Gezi’den HDP Kongresine eski bir ülkücü

Gezi’den HDP Kongresine eski bir ülkücü

Gezi ve Emek Partisi sayesinde HDP kongresine katılan eski bir ülkücü yazdı.

Murat Yavuz Kaya / Kayseri

Merhaba, ben 31 Mayıs Cuma günü başlayan Gezi eylemleri öncesinde dünyadan, siyasetten, ülke gündeminden bihaber monoton bir yaşantı sürüyordum. Emek Partisi ile Kayseri’de Gezi eylemleri sırasında tanıştım.

Recep Tayyip Erdoğan ve partisi iktidara geldiği günden beri onlara kanım kaynamamıştı. Bir türlü bana samimi gelmediler. Ve bu Gezi Parkı olayı artık bardağı taşıran son damlaydı.
Eylemin ilk gününde yaşanan bu zulme göz yumamadım. Vicdanım rahat etmiyor, içim içime sığmıyordu. Gezi eylemleri öncesinde kendime sağcı derdim. Ülkü Ocaklarına gider gelirdim. Bazı şeyler bana göre tersti. Solcu/sosyalist kesimle aynı safta olmam zordu. Ama Gezi Parkı’nda olanlara itiraz etmek için illa sosyalist olmak gerekmiyordu. Bu olan bitene benim de itiraz etme hakkım vardı. Bir ülke kendi insanına böyle bir zulüm yapamazdı.

Velhasıl kelam Kayseri’de 1 Haziran Cuma günü yapılan eyleme gecikmeli olarak katılsam da, aslında katılmayı istememe rağmen işimden dolayı fırsat bulamasam da kardeşimin yaralanmış olduğu haberini alır almaz eylem alanına gittim. Orada bize karşı polisler sanki hakkımızı arayan değilmişiz de birer suçluymuşuz muamelesi yaptı. Ve sonrasında eylemi bitirdik. Ama gözaltılar başlamıştı. Ben de 200’e yakın kişiyle birlikte gözaltına alındım. Kardeşim ve birkaç arkadaşı. Kardeşimin arkadaşları Emek Partiliydi. Onlara karşı fazla ön yargılı olduğumu fark ettim. Gayet sıcakkanlı, güler yüzlü insanlar olduklarını gözaltındayken anladım. Biz gözaltındayken, Kayseri Barosundan 20 civarında avukat da gönüllüce bizleri savundu. Sonra, bir gün kardeşimin ısrarı üzerine Parti binasına gittik. Orada gördüm ki hiç de düşündüğüm gibi bir parti ve düşündüğüm gibi insanlar değillermiş. Sonra oradaki sıcaklığı görünce neredeyse her gün Parti binasına gidip geldim. Artık hem Partide görevler almaya çalışıyorum hem de Partiyi ve ülkede olup bitenleri daha yakından anlamaya çalışıyorum. Sonra ekim ayının sonunda 1.’si düzenlenen HDP Kongresine giderken yol boyunca düşündüm. 5 ay öncesinde neredeydim şimdi nereye gidiyorum. Eskiden ülkücüydüm, şimdi Gezi ve Emek Partisi sayesinde HDP kongresine katılıyorum.

Aslında bu yolculuk benim de umuda yolculuğumdu. Gezi’den sonra fark ettim ki bizler enerjimizi şu an sayısı onlarca olan çocuk işçilere, açlık sınırının çok çok altında olan asgari ücrete, taşeronlaşmaya, işten atmalara, iş cinayetlerine, doğa katline, nefret cinayetlerine, ana dili hakkına, barış sürecini sabote etmeye çalışanlara, kadınları ikinci sınıf vatandaş olarak görenlere, inanç özgürlüğünü ciddiye almayanlara, bakan ama dekolte kıyafet giydi diye sunucuyu işten attıran bakamayanlara, AVM için ağaç keseriz, yol için cami yıkarız diyen zihniyete karşı harcasak inanın ki şu an çok farklı şeyleri tartışıyor olacaktık. Ve inanıyorum ki umuda yolculuğumuzla birlikte her şey eskisinden daha iyi olacak… Ben de varım! Daha fazla işçi de olmalı…

www.evrensel.net