13 Kasım 2013 08:25

Böyle mi olacaktı Camila?

Öğrenci lideri Camila Vallejo’nun da aday olduğu Şili başkanlık seçimleri bu pazar gerçekleştirilecek. 2011-12 öğrenci hareketinin lideri Camila ise 'asla desteklemem' dediği Bachelet'in blokundan aday oldu. Elif Görgü Şili seçimlerini yazdı...

Böyle mi olacaktı Camila?
Paylaş

Elif Görgü

Şili’de bu hafta sonu başkanlık seçimleri var. Sağın iktidarda olduğu ülkede seçimi “merkez sol”un kazanması bekleniyor.

Latin Amerika ülkesi Şili’de seçimler, iktidarını en çok eğitim politikaları nedeniyle kaybeden eski sol hükümetin adayı ile, iktidarınıen çok eğitim politikaları yüzünden kaybetmek üzere olan yeni sağ hükümetin adayı arasında geçiyor. İki tarafın da ne eğitimin sorunlarını çözmek ne de neoliberal politikalardan vazgeçmek gibi bir niyeti görünmüyor.
Seçimin süprizi ise 2011-2012 öğrenci hareketinin lideri ve artık dünyaca ünlü olan Camila Vallejo’nun “asla desteklemem” dediği sol aday Michelle Bachelet’in seçim blokundan milletvekili adayı olması.3 yıl önceki ilk Bachelet Hükümeti sırasında, bir darbe yasası olan Eğitim Yasası’nı değiştirmediği için ülke tarihinin en büyük öğrenci eylemleri gerçekleştirilmiş, hükümet bu öğrencileri “vandallar, marjinaller ve lümpenler” olarak suçlamıştı.

Şili’nin mevcut devlet başkanı ise 1973 kanlı darbesinin başı General Augusto Pinochet döneminde zenginliğine zenginlik katmış olan iş adamı ve politikacı Sebastian Piñera. Piñera 17 Kasım pazar günü yapılacak seçimlerde aday değil.

BACHELET KİMDİR?

Camila Vallejo’nun siyasi virajına gelmeden önce seçimlerin öne çıkan iki kadın adayını tanımakta fayda var. İlk olarak seçimleri kazanmasına kesin gözüyle bakılan Eski Devlet Başkanı Michelle Bachelet.

Bachelet, “Yeni Çoğunluk/Nueva Mayoría” ismi verilen seçim blokunun adayı. Adı yeni olan bu ittifak oldukça eski aslında. Eski adı la Concertación de Partidos por la Democracia (Demokrasi İçin Partilerin Birliği) ya da kısaca “Birlik” olan bu blokun 20 yıl boyunca ülkeyi yönetmişliği var.

62 yaşında ve aslen doktor olan Michelle Bachelet de bu iktidarlar zamanında Sağlık Bakanlığı ve Savunma Bakanlığı görevlerini yaptı. 2006-2010 yılları arasında ise Devlet Başkanıydı. 2008 yılında Forbes’un dünyanın en güçlü kadınları listesinde 25. sıradaydı. Mart ayında yeniden aday olabilmek için bıraktığı son uluslararası görevi de kadınları neoliberal politikalara yedeklemek olarak özetleyebileceğimiz bir misyonla kurulan Birleşmiş Milletler Kadın Örgütünün (BM Kadın) başkanıydı.

‘SOL’DA YENİ BİR ŞEY YOK

Bachelet’in temsil ettiği “Yeni Çoğunluk”, eski Birlik’e bazı yeni siyasi parti ve hareketlerin katılmasıyla oluştu. Bu seçim ittifakının temel bileşenlerini Sosyalist Parti (PS), Demokrasi İçin Parti (PPD), Şili Komünist Partisi (PCCh), Hıristiyan Demokrat Parti (PDC) ve Radikal Sosyaldemokrat Parti (PRSD). Anketler, Bachelet’in bu destekle yüzde 45-50 civarında oy alacağını söylüyor.

