Maritsa Küçük cinayetinde çete şüphesi

Maritsa Küçük cinayetinde çete şüphesi

Fatih Samatya’da Maritsa Küçük adlı Ermeni yurttaşın öldürülmesi olayıyla ilgili davada tutuklu sanık, birilerinin kendisini bıçak zoruyla cinayetin işlendiği eve götürdüğünü ve olayı kendi üzerine yıktıklarını iddia etti.

Fatih Samatya’da Maritsa Küçük adlı Ermeni yurttaşın öldürülmesi olayıyla ilgili davada tutuklu sanık, birilerinin kendisini bıçak zoruyla cinayetin işlendiği eve götürdüğünü ve olayı kendi üzerine yıktıklarını iddia etti.

Samatya’da Maritsa Küçük’ün evinde öldürülmesi olayıyla ilgili davaya bugün devam edildi. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya olayın faili olduğu belirtilen tutuklu sanık Murat Nazaryan getirildi. Öldürülen Küçük’ün yakınları da duruşmada hazır bulundu.

Küçük ailesinin avukatı Eren Keskin, “Sanık kendi yakınlarına ‘bu işin içinde başkaları var, çok güçlüler’ demiş. Bu konunun sorulmasını istiyoruz” dedi. Mahkeme Başkanı Erol Ceylan, sanığa daha önce çok kısa savunma yaptığını belirterek isterse daha detaylı savunma için söz hakkı verebileceğini söyledi. Bu arada söz alan sanık avukatı Cafer Gül, müvekkili ile cezaevinde görüştüğünü belirterek, “Birileri kendisini zorla maktulün evine götürmüş. Parmağını kesip kan izi bırakmışlar. Bu sebeple savunmasının yeniden alınmasını istiyoruz” dedi.

Mahkeme Başkanı Ceylan, sanığa adaletin yerini bulması için kendilerine yardımcı olmasını ve her şeyi anlatmasını istedi. Konuşmaktan çekindiği gözlenen sanık Nazaryan, cinayeti kendisinin işlemediğini iddia etti. Üç kişinin kendisini zorla olayın olduğu eve götürdüğünü anlatan Nazaryan, “Fiziki özelliklerini hatırlamıyorum. Suç işleyecek kişilere benzemiyorlardı. Bana ‘seni de akrabalarını da öldürürüz’ dediler. Kendi aralarında ‘acemi işi olsun’ diye konuştular. İçeri girdik. Kadına evden aldıkları bıçakla saldırdılar. Üzerlerinde silah da vardı. Maktule ilk bıçağı vurduklarında ben kaçtım. Öncesinde benim parmağımı kesip fatura gibi bir kağıda sürdüler” diye konuştu.

Poliste, sorgu hakimliğinde ve ilk duruşmada bunları neden anlatmadığı sorulan Nazaryan, “Karakolda psikolojik baskı altındaydım. Korktuğum için bunları söyleyemedim. Artık yapacak bir şeyim kalmadı. Bu nedenle anlatıyorum. Cezaevinde de kendimi güvende hissetmiyorum” cevabını verdi.

Söz konusu üç kişiyi tarif etmesi ve daha sonra görüşüp görüşmediği sorulan Nazaryan, tarif edemeyeceğini ancak fotoğraflarını görse tanıyabileceğini ifade etti. Nazaryan, “Ben olay yerinden kaçarken peşimden kimse gelmedi, görmedim. Üç ay pansiyonda kaldım. Cinayeti ben işleseydim kaçardım. Üç kişi maktulü neden öldürdü bilmiyorum. Olaydan önce maktulün evine gitmedim. O üç kişinin gidip gitmediğini bilmiyorum” dedi.

Söz alan sanığın avukatı Cafer Gül, “Sanıkla görüşmemde Kumkapı çetesinden bahsetti. Kendisinden haraç aldıklarını, bunun üzerine Mustafakemalpaşa’ya gittiğini anlattı. Orada da çete olduğunu, bu kişilerin yolunu keserek zorla bu eve götürdüğünü söyledi. İki kişi arka taraftan eve girmiş. Kamera bulunmadığı için kayıtları yok” diye konuştu.

Bu konuyu anlatması istenen Nazaryan, “Kumkapı’da oturduğumda Diyarbakırlılar, Bingöllüler benden haraç istiyordu. Ben Kocamustafapaşa’ya kaçtım, ama yine buldular” dedi. Kendisini olay yerine götürenlerin Kumkapı’daki çete üyeleri olmadığını söyleyen Nazaryan, kendisini zorla götürenleri tanımadığını ancak onların kendisini tanıdığını ileri sürdü. Sanık, mahalle sakinlerinin de çetelerden korktuğunu kaydetti.

“Bu çete dediğin kişiler kimler, ne iş yaparlar, uyuşturucu mu satarlar, halkı nasıl korkuturlar?” şeklindeki sorulara Nazaryan, tarif yapamayacağını, ancak halkın da korktuğunu söyledi.  Küçük ailesinin avukatı, üç kişiden birinin kadın olup olmadığını ve maktulü dövüp dövmediklerini sordu. Sanık, üç kişinin de erkek olduğunu belirtti. Bu kişilerin maktulü dövdüklerini ifade eden Nazaryan, bu sırada kendisinin korkudan ağladığını belirtti. Nazaryan olaydan önce psikolojik rahatsızlığı bulunduğunu, 2 sene ilaç kullandığını, cezaevinde ise psikolojisinin daha da bozulduğunu söyledi.

Mahkeme, savunmanın ardından talepleri aldı. Sanığın avukatı Gül, olay yerinden parmak izi alınmadığını belirterek parmak izi alınmasını talep etti. Avukat Gül, sabıkalıların fotoğraflarının teşhis edilmesini de istedi.

Küçük ailesinin avukatı Eren Keskin, Nazaryan’ın şüphelisi olduğu ve takipsizlik verilen başka bir yaşlı kadının darp edilmesi olayıyla ilgili dosyanın istenmesini talep etti. Keskin cinayetten sonra Feriköy’de yine yaşlı bir kadının darp edildiği yönünde müracaat olduğunu ve bu konuyla ilgili dosyanın da istenmesini talep etti. Mahkemeye yeni ulaşan rapora göre, evdeki kan izinden bir başka kadının da olduğunun belirtildiğini söyleyen Keskin, soruşturmanın alelacele yapıldığını öne sürdü. Keskin, dosyadaki tüm raporların Çapa Tıp Fakültesi’ne gönderilmesini istedi.

Duruşma savcısı, sanığın cezai ehliyeti olup olmadığı yönünde rapor alınmasını talep etti. Dosyadaki raporların öncelikle Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesini, uzak bir tarih verilmesi durumunda ise Çapa Tıp Fakültesine gönderilmesini istedi. Savcı, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesi yönünde görüş belirtti.

Mahkeme, sanık Nazaryan’ın şüphelisi olduğu ve takipsizlik verilen yaşlı bir kadının dövülmesi olayıyla ilgili dosyanın incelenmek üzere istenmesine karar verdi. Feriköy’deki iddia edilen saldırı olayıyla ilgili mahkemeye somut bilgi verildiğinde işlem yapılmasını kararlaştıran mahkeme, sanığın cezai ehliyeti olup olmadığı yönünde rapor alınmasına hükmetti. Fotoğraf teşhisi talebinin sonra değerlendirileceğini belirten mahkeme, raporların Çapa Tıp Fakültesi’ne gönderilmesi talebini de bu aşamada reddetti. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme, duruşmayı erteledi.

NE OLMUŞTU?

28 Aralık 2012’de Samatya'da Maritsa Küçük (85) adındaki Ermeni yurttaş, tek başına yaşadığı evinde vahşice öldürüldü. Darp edildikten sonra vücuduna aldığı bıçak darbeleriyle ölen Küçük’ün üzerindeki ziynet eşyalarının alındığı belirtildi. Demokratik kitle örgütleri ve siyasi partiler cinayet sonrası olaydaki "ırkçılık" şüphesini dile getirmiş ve Samatya'da eylemler yapmıştı. (İSTANBUL)

www.evrensel.net