Hamaset ve iftiradan başka bir şey yok

Hamaset ve iftiradan başka bir şey yok

Tam bir ‘güvenlik yığınağı’ altında Diyarbakır’a gelen Başbakan Tayyip Erdoğan İstasyon Meydanı’nda toplanan yaklaşık 6 bin kişiye seslendi. Kürt sorunu denince akla ilk gelen kentte konuşan Erdoğan Kürt sorununun çözümüne ilişkin hiçbir şey söylemedi. Vaatler sıralayan Erdoğan BDP’yi suçla

EZBERİNİ BOZMADI

Sözlerine “Diyarbakır, evliya mezarlarına, peygamber mezarlarına ev sahipliği yapan bir şehir. Diyarbakır, 41 sahabeye peygamberimizin yüzünü görmüş 41 ulu insana ev sahipliği yapan bir şehir. Ulu Cami bu şehirdedir” diyerek başlayan Erdoğan, “Diyarbakır huzur demektir. Maneviyat demektir. Diyarbakır en çok da kardeşlik demektir” şeklinde konuştu.

Başbakanlığı döneminde Diyarbakır’a 11. kez geldiğini söyleyen Erdoğan konuşması boyunca defalarca BDP’yi hedef aldı ve çeşitli suçlamalarda bulundu. Diyarbakır’da halk olağan bir gün yaşarken, bundan önceki mitinglerde topladığı kitlenin ancak yarısını toplayabilen Erdoğan, yine halkın korkutulduğunu iddia etti. “En son 2010’da Diyarbakır’a geldim. Demokrasi için, hukukun üstünlüğü için, çetelerle mücadele için o gün sizden destek istemeye geldim. O gün sizi yine tehdit ettiler. Yine korkuttular. Mitinge gelmenizi, bizimle gelmenizi, bizimle kucaklaşmanızı hasret gidermenizi engellemek istediler” diyen Erdoğan, ‘Bunlar Apo’yu peygamber olarak görüyor, bunlar Kürtler Zerdüşt’tü diyor’ sözlerini de yineledi.

YİNE BDP’YE SALDIRDI, HALKA ‘KORKAK’ DEDİ

Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku’nun bağımsız adaylarına yüklenen Erdoğan’ın Bölge’de polisin aylardır uyguladığı baskı ve şiddet ortadayken yine halkın iradesine BDP tarafından ipotek konduğunu iddia etti. “Bu BDP, BDP’nin desteklediği bağımsızlar, bir taraftan demokrasi diyorlar, özgürlük diyorlar. Sizin demokratik hakkınızı tehditlerle engellemişlerdi. Sizin demokrasi anlayışınız bu mu?  Biz böyle bir anlayışa evet demiyoruz. Biz milli iradeye pranga istemiyoruz” diyen Erdoğan, Diyarbakırlıların korktuğu için BDP’ye oy verdiğini öne sürdü. Erdoğan “Ben inanıyorum ki Diyarbakırlı kardeşim buradan onlara doğru dürüst oy bile vermez.  Bunlar bireysel saltanatlarını sürdürüyorlar” dedi.

HELALLEŞMEYE GELMİŞ!

“Ben bugün Diyarbakır’a sizlerle muhabbet etmeye dertleşmeye geldim. Kardeşler arasında hesaplaşma yoktur, helalleşme vardır. Ben bugün sizlerle helalleşmeye geldim” diyen Erdoğan, “Biz hep birlikte Selahaddin Eyyubi’nin torunlarıyız. Biz Selahaddin’in ordusundaki neferlerin torunlarıyız. Kürdü, Türkü, Arabı, Çerkezi ne derseniz deyin yaradılanı yaradandan ötürü seviyoruz” dedi. Batıda yaptığı mitinglerde ‘dört dörtlük milliyetçiyim’ diyen Erdoğan “Benim için ne Türk milliyetçiliği var, ne Kürt milliyetçiliği var” dedi. “Bu BDP, PKK’dan gücünü almak suretiyle bizi bölmek istiyor” diyen Erdoğan, Türk ve Kürtler arasında ayrım olmadığını ise şu garip benzetmeyle kanıtlamaya çalıştı; “Ah kardeşlerim şu Ulu Camii’de cemaat hangi kıbleye dönüyorsa, bilin ki İstanbul Süleymaniye’de de cemaat aynı kıbleye dönüyor. Kıblemiz bir, ayrım var mı? Yok.” Konuşmasında BDP’ye yönelik suçlayıcı, hedef gösteren ve küçümseyen bir dil kullanmaya özen gösteren Başbakan, “Son zamanlarda yeni bir adet çıktı. Ulu Cami’de bu BDP’li midir, neyseler. Diyorlar ki bu devletin imamı onun arkasında namaz kılınmaz. Bunların İslamla alakası yok” dedi.

