Komet’in yolları Karaköy yollarında...

Komet’in yolları Karaköy yollarında...

Karaköy sokaklarında son günlerde farklı Komet’ler yer alıyor. Sokakları dolaşarak izleyebileceğiniz yeni Komet videoları gösterimi, klasik anlamda bir sergi değil. Kesin bir bitiş tarihi yok, arkasında bir galeri, küratör, sponsor da yok.

Sevda Aydın

Karaköy sokaklarında son günlerde farklı Komet’ler yer alıyor. Sokakları dolaşarak izleyebileceğiniz yeni Komet videoları gösterimi, klasik anlamda bir sergi değil. Kesin bir bitiş tarihi yok, arkasında bir galeri, küratör, sponsor da yok.

Daha önceki sergilerinde de pek çok video işine yer veren Komet, dostlarının ve Karaköy esnafının katkılarıyla, ilk kez yalnızca videolarından oluşan alışılmadık bir gösterim gerçekleştiriyor. Başta Murakıp Sokağı ve Kılıç Ali Paşa Mescidi Sokağı’ndaki çeşitli mekanlara yerleştirilen videolar, Komet’in son dönemde ürettiği işlerden oluşuyor. Videolarda durup bakan, oturup izleyen, çöküp dinlenen insanlar da var; kendi kendine yürüyen, adım adım arşınlanan, terennüm edilen “uzun ince” yollar da... Komet, şiirlerinde olduğu gibi, burada da akıp giden gündelik hayat içinden çekip çıkardığı tuhaf, şaşırtıcı durumları, hareketli görüntünün olanaklarıyla, en dolayımsız haliyle aktarıyor. Çoğu işinde özellikle yolun kendisini yol olarak, yolun kendi diliyle öne çıkarıyor.

Serginin ana gösterim alanları: Murakıp Sokağı Karaköy külah ve demir atölyesi, Kılıç Ali Paşa Mescidi Sokağı marangoz atölyesi (HAM) ve muhtelif dükkanlar.
Komet’le yeni sergisini konuştuk.

Karaköy sokaklarında son dönemlerde çektiğiniz videolar sergileniyor. Ve bilindik sergi kodlarının dışında yine hep sokakta olacak bir sergi. .

Tophanedeki Murakıp sokak çöp toplayıcılarının sokağı. Harap, terk edilmiş bir halde. Karaköy  ve tophane kentsel dönüşüm hikayesine yavaştan rant bölgesi, sınıf değiştirmeye başlıyor. Eski esnaf iş atölyeleri arasına genç okumuşların, burjuva ve orta sınıf öğrencilerin, sanatçıların gittiği cafe ve restoranlarla geleneksel kahveler yan yana çelişkili bir durum arz ediyorlar. Bu arada Tophane muhafazakarlığı da mevcut. Sokaktaki çöphanelere ve hurdacılara da videolar koymak istemiştim ama bunun oradakileri dekor gibi obje gibi bir nevi kullanma durumu yaratabileceğinden çekinerek koymadım. Öteden beri tespit ve tenkidin söylenenlerin havada kaldığını çöpe gittiğini kravatlı çok ciddi bir eda ile yaptığım konuşma “OTOSANSÜR” de ses yok.

İŞÇİLER VE ÇALIŞMA ALANLARI VE SOKAKLAR

Serginin merkezinde gündelik hayatın akışından küçük zumlar var. Nedir o anları sizin için görünür yapan?

Girişte 1965’te gazetede çıkmış bir fotoğrafımın altında “çöplük eşyasına bakarak ilham almak isteyen, ilerde ressam olmak isteyen bir genç yere oturmuş düşünüyor” diye yazıyor.  Akademideki müzikli resim gösterisinde çekilmiş. Ve başka videoda Nişantaşı’ndaki bir inşaatta Kürt işçiler öğle yemeği paydosunda, kimse görmesin diye yırtık pırtık mavi naylon perdenin. Sanki bir hayal perdesinin arkasında konuşuyorlar. Serginin  bu bölümünde sadece onların sesi var.

Diğer videolarda işçi ve çalışma alanları üstüne. Bunlar Külah denilen mekanda... İkinci mekan bir marangoz atölyesi. Paris hava alanındaki yüzlerce metre uzunluğundaki insanlık dışı Tüneldeki yürüyen merdivenleri iki senedir filme çekiyorum. Uzayıp gidiyorlar ıstıraplı hayatımız gibi klostrofobik.

Ben de Şamanlar gibi siyah kalemin cinleri gibi anadan doğma, çünkü dünyaya gelirken de öyle idik, sınıflar dışı elbise olsa idi sınıfsal veya dinsel veya etniksel ayrım olacaktı. Trajikomik bir şekilde saz çalmayı türkü söylemeyi bilmeden, Parodi olarak Aşık Veysel’in  “uzun ince bir yoldayım” türküsünü söylüyorum. Önümde uzayıp giden mekanik yollar gibi. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net