10 Kasım 2013 09:15

Yaşam savunucuları Ege Çevre Kurultayında buluştu

Ege Çevre Kurultayı Turgutlu’da yapıldı. Turgutlu Lisesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen Kurultaya Ege Bölgesi’nden ve ülkenin dört bir yanından yaşam savunucuları katıldı.

Paylaş

Ege Çevre Kurultayı Turgutlu’da yapıldı. Turgutlu Lisesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen Kurultaya Ege Bölgesi’nden ve ülkenin dört bir yanından yaşam savunucuları katıldı. TURÇEP Sözcüsü Yıldız Aktaş’ın açılış konuşmasının ardından platformdan Metin Sert, Çaldağı’ndaki nikel madeni karşıtı mücadele ile ilgili kısa bir sunum yaptı. Sert, nikel madeninin işletilmesi durumunda 15-20 yıl sonra Gediz Vadisinde yaşamın kalmayacağını dile getirdi. Sert, kurultaydaki mücadele kararlılığının bir çığ gibi büyüyerek ülkeyi saracağına inandıklarını dile getirdi.

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayfun Özkaya tarımda yapılan yanlış politikaları ve bunların uluslararası sermaye ile ilişkilerini anlattı. Özkaya, sadece bizim gibi ülkelerde değil, emperyalist ülkelerden ABD ve Kanada’da da tarımla uğraşan emekçilerin sömürüldüğünü belirtti. Sistem nereye gidiyor sorusuna Özkaya, GDO örneğinde olduğu gibi yaratıcı yıkıcılıktan yıkıcı yaratıcılığa doğru bir gidiş olduğunu dile getirdi.

Yerel tohumun yasaklandığını ama çoğumuzun bunun farkında olmadığını belirten Özkaya, “2006 yılında çıkan Tohumculuk Yasası biraz akışına bırakılarak gevşek tutuyorlar. Kurbağayı haşlama yönteminde olduğu gibi halkın alışmasını sağladıktan sonra uygulamaya geçecekler, İzmir’in bazı pazarlarında köylülere ‘artık tamam bu sene son artık getirmeyeceksiniz’ demeye başladılar” diye konuştu.

Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Beyza Üstün yaptığı çerçeve sunumunda sermayenin krize girdikten sonra bundan kurtulmak için tüm yaşama saldırdığını dile getirdi. Üstün, “Son krizlerinde ise doğrudan doğayı metalaştırmak istiyorlar. Örneğin suyu paketliyorlar. Yapabileceğimiz bu saldırıdan yenik düşecekler adına, hepimiz, tüm ekosistem adına mücadele edebilirsek ve bir başka yaşam şeklini örebilirsek, bizim karşımızda durmaları mümkün değildir. Tüm canlıların yaşam hakkını savunduğumuz için mücadelemiz meşrudur, hukukidir” diye konuştu.

Kurultayın öğleden sonraki bölümünde ise yerellerden gelen yaşam savunucuları bölgelerindeki direnişleri aktararak, diğer direnişlerle nasıl birleşileceği konusunda görüşlerini dile getirdiler. (İzmir/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

Türk-İş: Kıdem tazminatını gasp ettirmeyeceğiz

SONRAKİ HABER

Memurların zam pazarlığında yasal süre doldu, uzlaşma sağlanamadı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa