Esad’ı kim affedecek?

Esad’ı kim affedecek?

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, siyasi suçları da kapsayan tarihi affı onayladı. Esad’ın onayladığı genel af 31 Mayıs 2011 tarihinden önce işlenen suçları kapsıyor. Suriye’de yönetim karşıtı gösteriler onuncu haftasını geride bırakırken Suriye yönetimi muhaliflerin en önemli talepleri arasında bulunan siyasi tutukluları

Suriye lideri Esad’ın onayladığı af yasası Müslüman Kardeşler olmak üzere, siyasi akımlara bağlı tüm tutukluları kapsadığı gibi kişisel hak ya da şikayetin bulunmaması koşuluyla kriminal suçluları da cezanın yarısından muaf tutmayı öngörüyor.

Genel af yasası gereğince, idam cezası suç vasfına göre ömür boyu ağır hapis cezası ya da ömür boyu ağır tutukluluk cezasına dönüşecek. Ömür boyu ağır hapis cezası ise 20 yıl ağır hapis cezası, ömür boyu tutukluluk cezası da 20 yıl tutukluluk cezasına dönüşecek.

Af yasası ayrıca 1980 yılı 49 sayılı kanun cezalarının tümü, kriminal cinai suçlarda cezanın yarısı, küçük suçlarda cezanın tamamı, ihlallerde cezanın tamamından muafiyet sağlıyor.

Asker kaçaklarının tüm cezalarını muaf tutan yasama kararı; anayasanın bir kısım maddeleri kapsamında düşen suçlarda da cezanın çeyreğinden muafiyet sağlıyor. Devlete sivil tazminat öngören suçlar af yasasından istisna tutulurken, af yasasından yararlanmak için kanun kaçaklarının karar tarihinden itibaren en geç üç aylık bir süre içinde kendilerini ilgili kurumlara teslim etmeleri gerekiyor.

Kanada’daki Müslüman Kardeşler grubunun liderlerinden Molham el Drobi, Beşar Esad’ın imzaladığı af yasasının yeterli olmadığını belirterek , “Affa ihtiyacı olan Beşar Esad biz değiliz. Affa ihtiyacı olan 6 bin insanı öldürendir” dedi. Müslüman Kardeşler Örgütü’nün sözcüsü Züheyr Salim “yönetimden bu tarz adımları beklediklerini” söyledi.
Suriye’de onuncu haftasını dolduran protestolarda bin 200 kişiye yakın insanın yaşamını yitirdiği binlercesinin de tutulduğu ifade ediliyor. Suriyeli muhalifler siyasi tutukluların bırakılmasını yanı sıra Anayasanın 8. Maddesi (Baas Partisi devleti yönetir) değiştirilmesi, yeni siyasi partiler kanunun çıkarılması gibi bir takıp talepleri bulunuyor. (DIŞ HABERLER)


SİYASİ PARTİLER YASASI DEĞİŞECEK

Suriye’de yönetim protestolar devam ederken, Devlet Başkanı Beşar Esad da “reform” adımları çerçevesinde bir dizi yeni karara imza atıyor. Esad’ın onayı ile çıkarılan genel af kararının ardından önümüzdeki günlerde siyasi partiler yasasının çıkarılması için düğmeye basıldığı belirtildi. Suriye Başbakanı Adil Sefer, siyasi partiler yasası için önümüzdeki günlerde bir komisyonun kurulacağını belirtti. Bu komisyonun çalışmasıyla halkın demokratik taleplerini karşılayacak bir yasanın çıkarılması hedefleniyor.

Suriye’de yönetim, halkın isyanını bastırmak amacıyla açıkladığı reform kararlarını genişletme yoluna gidiyor. Özellikle muhaliflerin en önemli talepleri arasında bulunan siyasi tutuklulara yönelik çıkarılan genel af yasasından sonra şimdi de siyasi partiler yasasını çıkarmak için harekete geçiyor. Suriye’de yönetim yanlısı El Sevra gazetesinde yer alan habere göre Başbakan Adil Sefer’in kararıyla önümüzdeki bir kaç gün içinde yeni siyasi partiler yasası hazırlığı için bir komisyonun kurulacağı belirtildi. Komisyonun hazırlayacağı kanun tasarısının daha sonra basın yoluyla halka sunulacağı belirtilerek, görüşlerin alınmasından sonra tasarının halkın demokratik taleplerini karşılayacak şekilde hazırlanacağı ifade edildi.


