Petrol-İş: Birleşik mücadele verilmeli

Petrol-İş: Birleşik mücadele verilmeli

Petrol-İş düzenlediği Genel Temsilciler Kurulunda kıdem tazminatının kaldırılmasına yönelik girişimler hatırlatıralarak, “Petrol-İş, bu saldırıya karşı sendikaların ve emek güçlerinin yerelliklerden başlayarak ortak bir zeminde, birleşik ve etkili bir mücadele vermesi için çağırıcı olacak ve inisiyatif alacaktır. Petrol-İş bu perspektifle böyle bir mücadelenin örgütlenmesi için gerekli çalışma ve hazırlıklara başlamıştır. Kıdem tazminatı düzenlemesi ile çocuklarımızın geleceğine ipotek konmasına asla izin vermeyeceğiz” denildi.

Petrol-İş Sendikası düzenlediği Genel Temsilciler Kurulunda kıdem tazminatının kaldırılmasına yönelik girişimler hatırlatıralarak, “Petrol-İş, bu saldırıya karşı sendikaların ve emek güçlerinin yerelliklerden başlayarak ortak bir zeminde, birleşik ve etkili bir mücadele vermesi için çağırıcı olacak ve inisiyatif alacaktır. Petrol-İş bu perspektifle böyle bir mücadelenin örgütlenmesi için gerekli çalışma ve hazırlıklara başlamıştır. Kıdem tazminatı düzenlemesi ile çocuklarımızın geleceğine ipotek konmasına asla izin vermeyeceğiz” denildi.

Petrol-İş’in genel merkez yöneticilerinden işyeri temsilcilerine kadar 550 kişinin katıldığı Genel Temsilciler Kurulu geçtiğimiz haftasonu Antalya’da yapıldı.
Genel Temsilciler Kurulu adına yazılı bir açıklama yapan Petrol-İş Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın, sermayenin talepleri doğrultusunda AKP Hükümetinin kıdem tazminatını kaldırmaya çalıştığını kaydetti.  

MÜCADELE HAZIRLIKLARI BAŞLAMALI

Türkiye’de işçi ve emekçilerin elinde kalan son kazanımlardan birisi olan kıdem tazminatı hakkının gasp edilmesine dönük bu düzenlemeye karşı olduklarını belirten Öztaşkın, “Kıdem tazminatında fon sistemine geçilmesi, tazminat hesabına konu gün sayısının düşürülmesi vb. her türlü öneriye karşıyız. Kıdem tazminatında mevcut sistemde iyileştirmeler yapılmasını talep ediyoruz” dedi.

Türk-İş’in kıdem tazminatına yönelik bir saldırı durumunda “Genel grev kararı” olduğunu hatırlatan Öztaşkın, Petrol-İş’in de bu karar doğrultusunda her türlü grev, direniş ve mücadeleye hazır olduğunu belirterek, “Petrol-İş, bu saldırıya karşı sendikaların ve emek güçlerinin yerelliklerden başlayarak ortak bir zeminde, birleşik ve etkili bir mücadele vermesi için çağırıcı olacak ve inisiyatif alacaktır. Petrol-İş bu perspektifle böyle bir mücadelenin örgütlenmesi için gerekli çalışma ve hazırlıklara başlamıştır. Kıdem tazminatı düzenlemesi ile çocuklarımızın geleceğine ipotek konmasına asla izin vermeyeceğiz” dedi.

TAŞERONU İŞYERLERİNDEN TEK TEK KOVACAĞIZ

Kıdem tazminatının fona devredilmesi ile birlikte Ulusal İstihdam Stratejisi'nin bir parçası olarak taşeron istihdamını kısıtlayıcı yasal engellerin kaldırılması, özel istihdam bürolarına geçici iş sözleşmesi yapma hakkının verilmesi ve yeni esnek çalışma biçimleri gündeme getirildiğini belirten Öztaşkın, taşeronun yayılmasını tek tek işyerlerinden başlayarak engel olacaklarını, modern kölelik uygulamalarına karşı duracaklarını kaydetti.

