Dersim ’38 kırım kararnamesi

Dersim ’38 kırım kararnamesi

1937 yazına gelindiğinde operasyonların yoğunlaştırıldığı bir sırada devletin Dersim’de isyanın lideri olarak gösterdiği Seyid Rıza, 11 Eylül'de jandarmaya teslim oldu. Yargılanmasına 12 Ekim’de başlandı, 15 Kasım'da idam edildi. Bu sürece hangi emirle gelinmişti?

Nevzat Onaran

İstanbul-Avcılar’da bir sabah, komşumun tanıştırmasıyla sohbet ettiğim kişi, ailesinin ’38 Dersim sürgünü olduğunu ve aile geçmişinin Düzgün Baba’ya kadar uzandığını anlattı.
Sohbetimiz “Dersim’deki kırımı kim yaptı?” sorusuna kadar geldi. Dersimli dede, “Bildiğim kadarıyla bu işte Atatürk’ün haberi yok… Celâl Bayar ve Fevzi Çakmak yaptı…” dedi.
Bu düşüncenin, ailesinden birçok insan öldürülen ve sürülen Dersimli dede ile sınırlı olmadığını bildiğim için şaşırmadım…
Bu ne saflık?..
Ermeni soykırımından Koçgiri’ye, Pontos kırımına, Ağrı’ya ve Dersim’e…
Böyle bir zulüm zincirinin Ermenisinde, Rumunda, Kürdünde, Alevisinde ve kısaca tüm Anadolu insanında yarattığı tahribatı ve oluşturduğu düşünce yapısını, psikologların analiz etmesi gereken sosyal bir hadisedir…
Kolayca Stokholom sendromu denilip geçilemeyecek kadar ciddi bir tahribattır…
1930’lu yılların başından beri askeri operasyonun zaman zaman sürdürüldüğü Dersim’de, 4. Umumi Müfettişlik ile Tunçeli vilayeti kurulduğu 2 Ocak ve 4 Ocak 1936’dan itibaren yeni program yürürlüğe konuldu.(1) 
1937 yazına gelindiğinde operasyonların yoğunlaştırıldığı bir sırada devletin Dersim’de isyanın lideri olarak gösterdiği Seyid Rıza, 11 Eylül 1937’de kendi ayağıyla Erzincan’a gidip jandarmaya teslim oldu. Elâziz’de yargılanmasına 12 Ekim 1937’de başlandı ve 15 Kasım 1937’de altı yoldaşıyla birlikte idam edildi. (2)
Seyid Rıza nasıl bir isyan lideri ya da devlet nasıl bir ilişki kurdu ki, bir anlamda sonunun ne olacağını bilerek devlete teslim oldu?
Seyid Rıza’nın idamı sonrasında da imha operasyonuna devam edildi.
1938 yazında yeni bir kararnameyle uygulanan 17 günlük askeri operasyonlarla binlerce Dersimli öldürüldü.

GENELKURMAY TALEBİ

Hükümetin kırım kararnamesini kabulü öncesinde dönemin Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak, Başvekâlete gönderdiği 26 Temmuz 1938 tarihli yazısında, yapılacakları şöyle sıraladı:
1- 3. Ordu, tüm Tunçeli’de tarama yapacak ve halkın silahtan tamamen tecridiyle haydutluk vakalarına son verecektir.
2- 4. Umumi Müfettişlik ve Dâhiliye Vekâleti’nin teklif ettiği hudutları belirlenen 1’inci ve 2’nci yasak bölgelerin tayini ve tespiti kabul edilmiştir.
3- Tarama harekâtıyla ilgili 3. Ordu ve Genelkurmay Başkanlığının direktiflerinde bir değişiklik yapılmamıştır.
4- Bu yasak bölgelerde 5000-7000 kişinin sürgün edilmesi Başvekâletten alınacak direktife göre yapılacaktır.
5- Tutuklanacak kişilerin listesi 4. Umumi Müfettişlik tarafından 3. Ordu’ya bildirilecektir. (3)
Bunun üzerine Başvekil Celâl Bayar’ın, Milli Müdafaa, Dâhiliye, Maliye, İktisat, Sıhhat ve İçtimaî Muavenet vekillerine ve Genelkurmay Başkanlığına gönderdiği 28 Temmuz 1938 tarihli yazısında program taslağı şöyle belirlenmiştir:
1- 2000 kişi olan sürgün listesine 5000 kişi daha eklenecektir. Endüstri merkezlerine 1500 kişi iskân edilecektir.
2- İsyana iştirak edenler tutuklanacak ve mahkemeye sevk edileceklerdir. Bunların isimleri 4. Umumi Müfettişlikçe hazırlanıp 3. Ordu Müfettişliğine verilecektir.
3- Askerliğini yapmayanlar, askere alınacak ve sonra da ait oldukları iskân bölgesine sevk edilecektir.
4- Silah toplamaya devam edilecektir.
5- İskân bakımından ilân edilecek 1’inci ve 2’nci yasak bölgesinin hudutları 4. Umumi Müfettişlikçe belirlenecek ve bildirilecektir.
6- Yasak bölgenin muhafazası için karakol yapılacaktır.
7- Programın icrası için gerekli para temin sağlanacaktır.
8- Bu hususta son mütalaanızı bildiriniz. (4)