SURİYELİ MUHALİFLER: BU REJİM GİDECEK

Suriye’de 2004’te kurulan, ancak üyelerinin çoğunluğu hapse atıldığı için çalışmalarına ülke dışında devam eden Şam Deklarasyonu üyeleri, Antalya’daki ‘Değişim İçin Suriye Konferansı’nda olsa da olmasa da Esad rejiminin sona ereceğini savundu.

Türkiye’de yaşayan Suriyeliler, muhaliflerin Antalya’daki toplantısında temsil edildi. Türkiyeli Suriyeliler, konferansta 40-50 kişilik bir grupla temsil edildi. 2 ay önce kurulan ve 7 kişiden oluşan Şam Deklarasyonu Türkiye Komitesi üyelerinden Hamdi Osmanoğlu, Beşar Esad rejiminin sona geldiğini savundu. Muhalifler olarak, ilk kez bu kadar geniş katılımlı bir toplantı gerçekleştirildiğini anlatan Osmanoğlu, amaçlarının Suriye’deki ayaklanmayı desteklemek olduğunu söyledi.

Osmanoğlu, “Dünkü çıkan af hükümetin güçlü olmadığının ispatıdır. Benim görüşüm, hükümet meşruiyetini kaybetti. Esed iyi bir reform yapsaydı kalabilirdi, barışla bitebilirdi. Ölü sayısı bini geçtikten sonra böyle bir şey kalmadı.” diye konuştu. Osmanoğlu, şöyle devam etti: “Öldürülen sayısı binin üstünde. Binlerce yaralı var. Hapishaneler doldu, okul ve stadyumlar kullanılıyor. Af çok geç kaldı. Bu aşamada kimse kabul edemez. İnandırıcı değil. Olağanüstü hali kaldırdıkları hafta 120 kişiyi öldürdüler. Samimi bulmuyoruz, kimse inanmıyor.”

TÜRKİYE’NİN TAVRINI BEĞENMİYORUZ

Türk vatandaşı olduğunu ve 30 yıldır Türkiye’de yaşadığını anlatan Osmanoğlu, 1982’deki Hama katliamında ailesinden 53 kişiyi kaybettiğini ve hâlâ bir çok akrabasından haberdar olmadığını söyledi. Türkiye’nin tavrını beğenmediğini dile getiren Osmanoğlu, verilen desteği yetersiz bulduğunu aktardı. Türkiye’nin Suriye’deki muhalif hareketi ‘mutlaka sahiplenmesi gerektiğini’ savunan Osmanoğlu, “Halk Türkiye’den çok şey bekliyor.” şeklinde konuştu.
Şam Deklarasyonu Türkiye Komitesi’nin bir diğer üyesi Fevzi Zakiroğlu da “Bu rejim gidicidir. Herkes bunu görüyor. Beşar Esed sonrası ne olacak diye bakılıyor. Bundan sonra ne olacağı çalışmasının ilk ayağı burası diyebiliriz. Çalışmalar, buradan sonra da devam edecek.” ifadesini kullandı.

Antalya konferansında, Suriye muhalefetinin yüzde 90 ölçüsünde temsil edilmesine rağmen, özellikle Suriye’den gelmek isteyip katılamayanlar olduğuna değinen Zakiroğlu, “Suriye içinden gelemediler. Rejim, Türkiye’ye gidenleri süzgeçten geçiriyor. Türkiye’ye çıkışlar son bir haftada kontrol altına alındı” dedi.

Zakiroğlu, Suriyeli muhaliflerin üç temel noktada anlaştıklarını belirterek, bunları şöyle sıraladı: “Hiçbir şekilde silah ve şiddet olmayacak. Yabancı müdahaleye karşılar. Suriye sivil, demokratik bir ülke olacak. Din, ırk, mezhep ayrımı olmadan bir yönetim isteniyor.”

www.evrensel.net