Şili halkı “merkez sol” iddiasındaki Birlik hükümetlerine Pinochet’nin izlerini bir an önce silmek için oy vermişti. 20 yıl sonra da sorunları çözmeyen Birlik’in izlerini silmek için Pinochet destekçisi Piñera’ya oy verdiler. İki seçenek arasında sıkışan ve güçlü bir üçüncü bir halk hükümeti adayını şimdilik çıkarmayan Şili halkı, yine Birlik’e geri dönecek gibi görünüyor. Genel eğilim bu politik cephenin politik programının desteklenmesinden çok “Aman sağ bir daha kazanmasın” yönünde. Kısacası bizdeki “CHP’ye oy vermezseniz AKP kazanır” sendromunun Şili dilindeki politik tercümesi.

3 YILDA NE DEĞİŞTİ?

Sadece 3 yıl önce iktidarda olan Michelle Bachelet darbe yasalarının tamamen temizlenmesi için talep edilen hukuk reformunu yapmamış, öğrencilerin yıllardır mücadelesini verdiği parasız nitelikli eğitim için tek bir adım atmamış, Sağlık Bakanlığı döneminde de Devlet Başkanlığında da sağlık sorunlarının çözümünü gerçekleştirmemişti. Kısaca Bachelet’in 2010’da kaybetmesine neden olan gerekçeler bugün hâlâ güncel.

Ne Bachelet’in ne de temsil ettiği politik cephenin demokratik, halkçı, emekten yana bir hükümet olması için herhangi bir umut da ufukta yok.

Umut, son on yıldır istikrarlı biçimde büyüyen ve şimdilik gençlerin liderliğinde ilerleyen halk hareketlerinin yeniden alevlenip iktidarı zorlamasında gibi görünüyor.


'Bachelet'i asla desteklemem' demişti

ESKİ ÖĞRENCİ LİDERİ MİLLETVEKİLİ ADAYI

2011-2012 yıllarında ülkeyi sarsan öğrenci eylemlerinin lideri 25 yaşındaki Camila Vallejo da seçimlere milletvekili adayı olarak katılıyor. Şili Üniversite Öğrencileri Federasyonu (FECh) eski Başkanı olan Camila, “Yeni Çoğunluk” seçim blokunun asli bileşenlerinden olan Şili Komünist Partisinin La Florida kentinden milletvekili adayı.
Ancak Bachelet’in eğitim politikalarına karşı mücadele vermiş ve Birlik dışında yeni bir alternatifin inşasının gerekliliğini sık sık vurgulamış olan Camila, sadece bir yıl önce de asla bu Birlik’i desteklemeyeceğini ve Bachelet’e oy vermeyeceğini söylüyordu. Bir yıl sonra ise Bachelet hükümetinin milletvekili seçilmek için yarışıyor. 16 Ocak 2012’de İspanya’nın en büyük gazetesi El Pais’e verdiği röportajda Camila, “Asla Bachelet’in seçim kampanyasını desteklemem ve gençleri ona oy vermeye çağırmam. Kimse beni onun programının öğrenci hareketinin ortaya koyduğu fikirlerini temsilcisi olduğuna inandıramaz” demişti. Bugün ise, “Bana göre Birlik bugün yoktur, ölmüştür. Birlik artık eskiden olduğu gibi değildir, bugün varolan Yeni Çoğunluk’tur” diyor.  Bu arada seçim kampanyasını ‘karnı burnunda’ yürüten Camila Vallejo ekim ayı başında bir kız annesi oldu.


BACHELET’İN ‘PENGUEN DEVRİMİ’ İLE İMTİHANI

2006-2010 arasında iktidarda olan ilk Bachelet Hükümeti en büyük sınavını öğrenci eylemleriyle vermiş ve sınıfta kalmıştı. 2006 yılında hükümetin eğitim politikalarına karşı ortaya çıkan öğrenci isyanına “Penguen Devrimi” denildi. O sıralarda yayınlanan ve “Penguenlerin Yürüyüşü” belgeseline atıf yapılıyordu. Türkiye’de Gezi eylemlerinin üzerini örtmek için kullanılarak simgeleşen belgeseller, yıllar önce Şili’de, öğrenci eylemlerine ilham kaynağıydı.
Nisandan hazirana kadar, başta lise öğrencileri olmak üzere 100 okulda binlerce öğrenci bir dizi eylem yaptı. 30 Mayıs’taki boykoto 800 bin öğrenci katıldı. Hareket, o zaman için Şili tarihindeki en büyük öğrenci eylemine dönüştü. Öğrenciler, hem bir darbe yasası olan ve eğitimde özelleştirmeyi hedefleyen Eğitim Yasası’nın (LOCE) üzerinden 16 yıl geçmesine rağmen solcu olduğu iddiasındaki bir hükümet tarafından hâlâ uygulanmasını, hem de üniversiteye sınavlı geçişi ve bu sınavın üretine yapılan zammı protesto ediyordu. Bachelet Hükümeti ise onlara “vadallar, lümpenler, marjinaller” demişti.


SAĞIN ADAYI: EVELYN MATTHEI

Evelyn Matthei bugün iktidarda olan diktatörlük dönemi destekçisi, sağcı hükümetin adayı ve aday olmak için istifa edene kadar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanıydı. Mathei’nin Yüzde 15-20 arasında oy alacağı iddia ediliyor. Asıl sonuçları ise pazar günü oy kullanacak halk belirleyecek. Gözaltında Kaybedilenlerin Aileleri İnisiyatifi, Pinochet’in diktatörlük döneminin generallerinden olan babasını hatırlatarak Matthei’yi “faşistlerin adayı” olarak nitelendiriyor. Matthei’nin adayı olduğu seçim blokunun adı Bağımsız Demokratik Birlik (UDI). UDI, 1983 yılında Augusto Pinochet’in destekleyicileri tarafından kurulmuştu.


BABALAR VE KIZLARI

Şili’nin iki kadın başkan adayının babaları nedeniyle paylaştıkları -aynı zamanda ayrıştıkları- yanları da var. Bachelet’in de Matthei’nin de babaları farklı zamanlarda Şili Hava Kuvvetlerinde görev yapmıştı. Aradaki fark şu; Bachelet’in babası Allende’nin Halk Cephesi (Unidad Popular) Hükümeti döneminde Hava Kuvvetlerinde Tuğgeneraldi. Baba Alberto Bachelet darbeciler tarafından hapse atılıp orada yaşamını yitirdikten 4 yıl sonra Fernando Matthei, Pinochet hükümeti yönetimi altındaki Hava Kuvvetlerinin Generali oldu.


YERLİ DÜŞMANLIĞINDA BİRLEŞİYORLAR

Başkan adayı Bachelet’in önceki hükümeti yerli düşmanı politikaları nedeni ile de gündeme gelmişti. Topraklarından edilen Mapuche yerlilerinin hak talep etmelerini “terörizm” mualemelesi yapan hükümetin gönderdiği kolluk kuvvetlerinin saldırıları ile çok sayıda Mapuche öldürülmüş ve cezaevine atılmıştı. “Terörle Mücadele Kanunu” da aynı hükümet döneminde yasalaştı. Bu politikalar Bachelet’in ardılı Piñera hükümetinde de devam etti. İki hükümet yerli hakları konusunda da benzer uygulamalara imza attı.


BOYKOT

Şili’de, aralarında Şili Komünist Partisi (Proleter Hareket) gibi Şili bazı sosyalist siyasi hareket ve partiler ise iki adayın da neoliberal ve halk düşmanı politikaların adayı olduğu gerekçesiyle boykot çağrısı yapıyorlar, ancak bu çağrının sandıkta ne kadar yanıt bulacağı şimdilik belli değil.


ŞİLİ HALKI HÜKÜMETTEN NE İSTİYOR?

Şili Kamu Çalışmaları Merkezinin (CEP) seçim yaptığı ankete göre halkın yüzde 83’ü bakır madeni şirketlerinin devletleştirilmesini, yüzde 67’si hukuk reformu, yüzde 74’ü parasız eğitim istiyor. Ankette öne çıkan bu 3 temel talep, sol ve sağ hükümetler döneminde değişmedi. 2 yıl önce bakırın devletleşmesini isteyenlerin oranı yüzde 67 iken yüzde 83’e çıkmasının nedeni olarak ise öğrenci eylemlerinini duyarlılığı artırması gösteriliyor. (DIŞ HABERLER)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

S.Profil Genel Müdürü: Şov olsun diye sağlam adam kopardık

SONRAKİ HABER

ÇÜ Hukuk Kulübü, "Çukurova Hukuk Zirvesi" düzenledi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa