Taciz ve şiddet münferit değil

Taciz ve şiddet münferit değil

Mamak’ta liselerde kadına yönelik şiddet anketi yapıldı. Anket sonuçları arasında çarpıcı bilgiler var. Sokakta, otobüste kimi zaman sözlü kimi zaman ise fiziksel tacizlere uğrayan genç kadınların sayısı yüzde 85’lere varıyor.

Mamak Liseli Genç Kadınlar

Mamak’ta liselerde okuyan kadın arkadaşlarımızın okulda, evde, sokakta şiddete maruz kalma durumlarını, şiddete uğradıklarında ne tepki verdiklerini anlayabilmek için bir anket çalışması yaptık. Mamak’taki dört lisede 200’den fazla kişi ile yaptığımız anketle, ailesinden, sevgilisinden şiddet gören, yolda yürürken otobüslerde dahi cinsel, sözlü tacizlere maruz kalan çok sayıda liseli arkadaşımızın olduğunu gördük. Bununla beraber genç kadınların kimi zaman susup kaldığını, kimi zaman da dilenen özürleri kabul ederek konunun kapatıldığını gördük.
Anketimizde isim veya iletişim bilgileri istemedik, çünkü anketi rahatça ve güvenerek doldurmalarını istedik. Bir anket bile olsa, öyle bir toplum baskısına maruz kalıyoruz ki sanki biz bir insanı dövmüşüz, sanki biz taciz etmişiz gibi ismimizi vermeye utanabiliyoruz.

ŞİDDETE MARUZ KALDIĞIMIZDA SUSUYORUZ
“Hiç şiddete maruz kaldınız mı?” sorusuna %33’lük bir kesimin yanıtı “Evet” oldu. Bunların %23’lük kesim ailesinden, %10’luk kesim ise erkek arkadaşından şiddet gördüğünü ifade etmiş. Ankette tabi fiziksel şiddetin yanı sıra duygusal şiddet, sözel şiddet gibi  seçeneklerimiz de vardı. Anket sonuçlarına göre, şiddetin hangi türü olursa olsun, şiddete maruz kalındığında verilen tepkilerin birbirine benzer olduğunu gördük: “Sustum” ve “Özür diledi ve barıştım”.
Anketimizde liselilere daha önce tacize maruz kalıp kalmadıklarını da sorduk. % 85’lik bir kısmı “evet” dedi. Aslında bu oran bizi şaşırtmalı mı bilemiyoruz. Çünkü her gün gazetelerde, televizyonlarda yaşıtlarımıza yapılan cinsel saldırıları izliyoruz. Ve bununla birlikte devletin yaptığı açıklamaları, desteklemekten beter hareketleri, “rızası var” sözünü, “reşit olup olmamak önemli değil” gibi sözleri duyuyoruz.
Yaptığımız anket sonuçlarına göre %15’lik kısım ailesinden gördüğü duygusal, sözel, fiziksel tacizlere karşı sesini yükseltemiyor. Öyle ki aileden görülen tacizlere karşı, “Sustum” yanıtı en çok aldığımız cevap. % 35’lik kısımda ise sevgilisinden gördüğü sözel, fiziksel, cinsel, duygusal tacizlerde kimi zaman bir özürle her şey bitiyor, kimi zaman ise sessiz kalmak tercih ediliyor.
Anketi cevaplayanların %35’i sevgilisinden ve ailesinden şiddete maruz kalmanın yanı sıra sokak ve otobüste de tacize uğradığını söyledi. Yani toplamda sokaktaki sözlü tacizlere, otobüste kimi zaman sözlü kimi zaman ise fiziksel tacizlere uğrayan genç kadınların sayısı % 85’lere varır durumda. Anket sonuçlarına baktığımızda ise, bu şekilde tacize maruz kalanlardan sadece bir tanesi “tartıştım” diyebilmiş, maalesef bu yanıt dışındaki bütün yanıtlar “sustum”.

Devlete güven yok

Yaptığımız ankette de anladık ki liseli kadınlar gündemi takip eden aynı zamanda özellikle devletin kadın bedeni üzerindeki baskısının farkında olan kadınlar. Öyle ki, devletin kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz konusunda yeterli önlemler aldığını düşünüyor musunuz? dediğimizde %90’lık kısımdan “Hayır” yanıtını aldık.
Yani liselere baktığımızda liseli kadınlar olarak yaşıtlarımızın hatta kimi zaman daha küçük yaşlardaki arkadaşlarımızın tecavüz sonrası yaşadıkları bir yana, bir de hakkını aramaya gittiği mahkeme salonlarında “rızası var” gibi yakıştırmalarla psikolojik açıdan daha da yıpranmasını, bir de devletin eliyle tacize uğramasını istemiyoruz. Biz “açık giyinirseniz tabii ki tecavüze uğrarsınız” gibi yaklaşımları kabul etmiyoruz. Ve devletin gerek aile içi şiddet gerekse tecavüz davalarında tarafsız olduğuna inanmıyoruz.

Kadını aşağılayan deyimlerin etkisi
Tabii ki olayların bu kadar artmasında devlet kadar, toplumda yerleşik kimi anlayışların, alışılmış durumların da payı vardır. Buradan yola çıkarak arkadaşlarımıza “Dişi köpek kuyruk sallamazsa erkek köpek gelmezmiş” gibi deyimler ne kadar doğrudur? Yani kadın şiddete tecavüze maruz kalmışsa bunda kadının payı var mıdır?” diye bir soru sorduk. %58’lik kısım “Bu tür deyimler yanlıştır, kadının payı yoktur” demiş olsa da %13’lük kısım deyimlere hak vermiş, %29’luk bir kısım ise “fikrim yok, kadına göre değişir” gibi yanıtlar vermiş.
İşte öyle bir şey ki toplum baskısı, bizi aşağılayan, 13 yaşındaki arkadaşımıza tecavüz edildiğinde suçluları aklayan bu cümle karşısında “kadına bağlı” gibi kelimelere sığınabiliyoruz.

Daha çok bilgi almak istiyorlar
Anketimizin son sorusu ise “Yukarılardaki konularda daha fazla bilgi almak, bu konulardaki panel söyleşi ve eğitimlere katılmak ister misiniz?” oldu ve tam olarak % 47 Evet,  % 43 Hayır yanıtı aldık. Ama bizce % 47 gayet iyi bir yüzde. Bu yüzden de önümüzdeki haftalarda okullarımızda bu konularda eğitimler yapma çağrısında bulunmayı ve ilk konu olarak “Kadın ve Gerçek Eşitlik” konusunu işlemeyi düşünüyoruz. Tabii ki mahallemizdeki sorunlar ve de gelen istekler eğitimlerin yönünü belirleyecektir.

 

www.evrensel.net