Dayatmalara karşı koyma iradesi: #direnfutbol

Dayatmalara karşı koyma iradesi: #direnfutbol

Hayat Televizyonu’nun yeni sezon programları tüm hızı ile devam ediyor. Siyasetten, kültür sanata, medya değerlendirmelerinden, spora kadar geniş bir ağı var bu sezon televizyon programlarının... O programlardan biri de #DirenFutbol. Futbola dair bir çok şeyi bulabileceğiniz bir program DirenFutbol...

Çağrı Sarı

Hayat Televizyonu’nun yeni sezon programları tüm hızı ile devam ediyor. Siyasetten, kültür sanata, medya değerlendirmelerinden, spora kadar geniş bir ağı var bu sezon televizyon programlarının... O programlardan biri de #DirenFutbol. Futbola dair bir çok şeyi bulabileceğiniz bir program DirenFutbol... Kamera önünde  Kemal Ilıkkan ve Fatih Atlay, mutfakta ise bu iki isimle beraber Önder Göksal (seslendirme) ve Emre Caka (editör) var...
Onlarca televizyonda, onlarca program varken neden DirenFutbol izlenmeli? Programda neler var? Konukları nasıl belirliyorlar? Bütün bu sorular ve daha fazlasını program ekibine sorduk...

Bir ayı geride bıraktınız hayırlı olsun... Nasıl geçti bu süreç, izleyicilerden nasıl tepkiler geliyor?
Emre Caka:
Benim için oldukça keyifli geçti. Senin de dediğin gibi mutfakta olmak büyük keyif veriyor. Ama mutfağımız aslında bildiğinizden çok daha kalabalık.
Bulduğumuz fotoğrafları, Photoshop ile ilgilenen arkadaşımız tarıyor, ardından montaj yapılıyor, ardından konukları almak için şoförler harekete geçiyor, kameraman, konuklara ve bizlere çay demleyen ablalar ve tabii ki reji...
Olumlu tepkiler alıyoruz. ‘Abi sizde göbekten muz yiyin reyting anca artar’ diye şakalaştığımız zamanlar oluyor. O zaman “Tek rakibimizin yine Hayat TV’de yayınlanan Deniz Tarafındaki Kale” olduğunu söylüyoruz. Biz spor programlarına alternatif olarak başladık ve emin adımlarla yürüyoruz. Deniz Tarafındaki Kale’de bize alternatif olmaya çalışıyor ama çabaları boşa... (Gülüyor)

Bakalım Deniz Tarafındaki Kale ne diyecek bu dediğine... Peki nereden çıktı #DirenFutbol ismi? Gezi etkisi mi? Fatih sana soralım bunu da...
Fatih Atlay:
Aslında program için hazırlığa başladığımız ana kadar isim konusuna zaman ayırıp kafa yormamıştık. Programım bir isminin olması gerektiğini sonradan fark ettik diyebilirim (gülüyor)  #DirenFutbol Kemal’in önerisiydi. Madem dayatılan futbol anlayışına ve onun programlarına alternatif yaratmaya çalışıyorduk bu da futbolun özüne sahip çıkarak olurdu, direnmek gerekecekti. #DirenFutbol bu dayatmaya karşı koyma iradesidir bence. Gezi etkisi mi?... Bazen konuşuyoruz...”31 Mayıs günü Gezi Parkı’nda beraber direndik, şimdi de beraberiz.” Evet etkisi var bu direnişin... Hele ki Gezi eylemlerine taraftarların etkin olarak katılması bu isimi düşündürdü bize.

O kadar çok futbol programı var ki... İnsanlar neden sizi tercih etmeli?
Kemal Ilıkkan: 
Tematik olarak baktığınızda evet kıyaslayabilirsiniz ama özünde apayrı işler. İnsanlar onların yerine bizi tercih etmesin zaten. Saatler süren ama içinde futbol topu dahi geçmeyen, “üç büyükler”e hatta sadece Galatasaray ve Fenerbahçe’ye odaklanmış, ligin figüranlarını umursamayan, futboldan başka her şeyin konuşulduğu ana akımdaki o programları seven/izleyen yine devam etsin. Bizi futbolseverler izlesin isterim. İki güzel ara pasına kananlar, kalecinin 90’dan çıkardığı topta önünü ilikleyenler izlesin.

Peki medyadaki diğer programlar nasıl? Futboldan başka her şey konuşuluyor diyorsun. O ne demek?
Kemal Ilıkkan:
Dediğim gibi, biz ligi ve futbolu konuşuyoruz. Onlar yıllardır yönetici polemikleri üzerinden gidiyor. Futbol programından çok “reallty show”ları andırıyor çoğu. 2020 Olimpiyatı Tokyo’ya verilince, “Tokyo ne ya, Japonya’nın futbolda ne başarısı var allasen” diyen adamlar var orada. Biz 6. takımın şampiyon olmasını isteriz mesela. Onlar her sezon Fenerbahçe ve Galatasaray derdindedir. Her takım kendi taraftarına büyüktür oysa ki. Memlekette ahmakça bir fanatizm yaşanıyor. Her program aynı format. Mutlaka o malum takımları temsil edecek bir yorumcu bulunur hepsinde. Biz tarafsızız, gördüğümüzü çalıyoruz. Bir-iki tane kaliteli program da var elbette. Hepsi “Tu kaka en iyisi biziz” demiyorum.

Programın içeriğine geçelim...Fatih, Ne yapıyorsunuz? Nasıl bir  içeriğe sahip? Konuklarınızı nasıl belirliyorsunuz?
Fatih Atlay:
Programda haftanın maçlarını ve futbol gündemi sokaktaki insanın anlayabileceği dilden onun hisleriyle konuşmaya çalışıyoruz. Bunların dışında bir önceki hafta medyada öne çıkan haberler ve bu haberleri medyanın ele alış biçimlerini değerlendiriyoruz. Ayrıca haftanın sözü, fotoğrafı ve o haftaya ait tarihten unutulmayanlara yer veriyoruz. Her hafta farklı bir konuk alıp gündeme dair farklı bakış açılarını ekrana yansıtmaya çalışıyoruz. Samimiyetine inandığımız ve konuşmaktan zevk alacağımız kişileri konuk etmek istiyoruz. Gazeteci, müzisyen, sinema yazarı ve futbolcu konuklarımız oldu şimdiye kadar. Bu hafta da (bugün) bir siyasetçiyi, ÖDP Eş Genel Başkanı Alper Taş’ı konuk edeceğiz.

Gezi eylemleri ile beraber insanların futbola bakış açılarında var mı bir farklılık ve bunun sizin programa etkisi ne?
Önder Göksal:
Gezi eylemleri halkın her kesimini birleştirdi. İçki içen ve dini vecibelerini eksiksiz yerine getiren insanları bile yan yana getirdi. Tabii ki yıllarca arka sokaklarda, statlarda birbirine küfreden, kavga eden taraftarları da birleştirdi. Taraftarların aslında birlikte hareket edebileceğini gösterdi. Gezi’nin direniş ruhu programımıza hakim ve biz bu ruhu futbolun endüstriyel anlayışa yenik düşmemesi bilinciyle yapıyoruz. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net