HOPALILARA BURADA DA ‘TERÖRİST’ DEDİ

Hopa’da bir kişinin polis tarafından öldürüldüğü olaya da değinen Erdoğan, “İşte dün Hopa’da gördünüz. Gençlerin eline taşları kayaları verdiler. Bunlar çete, eşkıya, terörist” dedi. Operasyonları ısrarla sürdüren Başbakan, “Siz Diyarbakır’da ne acı çektiyseniz, biz de Ankara’da acı çektik. Diyarbakırlı annenin gözünden yaş akarken, Çankırılı annenin gözünden yaş akarken bizim de gözümüzden yaş aktı” dedi.

ASİMİLASYON BİTMİŞ!

“Bu kardeşiniz Siirt’te okuduğu bir şiir yüzünden hapis yattı” diyen Erdoğan, “Bu kardeşiniz Diyarbakır Cezaevi’nden 5. koğuştan yükselen feryadı ta İstanbul’da duydu. Ret politikalarını da bilirim, asimilasyon politikalarını da bilirim” diyen Erdoğan, “Artık ret burada uygulanmıyor. İnkar politikaları bitti. Artık asimilasyon sona erdi. Dikkat edin Diyarbakır cezaevinde oğlunu görmeye giden, ama kendi dilinde konuşamayan ananın içine akıttığı gözyaşını ben biliyorum. Ama şimdi anne oğluyla kendi dilinde konuşuyor mu? Buraya durup dururken gelmedik. Kürt meselesinin patenti CHP’ye aittir. Kürt sorununun müsebbibi CHP’dir. Kürt kardeşlerimin yaşadığı acının kaynağı CHP’dir” dedi.

BDP’Yİ SES KAYDIYLA TEHDİT ETTİ

Konuşmasında BDP’ye ilişkin açıklamalar yapan Erdoğan, “BDP’nin ses kayıtları yayınlanabilir” tehdidinde bulundu. “BDP’nin ilgililerinden bir tanesi açıklama yapıyor. Ses kayıtları yayınlanabilir. Ne diyor?: Elazığ’da biz güçlü değiliz MHP’yi destekleyelim. Bunun ses kayıtları yayınlanabilir” dedi. (DİYARBAKIR)


‘BİR BAŞBAKAN HALKTAN NİYE KORKAR?’

DİYARBAKIR’da Başbakan Erdoğan’ın miting yaptığı gün Ergani İlçesi’nde de Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku adayı Emine Ayna’nın mitingi vardı. 10 bini aşkın kişiye seslenen Ayna, “Erdoğan sözde bu ülkenin Başbakanı’dır. Bir ile giderken önce işgal güçlerini göndererek bir kentte terör estiriyor. O kuşatma içinden şehre giren Erdoğan’ın gittiği güzergâh halka yasaklanıyor” dedi.

Miting alanına ‘Kürtler ölümle bitmeyecek, Kürtler tutuklamalarla bitmeyecek, Kürtler Türkiye’ye demokrasi getirecek, Kürtler demokratik özerkliği kuracak’, ‘Kürtler kimliğiyle, kültürüyle, rengiyle, diliyle ve önderliğiyle Demokratik, özerk Kürdistan’a demokrasi getirecek’, ‘Kürt halkının kanında boğulacaksın katil Erdoğan’ ve Kürtlerin 10 talebinin bulunduğu dev pankartlar asıldı.

‘İŞGAL KOMUTANI EDASIYLA GELİYOR’

Ayna burada yaptığı konuşmada Diyarbakır’da Başbakan’ın yaptığı mitinge dikkat çekerek, “Erdoğan önce polis güçlerini konumlandırıyor, sonra Kürt halkının siyasi talepleri üzerine 12 Eylül askeri darbesinin yapmadığını siyasi bir darbeyle size yaşatacağım diye bir işgal komutanı edasıyla Amed’e geliyor” dedi. “Bir halktan neden korkulur bilir misiniz?” diye soran Ayna, “Erdoğan sözde bu ülkenin başbakanıdır. Bir ile giderken önce işgal güçlerini göndererek bir kentte terör estiriyor. O kuşatma içinden şehre giren Erdoğan’ın gittiği güzergâhı halka yasaklanıyor. Tabii ki korkacak. Bir halk öldürülüyorsa, inkâr ediliyorsa, hakları tanınmıyorsa; halkın göstereceği tepkiden korkacaktır” dedi. (DİYARBAKIR)

www.evrensel.net