\

'Birbiriyle yarışan kentler' tehlikesi

TMMOB Adana İl Koordinasyon Kurulu Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda Yerel Yönetimler ve Kent Paneli düzenledi. Tüm gün süren panelin ilk oturumunda, ‘İktisadi ve Siyasi Boyutuyla Yerel Yönetimler, ‘Kentsel Dönüşüm ve Yerel Demokrasi’ konuyarı tartışıldı.

TMMOB Adana İl Koordinasyon Kurulu Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda Yerel Yönetimler ve Kent Paneli düzenledi. Tüm gün süren panelin ilk oturumunda, ‘İktisadi ve Siyasi Boyutuyla Yerel Yönetimler, ‘Kentsel Dönüşüm ve Yerel Demokrasi’ konuyarı tartışıldı.

Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Aziz Konukman, Kapitalizmin kriz içerisinde olduğunu, krizin sonucunun bu sefer kentlerin pazarlanması, metalaşması olduğunu söyledi.  Birbiriyle yarışan kentler diye bir olgunun ortaya çıkmasının insanları tehlikeli bir noktaya götürdüğünü belirten Konukman, kentsel dönüşüm, eğitim ve sağlık kampüsleri gibi düzenlemelerin kentlerdeki metalaşmanın projelendirilmiş hali olduğunu ifade etti.

Bu projeler sunulurken devrimci bir dilin kullanıldığına dikkat çeken Konukman, halkın katılımı gibi kavramlarla halkı dışlayan bu projelerin halkın yararınaymış gibi gösterildiğini söyledi. Kentlerin sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda yönetildiğini dile getiren Konukman, Beton üzerine sermaye birikim modeli olan kentte fabrikaların yerini AVM’lerin aldığını, rant alanı olarak görülen yaşam alanlarından emekçilerin kovulduğunu söyledi.

3-5 AĞAÇ YETTİ

Yerel yönetimlerle ilgili birçok çalışması bulunan Mersin Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümünden Doc. Dr. Ulaş Bayraktar, halkı dışlayarak gelişen kentleşmeyi “edepsiz kentleşme” olarak tanımladı. Kentlerde insanın ya gettolarda kapalı bir şekilde yaşadığını ya da korunan, kameralı sitelerde oturduğunu söyleyen Bayraktar, kilidin içerden ya da dışardan kapatılması arasında bir fark olmadığını ifade etti.

Toplumsal müştereklik yanında alternatif belediyecilik için teknik ve kurumsal müştereklikler de olması gerektiğini ifade eden Bayraktar, akademisyenler ve meslek örgütlerinden belediyelerin faydalanması gerektiğini ifade etti.

PROJE DEĞİL, PROGRAM

Taksim Dayanışması üyelerinden Mimar Mücella Yapıcı, Gezi direnişi ve Suriye gündemleriyle sıkışan iktidarın imdadına yerel yönetimlerin yetiştiğini dile getirdi.
İçinde belediye başkan aday adaylarının da bulunduğu izleyicilere, ‘Yatırım bütçesinin dahi küresel şirketler tarafından yönlendirildiği dünyada artık yerel yönetim mi kaldı?’ diye soran Yapıcı, merkezi yönetimin vesayetinde olan yerel yönetimlerinin örgütlü, cinssiz, mezhepsiz, tek ses olan küresel sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda yönetildiğini ifade etti.
Gezi’nin projesinin olmadığını dile getiren Yapıcı, antidemokratik, rantçı, insan haklarına aykırı projelere karşı çıktıklarını, Gezi’de yaşanaların proje değil örgütlenme olduğunu söyledi.

Öğleden sonraki oturumda Fatsa, Nilüfer belediyeleri deneyimi ve Metin Yeğin’in sunumuyla dünya yerel yönetim örnekleri verildi. (Adana/EVRENSEL)

www.evrensel.net