Dünya İran’daki idamları görmedi

Dünya İran’daki idamları görmedi

IMPR tarafından geçtiğimiz hafta sonu Ankara’da düzenlenen konferansın katılımcılarından biri de İranlı Kakshar Oremar’dı. Oremar’la İran’daki son durumu, devamlı artan siyasi idamları, İran Kürtleri’ni konuştuk.

Musa Ataç

Ortadoğu Barış Araştırmaları Merkezi (IMPR) tarafından geçtiğimiz hafta sonu Ankara’da düzenlenen konferansın katılımcılarından  biri de İranlı İnsan Hakları Aktivisti  ve Yazar Kakshar Oremar’dı.   Kakshar Oremar’la İran’daki son durumu,  devamlı artan siyasi idamları, İran Kürtleri’ni konuştuk. Oremar, Kürtlerin İran’da bir kazanım elde etmesi için birlik olmaları gerektiğini söylüyor.

İran’daki son durum nedir, gelişmeler nasıl seyrediyor?
Ruhani seçim sürecinde Kürt şehirlerine (özellikle de İlam, Kirmanşah, Senendeç ve Urmiye) gelirken Kürtlerin eğitim hakları, siyasi haklarıyla ilgili  büyük sözler verdi. Fakat Ruhani seçimi kazandıktan sonra  sözlerini unuttu ve daha ilk konuşmasında Tahran’da tek bir millet var dedi. “Hepimiz İranlı ve Müslümanız. Farsçadan sonra hiçbir dil İran sınırlarının içinde resmi dil değildir.” ifadesini kullandı. Son günlerde İran’da nükleer silah müzakereleri başlarken hemen İran’da siyasi idamlar başlatıldı. Bu müzakere süreci başladığında dünyanın gözü nükleer görüşmelerindeydi. Kimse İran’ın iç durumuyla ilgilenmedi. Ne yazık ki İran’ın içerisinde ne olup bittiğine kimse bakmıyor. Ekonomik çıkarlar insanların en temel haklarının önüne geçmiş durumda. İnsan haklarından bahseden yok. Geçen günlerde PJAK üyeleri İran rejimi tarafından idam edildi. Halen 20’den fazla kişi de idam cezası almış durumda. Ve ne yazık ki şu anki durumda kaç kişinin idam edilip edilmediğini bilmiyoruz. Buradan hareketle önemli bir şeye işaret etmem gerekir. Dünyadaki medya kuruluşlarından ricamdır. İnsan haklarını ekonomik çıkarlara feda etmesinler.

Ruhani’nin gelmesiyle İran’da ki siyasi durum değişir mi?
İran reform yapamaz. Reform yapacağına inanmıyorum. Ahmedinecad ve Ruhanin arasında büyük bir fark yok. İkisi de  aynı gölün balıklarıdır. Kürdistan’daki son siyasi idamlar da bu iddiamızın doğruluğunu ispat ediyor.

GÖZLER DİYARBAKIR, HEWLER VE QAMIŞLO’DA

Kürt  sorununa İran’daki Kürtler nasıl bakıyor?
İran’da 74 milyon nüfusunun yüzde 17’si Kürt’tür. Maalesef Kürtlerin partileri arasında bir birlik yok. Başur, İran devletinin himayesi altına girince,  Kürt partileri kamplara bölündü. Seneler geçtikten sonra bu partiler hem Doğu Kürdistan’da aktif faaliyet yapamadılar hem de savaşamadılar. KDP ikiye bölündü. Komela da beşe bölündü. Şu anki halde en aktif parti PJAK. Ama o da iki seneden beri ateşkes sürecinde bulunuyor. Kürt halkı İran’da aydın bir toplum.  İktidarda ise  totaliter bir rejim var. Doğu Kürdistan halkının genellikle gözü Diyarbakır, Hewler ve Qamışlo’dadır. Kendileriyle ilgili kararlarda Tahran’ı duymadan önce bu Kürt kentine bakıyorlar.

KÜRT PARTİLERİ BİRLİK OLMALIDIR

Dört parçadaki Kürtlerden durumu en ağır olan İran Kürtleridir. Bu durumun değişimi için kimler aktif rol oynayabilir?
Hem iç hem de dış faktörler önemli rol oynayabilirler. İran ve ABD ilişkileri, Ruhani geldikten sonra nereye gidiyor buna bakmak lazım. İran nükleer siyasetinden vazgeçerse ABD ve diğer Avrupa ülkelerinin arasında büyük anlaşmalar olabilir. Kürt meselesi ve insan hakları  İran’da tehlikede. Burada en büyük değişimi Kürt partileri yapabilir. Yeni bir cephenin açılmasıyla Kürt partileri siyaset meydanında sesleri bir olursa İran’ı zor durumda bırakabilirler. İran’da güçlü bir sivil toplum baskısı da yok. Sivil toplum baskısı olsa, çeşitli eylemler,boykot ve protestolar  yapılırsa İran böyle ucuz şekilde insanlara davranamaz. İnsanları böyle kolayca idam edemez. İran devleti de Kürtler ve diğer etnik gruplara çok meşru haklarını vermek zorunda kalabilir.  

Eskiden İran Avrupa’da ve dış ülkelerde faili meçhul ve siyasetçilerin ‘terörist eylemler’ sonucu katledilmesiyle biliniyordu. Dünyanın gözünde ‘terörist’ bir devlet gibi tanınmıştı.  Bu durum ne kadar değişti?
Bölgedeki ülkelerde hâlâ bu siyaset devam ediyor. Beşar Esad’ın Hükümetini devam ettirmesindeki en büyük rolü İran oynuyor. Avrupa’da Mykonos Mahkemesi kurulduktan sonra İran eskisi gibi karşıtlarını öldüremiyor. İran KDP Lideri Doktor Sadık Şerafkendi öldürüldükten sonra Alman Yüksek Mahkemesi Mykinos  Mahkemesinde belgelerle ve şahitlerle İran’ın bu terörist faaliyetleri yaptığını ispat etti. Bunun sonucunda birçok ülke İran konsolosluklarını kapattılar. İran siyasi ve ekonomik alanda zor durumlar yaşadı.  Onun için eski sene gibi terörist faaliyetler  yapamıyor. Ama 100 seneden beridir Kürt liderleri müzakere masasında öldürdüler. Onun için  İran ne kadar söz verse de ben gelecekte ciddi bir adım  atacağına inanmıyorum. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net