Öztaşkın, “Medyada ‘kadınlara yeni haklar geliyor’ denerek lanse edilen Kadın İstihdam Paketi de, kadın emekçiler için bir güvencesizleştirme ve yoksullaşma paketi anlamına gelmektedir. Bu bir hak paketi değildir, ücretli kadın emeğini, düzenli, güvenceli, sendikalı işlerden, kısmi zamanlı düşük ücretli, esnek işlere sürme ve eve hapsetme operasyonudur. Bu paketle kadınlara güvencesiz, kısmi zamanlı, çağrıya bağlı işler dayatılmaktadır” diye belirtti.

SENDİKAL HAREKET DEĞİŞMELİ

“Sendikaların yerine getirmesi gereken toplumsal sorumluluklarının, emeğe dönük saldırılara yanıt üretilmesi ve yeni bir örgütlenme dinamizminin ortaya çıkması için, sendikal harekette derhal yenilenme ve değişim politikaları hayata geçirilmelidir. En büyük işçi konfederasyonu Türk-İş'in temsil ettiği anlayış, böylesi bir yenilenmenin önündeki en büyük engellerden birisidir. Türk-İş'te yıllardır ısrarla sürdürülen teslimiyetçi, anti-demokratik, sınıfsal bakıştan uzak anlayış, bugün konfederasyonu suskun ve hareketsiz bırakmış, sınıf gündemlerine sessiz kalmasına yol açmıştır. Türk-İş'te gerçekleşen yönetim değişikliği, bu tabloyu değiştiremez. Konfederasyonda aslolan anlayışın değiştirilmesidir” diyen Öztaşkın, Türk-İş’e bağlı 10 sendikanın olduğunu Sendikal Güç Birliği Platformunun da amaçlandığı gibi daha etkili ve kapsayıcı hale gelememesi ise ne sendikal hareketin yenilenme ne de emek güçlerinin dayanışma ihtiyacını ortadan kaldırmayacağını, aksine SGBP'nin hedeflerini güncelleyerek daha dinamik bir yapıya kavuşması gerektiğini söyledi.

ÇÖZÜM SÜRECİNİ DESTEKLİYORUZ

Petrol-İş Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın: Emeğin hak mücadelesi ile demokrasi, barış ve özgürlük mücadelesi birbirinden ayrılamaz. Herkesin baskılar karşısında sustuğu dönemlerde, toplumsal sorumluluğu ve demokrasi anlayışı gereği gerçekleri dile getiren sendikamız, bu uğurda bedel ödemekten de hiç çekinmemiştir. Bugün ise anaların artık ağlamaması, ülkemizin gençlerinin ölmemesi ve çatışmaların son bulması amacıyla başlatılan Çözüm Süreci'ni de desteklemektedir. Kürt Sorunu'nun çözüme kavuşması için toplumsal birlikteliğimiz ve ülke bütünlüğümüzü gözeten, demokratik hak ve özgürlükleri genişleten her türlü adıma, bir sınıf örgütü olarak katkı sunacağımızın altını bir kez daha çizmek istiyoruz.

Ülkemizde Kürt Sorunu'ndan, demokratik hak ihlallerine, örgütlenmenin önündeki engellerden, sosyal ve ekonomik hakların tırpanlanması sürecine, yaşanan sorunların çözümü için öncelikle Anayasa değiştirilmelidir. Çalışma hakkı başta olmak üzere, iş güvencesi, sağlık, eğitim, konut, örgütlenme, siyaset yapma hakkı öncelikle güvenceye alınmalı, sendikal hak ve özgürlükler herhangi bir kısıtlamaya gidilmeden tanınmalı; özelleştirme, esnek çalışma ve taşeronlaştırma yasaklanmalıdır. İşkolu barajları ve grev yasaklarını kaldırarak sınırsız örgütlenme, toplusözleşme ve grev hakkını da içeren, yeni ve demokratik bir anayasa yapılmadıkça demokratikleşmeden söz etmek mümkün değildir. (İstanbul/EVRENSEL)
 

www.evrensel.net