08 Kasım 2013 06:00

Ciğer kediye, kuzu kurda emanet edildi

Tüketicilerin Korunması Hakkında Kanun Tasarısı Meclis Genel Kurulunda görüşülüyor. Tasarıdaki bu düzenlemeleri ve mevcut durumu Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Turhan Çakar ile konuşuyoruz.

Ciğer kediye, kuzu kurda emanet edildi

Fotoğraf: Emrah Yorulmaz/AA

Paylaş

Birkan Bulut

Tüketicilerin Korunması Hakkında Kanun Tasarısı Meclis Genel Kurulunda görüşülüyor. Tasarının ismine bakıldığında tüketicilerin ve derneklerinin oldukça keyifli olmasını beklersiniz. Ama böyle değil. Tasarının hazırlık sürecinde görüşlerinin alındığını belirten tüketici örgütleri, buna rağmen taleplerinin hiçbirisinin tasarıya yansımadığını söylüyor. Talepler bir yana; tüketicileri mağdur eden düzenlemelerin yasal altyapıya kavuştuğunu düşünüyorlar. Tasarıdaki bu düzenlemeleri ve mevcut durumu Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Turhan Çakar ile konuşuyoruz.

Meclis Genel Kurulunda görüşülen kanun tasarına temel itirazlarının neler?

Yasa tasarısında, tüketicinin tanımından başlayarak birçok madde vatandaşın aleyhinde. Mevcut yasa tasarısındaki tüketici tanımı daraltıldı. Tüketici örgütlerinin talepleri de tasarıda dikkate alınmadı. En önemli sorun da mevcut yasada olmadığı halde bankaların ücret, komisyon gibi  faiz dışı gelirleri alması yasal güvence altına alınmıştır. Şu an bankaların aldığı yaklaşık 70 kalem ücret var ki; biz tüketiciler olarak bu ücretlere “Deli Dumrul ücretleri diyoruz”. Bu konuda hangi ücretlerin alınacağı ve ne kadar alınacağı Bankacılık Düzenleme ve Denetim Kuruluna (BDDK) verilmiştir.

Bunun nasıl bir sakıncası var?

BDDK bugüne kadar hep bankalardan yana tavır almıştır. Biz de diyoruz ki, ciğer kediye, kuzu kurda teslim edilmiştir. Bankaların tüketiciden aldığı faiz dışı gelirler de çok yüksek. 2012 yılında bankaların elde ettiği toplam faiz dışı gelir 14 milyar lira civarında. Bu tasarıyla bu haksız gelirler yasal güvence altına alınmıştır.
Tasarının ilk halinde bankalar tüketiciden yıllık kart aidatı, dosya masrafı, yeniden yapılandırma ücreti, hesap işletim ücreti gibi ücretlerin alınamayacağı belirtiliyordu. Biz bunun yetersiz olduğunu söylemiştik. Ancak bu madde hem kaldırıldı, hem de “alınamaz” ifadesinin yerine “alınabilir” denildi. Bu tasarı bu haliyle geçerse bankaların soygunu artacaktır. “Deli Dumrul ücretleri” yasal garanti altına alınacaktır.

Siz bu konuyla ilgili Başbakan Erdoğan’a bir mektup da göndermiştiniz...

Başbakan birkaç konuşmasında faiz dışı gelirlere karşı olduğunu söylemişti ve bankaların tüketicileri mağdur ettiğini ifade etmişti. Bu nedenle Başbakana mektup gönderdik. Başbakan faiz dışı gelirlere karşı olduğunu söylerken, bu gelirlerin yasal güvence altına alınması çelişkidir.
Bunun dışında tüketicinin aldığı ayıplı mal ve hizmetlerden dolayı getirilen haklar mevcut yasadan geri bir şekilde, tüketicinin hak araması konusunda muğlak ifadeler kullanıldı. Bu da önemli bir tehlike. Bu ifadeler yerine herkesçe anlaşılabilecek net ifadeler kullanılmasını istedik.

MEVCUTTAN DAHA GERİ

Reklam kurullarında sendika ve meslek örgütlerinin temsilcileri çıkartılıyor. Bu uygulamayla ne gibi sıkıntılar doğacaktır?

Mevcut yasada reklam kurulu üye sayısı 26 kişi. Yeni yasa tasarısında bazı kurum temsilcileri reklam kurullarından çıkartılmış. İşçi ve memur sendikaları, meslek odaları, TTB, Eczacılar Birliği, Türk Diş Hekimleri Birliği temsilcileri mevcut yasada reklam kurullarında yer almayacak ve kurulun üye sayısı 26’dan 11’e düşecek. Bu temsilcilerin reklam kurullarında olmadığı bir yasa kabul edilirse aldatıcı ve istismar edici reklamların önü açılacaktır.

Mesela?

Örneğin sağlık konulu reklamları da Reklam Kurulu kapsamından çıkarttılar ki; sağlık alanında oldukça fazla aldatıcı reklam var. Bu reklamların reklam kurullarına gelmeyip Sağlık Bakanlığının inisiyatifine bırakılması çok sakıncalı bir şey.

Ürünlerin belli bir miktardaki numunelerinin tüketici örgütleri tarafından incelenmesini istiyoruz. Ücretsiz analiz edilmesi gibi bir talebimiz de var. Tüketici örgütlerinin etkin olması, Türkiye’de güçlü bir tüketici bilincinin oluşması ve kalite malların kullanılabilmesi açısından tüketici örgütlerine bütçeden ödenek de verilebilmeli. (Ankara/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

Meğer hep hesaplama metodolojisiymiş!

SONRAKİ HABER

BUDO'dan sefer iptalleri

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa