01 Kasım 2013 06:00

Fenerbahçe’nin küçük kıyameti

Fenerbahçeliler futbolla az biraz münasebeti olan herkes seçimin Aziz Yıldırım ile Mehmet Ali Aydınlar arasında geçeceğini öngörebilir.

Paylaş

Fatih Atlay

Fenerbahçe’de büyük kıyametten (3 Temmuz) sonra küçük kıyamet de 3 Kasım’da kopacak gibi. Şu ana kadar adaylıklarını resmen açıklayan 4 kişi olsa da değil Fenerbahçeliler futbolla az biraz münasebeti olan herkes seçimin Aziz Yıldırım ile Mehmet Ali Aydınlar arasında geçeceğini öngörebilir.

Yıldırım’ın ceketini koysa seçileceği malum. 10 yılı aşan başkanlık süresince ağırlıklı olarak tesisleşme hamlesi ve az da olsa sportif başarıları onu bu kongreye kadar rakipsiz kılıyordu. Bu rakipsizlikte onun da payı yadsınamaz. Kendi eliyle kolundan tutup yönetime aldığı, bir süre sonra ise arasının bozulduklarının bile (Sadettin Saran, Hakan Bilal Kutlualp vs) şu an Fenerbahçe üyesi dahi olmadıkları ortada. Kulüpte ampul bile değiştirilecek olsa son sözü söyleyen Aziz Yıldırım’ın kongre yapısına hâkim olamayacağını düşünemeyiz. Amatör şubeler ve dernekler gecikmeden kendisine destek vereceklerini açıkladı bile. 3 Temmuz sonrasındaki kongrede rekor oyla seçilmiş olsa da bu kongre onun için de hayli zor geçecek, şike davasıyla yıpranan imajı, üst üste aldığı cezalar, muhaliflerinin eskiye göre (düşmanımın düşmanı dostumdur) karşısında daha birlik görüntüsü sergilemesi Yıldırım’ı öncekilere göre daha ciddi bir seçim kampanyası yapmaya zorluyor.

Aydınlar cephesindeyse durum zaruri bir adaylıktan kaynaklı sıkıntılı görünüyor. Eliyle kuşu geçtik sürü yakalasa Fenerbahçe başkanlığı koltuğuna oturması imkânsız. 3 Temmuz’da bilerek ya da bilmeyerek (pek inandırıcı değil) kucağında bulduğu şike bombası patlamadan Federasyon başkanlığını bıraktı ve uzun süre sessiz kaldı. Fenerbahçe’nin soruşturmanın hemen başında peşinen suçlu ilan edilip Avrupa kupalarına gönderilmemesinde taraftar tek suçlu olarak onu görüyor. Kendisi her ne kadar Fenerbahçe’yi kurtardığını söylese de buna taraftarı ikna etmesi zor. Fenerbahçe’nin kadın voleybol şubesine verdiği sponsor desteğiyle kazanılan şampiyonluklarla taraftarın gözünde neredeyse kahraman olacakken aradan birkaç sene geçmesine rağmen şu an bir taraftan üzerindeki “hain” sıfatını atmaya çalışıyor diğer taraftan da başkanlık kampanyasına argüman bulmaya çalışıyor.

Buraya kadar kongre öncesinin genel görünümünü özetlemeye çalıştık. Peki, sonucu şimdiden belli olan Fenerbahçe kongresi üzerine neden bu kadar çok söz söylenmekte? Bir tek nedeni var.

SPOR-SİYASET İLİŞKİSİ

İktidarın birkaç senedir spor alanına müdahalesi belirgin. Hem futbolun geniş kitleleri etkileme özelliği hem de son dönemdeki bu alandan yükselen muhalif sesler iktidar için bu alanın mutlak kontrol altında tutulmasını elzem hale getirdi.  Şike soruşturmaları, yeni yapılan statlara verilen destekler, kulüplere aktarılan kaynaklar, tribüne yönelik yasaklar bu alanın kontrol altına alınması için sarf edilen çabalardan bazıları. Tribünleri kısa sürede iktidara yakın bir noktaya getirmek zor, kolayı ise kulüp yönetimlerini ele geçirmek. Daha önceki yıllarda Murat Aksu aracılığıyla Beşiktaş yönetimini zorlayan iktidar, Fenerbahçelilere göre bu dönemde de Aydınlar’la yüzünü Fenerbahçe’ye çevirmiş durumda. Aydınlar’ın adaylığını açıklamasının ardından yandaş medyanın tek bir ağızdan onun arkasında durması ise Fenerbahçelilerin düşüncelerini teyit eder nitelikte. Yıldırım da kongre üyelerinden bir dönem daha yetki isterken Aydınlar’ın arkasındaki bu desteğe vurgu yapmakta. Üyelere gönderdiği mektupta “Cumhuriyet’in son kalesi” olarak addettiği FB’yi “karanlık güçlere teslim etmeyin” çağrısı yapan Yıldırım, şike sürecinin ilk günlerinde kullandığı o netameli muhalif dili tekrar kullanıma soktu.

Fenerbahçe, Cumhuriyet’in son kalesi mi ve Yıldırım karanlık güçlere karşı bu kaleyi savunan bir gazi mi? Oldukça uzun sürecek bir tartışmanın konusu bu ancak iktidarlar ne zaman bir alana doğrudan müdahale etmek istese o alanda iktidar karşıtı bir hareketlenme olur. Yıldırım bu hareketlenmeyi dönemsel çıkışlarıyla arkasına alarak 3 Temmuz’dan bugüne kadar gelebildi. Kongreden bir dönem daha destek alacak ama hem sallanıp duran Yargıtay kılıcı hem de kulüp içerisinden ve tribünden kendisine yöneltilen eleştiriler Yıldırım’ın FB başkanlığını eskisi kadar rahat götüremeyeceğini göstermekte. (İstanbul/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

‘Gezi direnişi fikrimi değiştirdi’

SONRAKİ HABER

Fırat’ın doğusunda dolanıp Diyarbakır’a kayyum atamak!

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa