S.Profil Genel Müdürü: Şov olsun diye sağlam adam kopardık

S.Profil Genel Müdürü: Şov olsun diye sağlam adam kopardık

Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Standart Profil’de sendikaya üye oldukları için yüzlerce işçi işten çıkarılmıştı. İşçiler, sendika haklarının tanınması için 13 Mayıs’tan bu yana direnişte. Standart Profil’de yaşanan işçi kıyımı ve işçilere ne tür baskılar yapıldığını bu kez içeriden bir ‘ses’ anlatıyor.

Emine Uyar / Hasan Çavdar

Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Standart Profil’de sendikaya üye oldukları için yüzlerce işçi işten çıkarılmıştı. İşçiler, sendika haklarının tanınması için 13 Mayıs’tan bu yana direnişte. Standart Profil’de yaşanan işçi kıyımı ve işçilere ne tür baskılar yapıldığını bu kez içeriden bir ‘ses’ anlatıyor.   

Fabrikada işçilerin sendika üyesi olduğunu öğrenen patronların işçileri tek tek odalara çağırıp istifa etmeleri için baskı yaptığını bugüne kadar işçilerin ağzından defalarca haberleştirmiştik. İlk kez bu baskının nasıl yapıldığını fabrika müdürünün konuşmalarını haberleştiriyoruz. Haberimize konu olan konuşmalar istifa baskısı gören bir işçinin aldığı ses kaydından.

İşçilerin Petrol-İş Aliağa Şubesine üye olduklarını öğrenen fabrika yönetimi önce “Şov” amaçlı üye olsun olmasın çok sayıda işçiyi çıkarmış. Sonra daha “ince” çalışmaya başlayıp tek tek çağırdıkları işçilere, ailevi durumlarını, birbirleri ile olan ilişkilerini, haklarında çıkan “dedikodu”ları kullanarak baskı kurup iş birliği teklif etmiş. Üye olan işçi arkadaşlarını ihbar etmeleri yoksa ekmeklerinden olacakları söylenmiş.

Bir işçi ile yaptığı konuşma kayıt altına alınan Genel Müdür Sebahattin Karabulut’un söyledikleri gerçekten ibret verici. Odada tek başına görüştüğü işçi sendikaya üye olmadığını söyledikçe Müdür, “Olmuşsun” diyerek işçiyi baskı altına almaya çalışıyor. Müdür kendisini inandırması için işçiden açık tarihli istifa dilekçesi istiyor. İşçi ise hiçbir güvencesi olmadığını belirterek bunu kabul etmiyor.

‘EKMEĞİNDEN OLACAKSIN’

Müdür Karabulut, sendikayı karalamaya başlıyor… “Başınıza gelecek keneler var, bitler var. Onlar da sizinle beraber beslenecek, siz ne kadar tombullaşırsanız, maaşınız ne kadar artarsa onlar da o kadar büyük para alacak…”

Müdürün tehditleri şöyle devam ediyor; “Gecenin beşinde gelirim üçünde gelirim. Çakma rapor yazarım. Bana yönetimin verdiği bir şey var. Ben de bunun karşılığında para alıyorum. Nasıl sana tarif ettilerse bunu böyle yapacaksın diye bana da bir iş tarif edildi bunu yapıyoruz. Şunu çok iyi bil şu ana kadar kimseyi tutmadık.” Müdür ardından üye olanların ismini istiyor işçiden. İşçi söyleyemem deyince Müdür, “Bak söyleyemezsen ekmeğinden olacaksın onu sana söyleyeyim” diyor.

‘DEREYİ AKITACAKSIN’

Karabulut, “Şov olsun diye ilk baştan sağlam adam kopardık. İlk zamanlar şöyleydi; yan yana konuşmasında bile acımıyorduk” diyerek başlangıçta işçilere gözdağı vermek için çok sayıda işçiyi işten attıklarını belirtiyor. Düsturlarını da şu şekilde açıklıyor; “Her ay buraya 100 kişi girecek biz de Vestel gibi yapacağız. Eğer dereyi temiz tutmak istiyorsan akıtacaksın.”

ÇALIŞMA BAKANLIĞI BUNA NE DİYECEK?

Standart Profil Üretim Müdürü Sebahattin Karabulut’un konuşmasında geçen en çarpıcı bölüm ise Çalışma Bakanlığı ile ilgili olarak söyledikleri: “Sendika akıllıdır, üyelikleri kendi şubesinde toplar, belli bir sayıya geldikten sonra Çalışma Bakanlığına sunar. Çalışma Bakanlığında benim ajanım zaten hazır. Tıkır tıkır listeler öyle geliyor. Nasıl sendika başkanı para veriyorsa biz de veriyoruz. Ne yazık ki insanları satın almak çok basit. Sendika bir hata yapıp Çalışma Bakanlığına gönderdiği an bizim rutin aylık listemiz geliyor. Bu liste geldiğinde eğer karşıma çıkarsan o zaman S. Karabulut’u hiç bugünkü gibi görmeyeceksin. Seni tehdit ettim mi etmedim. O kıza söyle bugün saat üçte gidecek. Aklı varsa et telefonu buraya gelsin, benle anlaşsın.” 


HAMİLE EŞ ÜZERİNDEN BASKI

İşçiye nereli olduğunu soran Müdür, “Ne geliyorsa başımıza doğululardan geliyor” diyerek Kürt işçilerin ismini sayıyor. “C… denen çocuk sattı kendini, hanımı hamileymiş. Doğuma iki ay kala seni atsam ne yapacaksın dedim. Tam doğum esnasında sigortan bitecek. Ne yapacaksın dedim. Ben seni listeye çoktan aldım. Ben seninle niye bu konuşmayı yapıyorum? Ben hiçbir adamı daha konuşmadan atmadım işten. O kıza söyle. Ben konuştum dedim ki ya sendikadan istifa edeceksin mutlu mutlu çalışacaksın ya da istifanı vereceksin kıdemini ihbarını vereceğim, çoluğun çocuğun zor durumda kalmayacak dedim. Ben gönderdiğim elemanların hepsini böyle gönderdim. Çünkü hepsinin bir ailesi var.”
Sendikanın isteği üzerine temmuz ayında iş müfettişleri fabrikaya gelerek soruşturma yaptı. Soruşturmanın sonucunda eylül ayı başında işçilere baskı yapıldığı için fabrikaya 60 bin, Müdür Sebahattin Karabulut’a da 6 bin TL para cezası kesildi. (Manisa/EVRENSEL)

www.evrensel.net