Sevinci eksik çocuklara mektup

Sevinci eksik çocuklara mektup

Sevgili Yavrularım,Yaşıtlarınızın kendilerine böyle seslenilmesinden hoşlanmadığını biliyorum. Ama o kadar uzun zamandır sizi büyük saydık ki, bir kez olsun başınızı okşamak istedim. Sevinciniz eksikse suçlusu benim çünkü. Benim gibi yaşı büyükanneniz yaşından büyük amcalar, teyzeler, yazarlar, eğitimciler. Yas

Sennur Sezer

Yaşıtlarınızın kendilerine böyle seslenilmesinden hoşlanmadığını biliyorum. Ama o kadar uzun zamandır sizi büyük saydık ki, bir kez olsun başınızı okşamak istedim. Sevinciniz eksikse suçlusu benim çünkü. Benim gibi yaşı büyükanneniz yaşından büyük amcalar, teyzeler, yazarlar, eğitimciler. Yasaları biz yapmıyoruz ama onları seçen biziz.
Güzel çocuklarım,
Kaçınız eve ekmek götürmek için hurdaların, çöplerin arasında bilmiyorum. Kaçınız arabaların arasında elinde sünger, su koşturuyor? Kaçınız sanayide? Kaçınız tekstilde? Atölyede ortalıkçısınız kaç yaşında?
Kaç kız eli kınalanıp dengi olmayanlarla evliliklere hazırlanıyor?
Çocukların okul başarısını araştıranlar kendi odası olup olmadığını araştırır. Okula gidemeyenler, kimliği çıkartılmamışlar, bir odada yedi kişi yaşayanlar hesaba katılmaz. Yalnız bunlar mı eksiltir çocukların sevincini? Siz çocuklara neleri veremiyoruz, biliyorum.
Sevgili Çocuklar, kaçınızın oyun oynayacak bir parka gidecek zamanı var. Zamanı olsa da temiz pak bir park var mı mahallesinde? Okuldan eve döndüğünde sıcak yemeği, sıcak odası olan çocuklar mutludur. Evinde ansiklopedisi, mahallesinde ders çalışacağı etüt evi olan kaçınız? Kaç çocuk. babasının, anasının bu akşam eve güler yüzle, elinde ekmekle, bir paket şekerle döneceğine inanabilir? İşsizlik de azaltıyor sevincinizi. Ana babasızlık da... savaşlar da. Biz bütün bu aksaklıklardan sorumluyuz. Okumuş yazmışlar da, yaşamın eğitiminden geçmişler de. Ana babanın yerini de tutacak kurumlarımız eksikse, ana babaların öfkesini çocuklarından çıkarmasından da. Bir araştırmada bir yaşıtınız “çocuk hayallerinin önemsenmesi”ni çocuk hakları arasında saymıştı. Bütün suçumuzu çocukların hayallerini önemseyerek ödeyebiliriz aslında ...
Yarından başlayarak hafta sonu bir kongre toplanacak. Çocuk Vakfı adına Kongrenin Yöneticileri Mustafa Ruhi Şirin ile Prof. Dr. Aydın Gülan. Sizler için kitaplar, filmler, sergiler de hazırlandı. Mustafa Ruhi Şirin ile Prof. Dr. Aydın Gülan’ın yaptıkları açıklamaya göre çocukların görüşünü almak için 81 ilin milli eğitim müdürlükleri aracılığıyla köy, kasaba, ilçe, şehir düzeyinde öğrenci ve çocuk meclisleri ile iletişim kurulmuş. Çocuklardan on bir soru hakkında görüşleri yanında, Türkiye ve Dünya çocukları için üçer isteklerini bildirmelerini de istemişler. On üç başlık altında çocuk görüşlerini bir araya getirmişler. 2010 Çocuk Görüşü Raporu’na 9-18 yaşları arasında 6 bin 230 çocuğun görüşünü yansıtmışlar. Kongreyi düzenleyenler diyor ki: “Son 15 yılda alınan çocuk görüşlerinden öğrendiğimiz en önemli sonuç şu olmuştur: Çocukların görüşlerinin alınması konusunda çocuk hakları kültür düzeyimiz çok zayıf durumda. Bunun temel nedeni ise çocuk hakları bilgisine dayalı çocuk anlayışının gelişememiş olmasıdır. Türkiye’de çocukların görüşleri alınsa da bu görüşlerin gereği yerine getirilmemiştir.” Kongreye hazırlanan raporun adı: Sesimizi Kim Duyacak! Sesinizi duymanın yetmeyeceğini biliyorum, sevincinize tez kavuşmanız dileğiyle sevgili çocuklarım. “Hep birlikte çocukları dinlemeyi öğreneceğimiz günlerin yakın olması dileği ile…”

www.evrensel.net