Her eve bir kamera yerleştirin

Her eve bir kamera yerleştirin

Yaklaşık bir hafta önce İçişleri Bakanlığı tarafından valiliklere gönderilecek genelgenin detayları belli oldu. Anlam veremediğim bir nokta, ‘20 iş günü içinde adrese dayalı kimlik bildiriminde bulunmayan kişilere 420 TL idari para cezası kesecek.”

Serkan Aydıner

Yaklaşık bir hafta önce İçişleri Bakanlığı tarafından valiliklere gönderilecek genelgenin detayları belli oldu. Anlam veremediğim bir nokta,  ‘20 iş günü içinde adrese dayalı kimlik bildiriminde bulunmayan kişilere 420 TL idari para cezası kesecek.” Örneğin bir evde 5 kişi kalmalarına rağmen 3 kişi kaldıklarını söyleyerek ‘gerçeğe aykırı beyanda bulunanlara’ ise 840 TL para cezası uygulanacak’ denilmesi. Bunun nasıl denetleneceğini gerçekten aklım almıyor. Hadi diyelim denetledin, her gittiğim yerde 20 günden fazla kalmam, adresimin orası olmasını mı gerektiriyor. Yani; sınavlarım bittiğinde nüfus kaydını memleketime aldırıp, okula başladığım dönemde ise tekrar ikamet ettiğim yere mi taşıyacağım. Hadi diyelim onu da geçtim, 3 kişi kaldığım öğrenci evine, misafir geldi. Bu sırada valilik tarafından denetlemeye gelindi; evde 3 kişi yaşıyor, ama 4 kişi var. Peki para cezası kesilmemesi için eve gelen misafiri  de mi valiliğe bildirmem lazım? Bu genelgenin ve ardı kesilmeyen ‘öğrenci evi’ tartışmalarının kaynağı bence öğrenci evlerini fişleyip, kimin nerede ne yaptığını öğrenip, ilk elden müdahale etmektir. Yetkililerimiz bu işlerle kafa yoracaklarına koysunlar her eve bir kamera, billahi daha masrafsız olur!
Nüfusa dayalı adres bildiriminin ‘standart’ amacı, ikamet ettiğin mülkün nüfus müdürlüğü altında kayıtlı olması mı? Yoksa evinin içinin hükümet tarafından sürekli kontrol altında tutulması mı?
Bir ev, yasa dışı bir örgüt evi, fuhuş yuvası vb. olabilir. Ama artık devlet bu durumda bütün evleri, kendisine tehdit unsuru olarak görüyor olmalı ki, İslam dinince bile mahrem olan ev içini, hatta yatak odasını bile denetleme hakkını kendinde buluyor. Hadi hadi bunları da geçelim; ev sahibimle kontratımı yapmışım ve sözleşmem elimde. Yani yasal olarak ben o evde istediğim kadar kişi ile istediğim cinsiyette insanla oturma özgürlüğüne sahipsem, bundan ‘Sizin ne gibi bir şikayetiniz olabilir’ cümlesinden ziyade, ‘Evimde kaç kişi kaldığımdan size ne’  bence gayet samimidir.  Öğrenciyi bu kadar düşünen(!) hükümete açık çağrımdır; öğrenci kendini idare eder, valilik valisine sahip çıksın.

*Kayseri Erciyes Üniversitesi
 


www.evrensel.net