Ev basan polisler kadını neden korumuyor?

Ev basan polisler kadını neden korumuyor?

HDK İstanbul Meclisi, Başbakan’ın öğrenci evlerine ilişkin açıklamalara tepki gösterdi. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu da, hükümeti protesto etti.

 

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) İstanbul Meclisi, Taksim Tünel Meydanında, bir araya gelerek Başbakan’ın öğrenci evlerine ilişkin açıklamalara tepki gösterdi. Sık sık, “Batsın batsın ahlakınız batsın”, “Genel ahlak kimin ahlakı”, sloganlarının atıldığı eylemde, açıklamayı Berfin Azdal okudu. İçişleri Bakanı Muammer Güler’in terörle mücadele boyutuyla denetim yapacakları yönündeki açıklamalarını da eleştiren Azdal, “saldırı sadece özel yaşamımıza değil, toplumsal muhalefetin kendisinedir. Bu açıklama devrimcilere dönük eskiden beri devam eden devlet aklını da açıklıyor” dedi.   

EV BASMAYA GELİNCE POLİS VAR! 

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu da, Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelerek hükümeti protesto etti. Eylemde ortak açıklamayı okuyan İlknur Delice, her geçen gün kadına yönelik şiddetin arttığına dikkat çekerek, “Kadına yönelik şiddeti, ölümü görmezden gelen hükümet, öğrencileri evliliğe teşvik etmek için kampanyalar yürütüyor. Kadınları korumak için “yeterince polisimiz yok” diyen hükümet, öğrenci evlerini denetlemek için tüm imkanlarını seferber edeceğini belirtiyor. Hükümet bunlarla uğraşırken 3 kadın daha hayattan koparıldı” diye tepki gösterdi. (İstanbul/EVRENSEL)

 


 

'AKP AHLAK BEKÇİLİĞİNİ KADIN BEDENİ ÜZERİNDEN YÜRÜTÜYOR'
 
BDP Kadın Meclisleri, Başbakan Erdoğan'ın başlattığı "erkek-kadın öğrenciler aynı evde kalamaz" tartışmalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, AKP hükümetinin otoriter ve baskıcı yapısını, ahlak bekçiliği adı altında kadın bedeni üzerinden yürüttüğü belirtilerek, "Türkiye'nin bir kadın mezarlığı haline gelmesi, kadın katliamlarının, tecavüzlerin ve cinsel istismarların korkunç boyutlara ulaşması AKP politikalarından bağımsız değildir" denildi. Açıklamada şunlar aktarıldı: "Başbakan en son kızlı erkekli kalınan evlere müsaade etmeyeceklerini ve bunu engelleyeceklerini, bunun için gerekli yasal düzenlemeleri çıkaracaklarını söyleyip, bunun gerekçesi olarak da gelen şikâyetleri öne sürmektedir. Birincisi, kızlı erkekli kalınan evlere müdahale edilmesi yasalara aykırı olduğundan bu müdahale için yeni yasal düzenlemeler çıkaracaklarını zaten kendileri kabul etmektedir. İkinci olarak, hiçbir gerçekliği bulunmayan ve bahane olarak öne sürülen 'gelen şikâyetler' söylemi hiç inandırıcı değildir. Madem gelen şikâyetler dikkate alınıyor, o zaman bu ülkede katliam boyutuna ulaşmış kadın cinayetleri, her gün onlarca çocuğun cinsel istismara uğraması ve ülkedeki insan hakları ihlalleri şikâyetleri neden dikkate alınmıyor."
 
'SÖYLEM VE UYGULAMALAR EN ÇOK KADINI MAĞDUR ETMEKTEDİR'
 
Bir Başbakan'ın iki dudağı arasından çıkan her sözün yasallaşmasının bir ülkedeki en anti-demokratik uygulama olduğunun altı çizilen açıklamada, "Muhafazakâr demokratlık söylemi tam bir aldatmacadır. AKP hükümetinin iktidarı boyunca en anti-demokratik uygulamalar, 'demokrasi' kelimesi kullanılarak hayata geçirilmiştir" denildi. Bu anti-demokratik söylem ve uygulamaların en çok kadınları mağdur ettiğine dikkat çekilen açıklamada, "Şimdiye kadar kadınların gerçek sorunlarıyla, kadın katliamlarıyla, kadına yönelik her türlü cinsel ve fiziksel şiddet ile ilgili tek kelime söylemeyen ve bunlardan rahatsız olup bu konuda gereğini yapmayan Başbakan, ne zaman kadın veya kız kelimelerini kullanırsa, kadınlar açısından bir hak ihlali ortaya çıkmaktadır" diye kaydedildi.
 
Muhafazakâr demokratlık söylem altındaki anti-demokratik, cinsiyetçi ve geri zihniyetin buyruklarının kabul edilmeyeceği belirtilen açıklamada, "Bu tür söylem ve buyruklarla kadının iradesini kırmak hedeflenmekte ve namus cinayetleri, kadın katliamları körüklenmektedir. AKP hükümeti kadın bedeni üzerinden politika yapmaya, toplum mühendisliğinden ve ahlak bekçiliğinden bir an önce vazgeçmelidir" denildi. (Ankara/DİHA)
www.evrensel.net