçisi, balık istifi yolculuk yapan ve insanlık dışı koşullarda yaşamak zorunda bırakılan mevsimlik tarım işçisi, kum torbası olarak kullanılan tersane işçisi, çadırlarda yanan inşaat işçisi, kilitli kaldığı atölyede yanan tekstil işçisi, cesedi dahi bulunamayan maden işçisidir. Hiçbiri de Erdoğan'ın muhafazakar demokrat yapısına ters değildir” dedi.

AKP'nin çalışma hayatının tamamını taşeron haline getirmeye çalıştığını söyleyen Aşudu şunları dile getirdi; “Taşeron sistemi işçi sınıfı için yeni ölümler demektir. Onlar için işçi demek, ihale masalarında alınıp satılan, çalışma yaşamında yeri, çamaşır suyundan, temizlik bezinden, çöp torbasından sonra gelen bir harcama kalemi demektir. AKP ve sermaye için maliyet, işçi sınıfı için ölüm demektir. İş kazaları onlar için 'kader' işçiler içinse cinayettir.” (İstanbul/EVRENSEL)
 

www.evrensel.net