Gezi eylemlerine akademik değerlendirme

Gezi eylemlerine akademik değerlendirme

Ankara Üniversitesi’nde (A.Ü.) düzenlenen “Toplumsal Eylem Retoriği Konferansı”nda akademisyenler, Gezi protestolarını değerlendirdi. Amerika’daki Temple Üniversitesi'nden Herbert Alexander Simon da katıldığı konferansta toplumsal eylemlerin nasıl şekillendiği anlatıldı.

Ankara Üniversitesi’nde (A.Ü.) düzenlenen “Toplumsal Eylem Retoriği Konferansı”nda akademisyenler, Gezi protestolarını değerlendirdi.  Amerika’daki Temple  Üniversitesi'nden Herbert Alexander Simon da katıldığı konferansta toplumsal eylemlerin nasıl şekillendiği anlatıldı.

Cebeci Kampüsü Ahmet Taner Kışlalı Salonu’nda düzenlenen konferansa çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Açılışta konuşan ve toplumsal eylemler hakkında deneyimlerini aktaran Herbert Simon, her toplumsal eylemin kendi liderini yarattığını söyledi. Eylemlere katılanların gönüllülük bağıyla bir arada bulunduğuna dikkat çeken Simon, “Bu insanlar parayla değil, bu bağla buluşuyor. Bir araya geldiklerinde ise toplumda oluşan tabular yıkılma tehlikesi yaşıyor” dedi.

‘BİR ARAYA GETİREN İKTİDAR KAŞITLIĞI’

Toplumsal eylemlerin örgütlü bir yapıya evirildiğini belirten Simon, “Her toplumsal hareketin bir örgütü vardır. Ancak fraksiyonlar nedeniyle parçalanma tehlikesi de vardır” diye konuştu. Farklı düşüncelerin eylemlerde bir araya gelmesini “iktidar karşıtlığı” olarak değerlendiren Simon, “Ortak karşılıklar tarafların keskin düşüncelerini ılımlı noktaya çeker” dedi.

Kitlesel hareketleri sınıflandıran Simon şunları söyledi: “Reformist hareketler düzen içerisinde değişiklik arar. Devrimci hareketler düzeni değiştirmeye çalışır. Direniş hareketleri ise var olan hakları korumaya yöneliktir.”

‘OY ATTIKTAN SONRA GERİ ÇEKİLME’

Simon’un konuşmasının ardından gerçekleşen konferansın 1. Oturumunda konuşan İzmir Ekonomi Üniversitesi'nden Yrd. Doç Dr. Zafer Fehmi Yörük, siyasal iktidarın demokrasi anlayışının “oy attıktan sonra geri çekilme” olduğunu ifade etti. Türkiye’de “Monokratik” diye adlandırılan sistemin geliştiğine işaret eden Yörük, “Bu ifade çoğunluğun farklı düşünceleri bastırma yöntemidir ve tehlikeli bir durumdur” dedi. Gezi eylemleri sonrası kitle iletişimdeki değişime dikkat çeken Yörük, medyanın penguenlerle sınıfta kaldığını, sosyal medyanın ise farklılık yarattığını söyledi.

KAYBEDECEK BİR ŞEYİ OLMAYANLARIN BULUŞMASI

Gezi direnişinin tamamıyla politik bir eylem olduğunu belirten Ankara Üniversitesi'nden Prof. Dr. Nur Betül Çelik, iktidara karşı direniş ve estetiksel eylem örneği olduğunu söyledi. Kaybedecek bir şeyleri olmayanların bulunduğu yerde, politikanın olduğunu anlatan Çelik, “Özgür olan yoksullarla karşılaşıyoruz ve politikanın temel nesnesi onların varlığı. Özgürlük halka ait kılınıyor, ancak halk olmadığı ir şeyle özdeştiriliyor” dedi. (AnkaraEVRENSEL)
 

www.evrensel.net