Madde bağımlılığı

Madde bağımlılığı

Kardelen Kadın Merkezi olarak Bağlar gibi göç alan bir yerde madde bağımlılığına çok sık rastlıyoruz. Yüksek oranlar olmamakla birlikte kadınlarda madde kullanımı varsa mutlaka fuhuş da bu duruma eşlik ediyor. Yani kadınlar genelde maddeye, fuhuşa zemin hazırlamak için başlatılıyorlar. Kadın-madde-fuhuş üçgeni, kadına tecavüz kültürünün bir parçası haline geliyor. 2000’li yılların başında Diyarbakır, çocuk fuhuşu ve madde bağımlılığında Türkiye’de birinci sırada geliyordu. Kendi örgütlü mücadelemizle buna son vermek için çok çalıştık ve hâlâ çalışıyoruz.

-SAĞLIK-

Psikolog Dr. Eda Erdener
 
Kardelen Kadın Merkezi olarak Bağlar gibi göç alan bir yerde madde bağımlılığına çok sık rastlıyoruz. Yüksek oranlar olmamakla birlikte kadınlarda madde kullanımı varsa mutlaka fuhuş da bu duruma eşlik ediyor. Yani kadınlar genelde maddeye, fuhuşa zemin hazırlamak için başlatılıyorlar. Kadın-madde-fuhuş üçgeni, kadına tecavüz kültürünün bir parçası haline geliyor. 2000’li yılların başında Diyarbakır, çocuk fuhuşu ve madde bağımlılığında Türkiye’de birinci sırada geliyordu. Kendi örgütlü mücadelemizle buna son vermek için çok çalıştık ve hâlâ çalışıyoruz.  
Biz biliyoruz ki göçle metropollere gelen işsiz erkekler önce kullanmak sonra satmak suretiyle madde kullanımını yaygınlaştırıyorlar. Madde satışı bir meslek haline getirilmiş ve polis tarafından buna göz yumulmuştur. Madde satışı neredeyse Kürtleştirilmiştir. Bir ailede biri siyaseten cezaevinde, biri yurtdışında sürgünde, biri de uyuşturucu bağımlısı oluyor. Madde kullanan erkek, irade ve kontrolü ortadan kalktığı için kadına ve çocuğa şiddeti daha çok uyguluyor, özellikle ensest vakalarında karşımıza madde kullanan abi ve baba çıkıyor.
HIRSIZLIĞA, FUHUŞA, ÇETELEŞMEYE GİDEN YOL
Uyuşturucu maddeler arasında en çok kullanılan madde, esrar ve kimyasal ilaçlardır. Bir dönem uçucu maddeler (bali, tiner) yaygındı. Şimdi ise hemen her köşe başında her parkta esrar kullanılıyor. Plaka halinde satılan bu esrarlar sade ot şeklinde değiller, içlerine bağımlılık yapıcı kimyasal madde de ekleniyor. Böylece çok çok ucuza, bir çocuğun harçlığıyla bile alınabilen esrara bağımlı yapılıyor. Fiyat sonra arttırılıyor böylece çocuk hırsızlığa, çeteleşmeye, fuhuşa itiliyor. Aslında rakamlara yansımasa da sokaktaki erkek çocuklar da ciddi anlamda fuhuşa itiliyor ama genelde hırsızlık gasp gibi suçlarda kriminalize oluyorlar.
Uyuşturucu ile mücadele bu sebeple sadece bir genci kurtarma meselesi değil, çeteleşmenin ve mafyanın karşısına dikilme meselesidir. Mücadele çok boyutludur. Genç çevresinden koparılmadan, aynı muhitte tutularak, bağımlılıktan kurtulması neredeyse imkânsız.

ERKEN YAŞLARDA BAŞLANIYOR
Uyuşturucu madde kullanımı genellikle erken yaşlarda başlar. Başlama yaşı ne kadar küçükse bağımlılık riski de o kadar artar.
Bilinmesi gereken şudur ki “Madde Alt Kültürü” dediğimiz bir olgu mevcuttur. Yani madde tek başına keyif için ya da dertleri unutmak için kullanılmaz. Madde, belirli bir gruba ait olmak, o grubun değerlerini benimsemek, ailede göremediği ait olma duygusunu bu grup içinde yaşamak için kullanılır. Bu nedenle ailenin değerleri olmalıdır. Aile çocuğunun madde kullandığını öğrendiğinde duygusal yıkım, birbirlerini suçlama, öfke, panik, şiddet, korkutma ve tehdit eğilimi gösterirler. Ebeveynler çocuk için birbirlerini suçlamak yerine, ailece kenetlenmelidir. Anne babanın çocukları ile uyuşturucu maddeler hakkında konuşmaları, bu konuda bilgili olmaları gerekir. Çocuğu eğitmek için koyulan kurallar birbiriyle tutarlı ve uygulanabilir olmalıdır. Çocuk kendini açtığında, aile duyacaklarına hazır olmalıdır.
 
AİLELERE ÖNERİLER
      Çok sert bir tutumla yaklaşmayıp, çocuğunuza karşı sevgi ve yakınlığınızı devam ettirin.
      Daha fazla zaman ayırın ve kendine güven duyması için çaba sarf edin.
      Olumlu davranışlarını destekleyip ona cesaret verin.
      Bu durumdan dolayı ne kadar üzgün ve kaygılı olsanız da güçlü ve kendinden emin olun.
      Önce siz bu konuda uzman biriyle konuşun.
      Daha sonra maddenin zararları, doğuracağı olası kötü sonuçları ile ilgili öğrendiklerinizi çocuğunuzla paylaşın.
      Aile içi yaşantının düzen ve şartlarını gözden geçirip gerekiyorsa değişiklikler yapın.
      Çocuğun kötü ününü geride bırakmak için, muhit ve okul değiştirmek yararlı olabilir.  
      Çocuk zor durumda diye onun sorumluluk ve yükümlülüklerini üstlenmeyin.
      Okulu, öğretmeni ve arkadaşları gibi samimi olduğu kişi ve kuruluşlarla iletişim kurup, işbirliği yapmaya çalışın.
      Bağımlının kendisi bağımlı olduğunu kabul etmediği için tedaviye başlamak güçtür. Bu nedenle önce kendisinin tedavi olmayı istemesi ve tedavi olabileceğine inanması çok önemlidir.
      Ailenin tedaviye katılımı ile madde kullanımında yineleme oranının azaldığını ortaya koymaktadır.
      Gerek tedavi sırasında gerekse tedavi sonrasında ailenin gösterdiği destek iyileşmeyi kolaylaştırır.
      İlk hastane ziyaretinde mutlaka yanında olunmalıdır. Hastaneye yatmaya karar verirse desteklemek gerekir.
      Madde bırakıldığı zaman gözlenen yoksunluk dönemi, bağımlı kişi için çok zor bir dönemdir.
      Aynı yaşam şartları ve çevre oldukça, maddeye yeniden başlamak olasıdır.
      Genç, spora, hobiye ve işe yönlendirilmelidir. Adrenalin seviyesini artıran aktivitelerin uyuşturucuyla aynı etkiyi yaratabildiği bilinmektedir.
      Çocuğun ve ailenin sürekli uzmanlarla işbirliği içinde olması, maddeden korunmasını sağlar.
 

www.evrensel.net