Filipinler\

Filipinler'de salgın hastalık uyarısı

BM Haiyan tayfununun 11 milyondan fazla kişiyi etkilediğini ve 673 bin kişinin de evlerinden olduğunu açıklarken tayfunun vurduğu Filipinler’de gıda, su ve tıbbi malzeme ihtiyacı artıyor.

BM Haiyan tayfununun 11 milyondan fazla kişiyi etkilediğini ve 673 bin kişinin de evlerinden olduğunu açıklarken tayfunun vurduğu Filipinler’de gıda, su ve tıbbi malzeme ihtiyacı artıyor. Haiyan tayfunu sonrası yüz binlerce kişinin gıda, içme suyu ve ilaç ihtiyacı karşılanmış değil. Yüz binlerce insan hâlâ gıda ve temiz içme suyuna ulaşamıyor. Üstelik içme sularının kirlenmesi kolera gibi salgın hastalıklar riskini artırıyor. Tayfundan sonra neredeyse savaş alanına dönen Filipinler’de, uluslararası arenada destek olmak için bir çok yardım kampanyası düzenleniyor. Yardım kuruluşlarına bağlı birçok gönüllü doktor, Filipinli meslektaşlarıyla beraber, felaket bölgesinde yaralılara gerekli tıbbi müdahalelerde bulunuyor.

KİRLİ İÇME SULARI BAKTERİ YUVASI

Yetkililer Schultz bölgesindeki hijyen sorununa dikkat çekerken, artan kirlilikteki en büyük problemin, hastalıklara yol açan, kanalizasyon altyapısında meydana gelen zararlar olduğunu vurguluyor. Fakat afetzedeler zorlu şartlardan dolayı kirlenmiş içme suyunu da kullanmak zorunda kalıyorlar çünkü tayfun sonrası birçok su kuyusu kirlenirken, içme ve atık su boruları zarar görmüş durumda. Bu nedenle, zehirli ishalin yanında dışkı yoluyla bulaşan leptospiroz, hepatit A ve E gibi hastalıklar bölgede tehlike yaratıyor. Robert Koch Enstitüsünden Christina Frank, sel sonrası karaya dolan deniz suyu ve yoğun yağış sonucu oluşan pis su birikintileri ve gölcükler gibi durgun suların da salgın hastalıklara davetiye çıkarttığını vurguluyor.

ÇOCUKLAR İÇİN BÜYÜK TEHLİKE

Christina Frank ise tifüs ve ishalli hastalıkların tedavi edilmediği durumlarda, ölümcül sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Gıda yetersiz-liğinin bağışıklık sistemini zayıflattığını, özellikle bu durumlarda olan çocuklar için normal bir ishalin çok daha tehlikeli bir boyuta ulaşabileceğini ekliyor. Robert Koch Enstitüsü Uzmanı Christina Frank, yara enfeksiyonları gibi bakteriyel hastalıkların, antibiyotiklerle kolaylıkla tedavi edilebildiği için ilaç stoklarının önemini vurgularken, tetanoz gibi aşıların da gerekliliğine değiniyor. Fakat en önemli tedbirin, temiz içme suyu ve gıda malzemelerinin sağlanmasının yanında, atık suların temiz içme sularıyla karışmasını engelleyen sistemler kurmanın olduğunun altını çiziyor. (DIŞ HABERLER)

www.evrensel.net