‘HAYAT HAREKÂTI’YLA KIRIM

Milli Müdafaa, Dâhiliye, Maliye, İktisat, Sıhhat ve İçtimaî Muavenet vekillerinden ve Genelkurmay Başkanlığından gelen değerlendirmeler üzerine, hazırlanan 6 Ağustos 1938 tarih ve 2/9409 sayılı kararnamede Dersim’de yapılacaklar şöyle sıralandı:
1- 3. Ordu’nun yapacağı operasyon için sınırları çizilen bölge 3 no’lu yasak bölge olarak ilân edilecektir.  (5)
2- 20.5.1937 tarih ve 2/6662 sayılı kararnameyle garp illerine sürgün edilecek 2000 kişiye tarama bölgesinden 3-5 bin kişi daha eklenecektir.
3- Yasak bölge haricinde oturanlardan 4. Umumi Müfettişlikçe belirlenen “aşiret reisleri, kolbaşları, seyitler, ve şerirler” ile aile yakınları da garba sürülecektir.
4- Sürgün edileceklerden 1500 kişi İzmit, Zonguldak, Divriki, Karabük gibi endüstri merkezlerine iskân edilecektir. (6)
5- Tarama sonunda isyana katılanlar mahkemeye sevk edilecek ve evvelce mahkûm olanlar yakalanacaktır.
6- Askerliğini yapmamış olanlar askerliğe alınacak ve askerlikten sonra da iskân bölgesine gönderileceklerdir.
7- Silah toplama sürdürülecektir.
8- Yasak bölgenin muhafazası için gerekli kuvvet sağlanacaktır. (7)
Reisicümhur K. Atatürk, Başvekil Celâl Bayar ve diğer vekillerin imzasının bulunduğu 6 Ağustos 1938 tarihli kararnamenin icrasına dört gün sonra 10 Ağustos 1938’de başlandı.
Hatta Çankaya Muhafız Alayı’nın Dersim’de görevlendirilmiş  olması bile, sohbet ettiğim Dersimli dedeyi ikna etmeye yeterli, amma…
3. Ordu’nun 10-17 Ağustos 1938 ve 6-16 Eylül 1938 tarihleri arasında 17 günde yapılan askeri operasyonlarla resmi belirlemeye göre 7954 kişi öldürüldü. (9)
Bu resmi rakam, elbette dağda taşta mağarada dikkate alınmayanları da düşünmek gerekmektedir…
Tüm Ege’yi ve İzmir’i Yunanistan işgalinden kurtaran 26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz Harekâtında ise 2.542 asker ve subay ölmüştür.  (10)
Binlerce T.C. vatandaşı Dersimliyi öldüren, dağı ve taşı bombalayan ve mağaralarda insanları gazla boğan imhayı, 3. Ordu’nun ‘Hayat Harekât’ olarak (11)  tanımlaması en hafifinden vicdansızlığın alaycı bir biçimde ifade edilmesidir…
6 Ağustos 1938 tarihli Kararname sonrasında Dersimli Kürt Alevisinden binlercesinin öldürülmesi ve binlercesinin sürülmesiyle (12)  Dersim, Ankara kriterine (13)  göre ‘medenileştirildi.’


KAYNAKÇA:

1 TBMM Zabıt Ceridesi, devre: V, cilt: 7, tarih: 25.12.1935, s.175-182; DÜSTUR, 3. Tertip, cilt: 17, Ankara-1936, s. 165-170 ve 171-172; Resmi Gazete, 2.1.1936, sayı: 3195 ve 4.1.1936, sayı: 3197.
2 BCA, Fon: 030..10.0.0, Kutu: 111, Dosya gömleği: 745, Sıra: 20, s.7; Cumhuriyet gazetesi 13.9.1937, s.1; Cumhuriyet, 16.9.1937, s. 3; Cumhuriyet, 21.9.1937, s. 1 ve 4; Cumhuriyet, 6.10.1937, s.3; Cumhuriyet, 13.10.1937, s.1 ve 8; Cumhuriyet, 16.10.1937, s.1 ve 7; Cumhuriyet, 19.10.1937, s.1 ve 7; Cumhuriyet, 5.11.1937, s.1 ve 5; Cumhuriyet, 16.11.1937, s.1; İhsan Sabri Çağlayangil, Anılarım, 2. Baskı, Yılmaz Yayınları, İstanbul-1990, s.45-55.
3 BCA, Fon: 030..10.0.0, Kutu: 111, Dosya gömleği: 748, Sıra: 1, s.22-23.
4 BCA, Fon: 030..10.0.0, Kutu: 111, Dosya gömleği: 748, Sıra: 1, s.1-2.
5 Böylece, üç yasak bölge tespit edilmiştir. N.O.
6 Amaç, ucuz emek gücü olarak yararlanmaktır! N.O.
7 BCA, Fon: 030..18.1.2, Kutu: 84, Dosya gömleği: 73, Sıra: 8; BCA, Fon: 030..10.0.0, Kutu: 111, Dosya gömleği: 748, Sıra: 1, s.3-9.
8 BCA, Fon: 030.10.0.0, Kutu: 111, Dosya gömleği: 745, Sıra: 18 ve 19; BCA, Fon: 490.01, Kutu: 1137, Dosya gömleği: 146, Sıra: 4.
9 Reşat Hallı, Türkiye Cumhuriyetinde Ayaklanmalar, Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı, Ankara, 1972, s.478.
10 Sabahattin Selek, Milli Mücadele, Ulusal Kurtuluş Savaşı, cilt: 2, Örgün Yayınları, 2. baskı, İstanbul-1982, Ek-19.
11 BCA, Fon: 030..10.0.0, Kutu: 111, Dosya gömleği: 745, Sıra: 19, s.16-17; BCA, Fon: 030..10.0.0, Kutu: 111, Dosya gömleği: 749, Sıra: 1, 4 ve 6-11; BCA, Fon: 030..10.0.0, Kutu: 111, Dosya gömleği: 750, Sıra: 27-29, 38 ve 41-42; Nokta dergisi, yıl: 5, sayı, 25, 28 Haziran 1987, s.20-21; Nevzat Onaran, Ankara’nın Dersim Şifresi ‘Hayat!’, Tiroj, sayı: 64, Eylül-Ekim 2013, s.20-24.
12 BCA, 030..10.0.0, Kutu: 111, Dosya gömleği: 751, Sıra: 30; BCA, 030..18.1.2, Kutu: 87, Dosya gömleği: 51, Sıra: 6; Tarih Vakfı-Necmeddin Sahir Sılan Arşivi-4, Dersim Harekâtı ve Cumhuriyet Bürokrasisi (1936-1950), Derleyen: Tuba Akekmekçi, Muazzez Pervan, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul-2011, s.519.
13 Yunus Nadi, ‘Maksad tenkil değil, temdindir’, Cumhuriyet, 18.6.1937, s.1 ve 6; Yunus Nadi, ‘Tarihe Gömülen Dersim’e dair’, Cumhuriyet, 18.7.1937, s.1 ve 6; Naşit Uluğ, Tunceli Medeniyete Açılıyor, Cumhuriyet Matbaası, İstanbul-1939.

BELGELER

www.evrensel.net