31 Ekim 2013 06:00

Kampların dışında mülteciye yaşam yok

Suriyeli Sığınmacıları İzleme Komisyonu’nun İstanbul’da bulunan mülteciler ile ilgili yaptığı saha araştırması, Kamplar dışında kalan mültecilerin yaşam koşullarının ne kadar zor olduğunu gözler önüne serdi.

Kampların dışında  mülteciye yaşam yok
Paylaş

Metin Akarsu / Sadiye Eser

Suriyeli Sığınmacıları İzleme Komisyonu’nun İstanbul’da bulunan mülteciler ile ilgili yaptığı saha araştırmasına göre, Kamplar dışında yaşamak zorunda kalan mültecileri, kötü çalışma koşullarından, kötü konutlarda kalmaya, sağlık hakkına ulaşamamaya kadar onlarca sorun yaşıyor.

On kurumun bir araya gelerek oluşturduğu Suriyeli Sığınmacıları İzleme Platformu, mülteci kamplarında kalmayarak İstanbul’a gelen Suriyeli mülteciler ile ilgili saha çalışmasında yaşanan sorunlara dikkat çekiyor. Platform raporu, Bayrampaşa, Eminönü, Gaziosmanpaşa ve Kanarya gibi mahallelerde çoğunluğu Kürt olan mülteciler ile yüz yüze yapılan görüşmeler ile hazırladı. Rapor hazırlanmadan önce, platform temsilcileri, 36 aileye ilişkin, toplam 244 kişiyi temsilen, 28 aile temsilcisi ile görüştü. Rapor, eğitim ve sağlık sorunlarından, barınma ve çalışma koşullarına kadar geniş bir yelpazede önemli veriler sunuyor.

KAYIT DIŞI GÖÇ, KAYIT DIŞI ÇALIŞMA

Yapılan görüşmeler sonrası elde edilen verilere göre 244 kişiden 237 kişi ülkeye girerken herhangi bir kayıt işlemi gerçekleştirmemiş. İstanbul’u tercih eden ailelerin yarısının sebebi ‘iş bulma’ umudu. Suriyeli mültecilerin ülkeye girişleri gibi çalışmaları da kayıt dışı. Raporda yer alan verilere göre 244 kişiden sadece 54 tanesi bir işte çalışıyor. Grup içinde yer alan 128 yetişkin kişiden hiçbirinin resmi çalışma izni yok. Çalışan 54 kişiden 16 tanesi ise çocuk. Çalışanların resmi çalışma izni olmadığı için sigortalı değiller. Çalışma alanı ise yoğunlukla tekstil sektörü. Yapılan görüşmelerde mültecilerin aktardıklarına göre ücretler de zamanında ödenmiyor. Ücretlerin ödenme süresi 45 güne kadar çıkabiliyor. Mültecilerin çalışma koşulları gibi aldıkları ücretler de oldukça düşük. Çalışan 49 kişinin ayda kazandığı toplam ücret 27 bin lira. Çalışan kişi başına düşen ücret ise asgari ücretin yarısından biraz fazla; 555 lira. Çalışan mültecilerin aylık olarak kazandığı 27 bin lira, ailelerdeki toplam kişi sayısına bölündüğünde ise kişi başı gelir 111 liraya düşüyor.

SOSYAL DESTEKLERİ YOK

Yapılan görüşmeler sonucunda Suriyeli mültecilerin hiçbirinin kamu ya da sivil toplum örgütlerinden sosyal destek almadığı ortaya çıkıyor. Bunda aynı bölgelerde yaşayan mültecilerden, sosyal destek için başvuran 5 ailenin bu desteği alamaması ve bunun diğer mültecilere de yayılması olarak belirtiliyor. Sosyal destek için başvuran 5 aile ise sivil toplum örgütleri yerine kamu kurumlarını tercih etmiş durumda. Ailelerden iki tanesi yaşadığı ilçenin belediyesine başvururken iki aile ise karakollara başvurmuş. Bir aile ise yaşadığı mahallenin muhtarına başvurmuş.

HER EVE 2 ODA HER ODAYA 3.5 KİŞİ

Mültecilerin çalışma koşullarının yanında yaşama koşulları da oldukça kötü. Mültecilerden sadece 199 kişi kiralanan konutlarda yaşarken 45 kişi ise parklarda yaşamını devam ettirmeye çalışıyor. Raporda, kiralanan binaların birçoğunun yeteri kadar gün ışığı almayan, duvarları nemli ve yeterli hijyen koşullarına sahip olmadığı dile getiriliyor. 36 aile toplam 24 konutta yaşamaya çalışıyor. Bu 24 konutta ise toplam 56 oda var. Konut başına toplam 2.1 oda düşerken, her odada ortalama 3.6 kişi yaşamak zorunda kalıyor. Yine konutlarda her 8.5 kişi aynı banyo ve tuvaleti kullanmak zorunda kalıyor. Yaşanılan evlerden ise sadece 4 tanesi doğalgaz ile ısınabiliyor. Yukarıda koşulları anlatılan evlerin kiraları ise ortalama 454 lira.

DÖNMEK İÇİN SAVAŞIN BİTMESİNİ BEKLİYORLAR

İstanbul’da zor koşullarda yaşayan Suriyeli mülteciler evlerine geri dönmek içinse Suriye’de devam eden iç savaşın bitmesini bekliyorlar. Görüşme yapılan ailelerden 23 tanesi savaş bittiğinde evlerine dönmek istediklerini belirtirken ailelerden 5 tanesi Suriye’ye geri dönmek istemediğini ve sadece 2 aile Türkiye’de kalmak istediğini belirtiyor.


KAMPLARDA GÜVENSİZLİK VAR

Şu anda Türkiye’de Hatay’da 5, Gaziantep’te 4, Kilis’te 2, Şanlıurfa’da 3 ve Kahramanmaraş, Osmaniye, Adıyaman, Adana, Mardin, Malatya’da 1 adet olmak üzere toplam 20 adet mülteci kampı bulunuyor. Bu kamplarda kalanların toplam sayısı ise 200 bin. Fakat kamplarda kalanlar kadar kalmayan mülteciler de var. Örneğin yayımlanan rapora göre 244 kişiden 237 tanesi devletin oluşturduğu mülteci kamplarına başvurmamış. Bunun en büyük sebepleri ise kamp koşulları ile ilgili duyumlar, güvensiz ortam kaygısı ve etnik köken ve dine dayalı nedenler olarak sıralanmış. Kürt, Türkmen ve Alevi mülteciler ile yapılan görüşmeler sonucunda hazırlanan rapora göre aileler kamplarda hem kadınlara yönelik etkili korumanın olmadığını dile getiriyorlar hem de kamplardaki etnik ve dini inanca dayalı ayrımcılıktan kaygı duyuyorlar.

İNŞAATTA YAŞAMAK

Raporda konut ve yaşam koşullarına dair paylaşılan sayısal veriler dışında kimi ailelerin durumuna da değinilmiş. Raporlardaki sayılarda yer alan rakamlar ailelerin özel durumlarına inildiğinde daha da kötü duruma geliyor. Örneğin Bayramtepe’de yaşayan 5 kişilik bir aile. Çok az eşya ile bir inşaatta yaşamaya çalışan ailenin 11 aylık bebeğinin karaciğer rahatsızlığı var.  Aile 450 lira gelir ile yaşamaya çalışırken ev kirası olarak 250 lira ödüyorlar. Bebeklerinin yaşabilmesi için kan değişimi yapılması gerekiyor. Tedavi için aileden istenen ücret 4000 lira. Aile tedavi ücretini duyunca çocuklarını bir daha hastaneye götürmemiş.


RAPORDAKİ ÖNERİLER DİKKATE ALINMALI

Raporda aynı zamanda bir de öneriler kısmı yer alıyor. Platform üyeleri yaşanan sorunların son bulması ve yeni gelen sığınmacıların aynı sorunları yaşamaması için önerilerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirtiyor. Raporda yer alan belli başlı öneriler ise şunlar;

- Türkiye Suriye ile ilgili sığınmacı politikasında sığınmacıların çok etnisiteli ve çok dilli olduğunu gözetmeli.
-  Kamplar dışında yaşayan sığınmacılar için il valiliklerinde kayıt masaları oluşturulmalı ve temel ihtiyaçların listesi yapılmalı
-  Valilikler, belediyeler, muhtarlıklar ve STÖ katılımı ile oluşturulacak koordinasyon masalarında sığınmacıların kamu kurumları ile irtibat kurabilmesi için tercümanlar bulundurulmalı.
-  Çalışma Bakanlığı halen kayıt dışı çalışan işçiler için çalışma izni vermeli ve bilgilendirici çalışmalar yapmalıdır.
- Çocukların sokaklarda çalışması ve dilenmesinin önüne geçilmeli, çocukların ana dillerinde eğitim ve sağlık hizmeti almasının koşulları sağlanmalı. (İstanbul/EVRENSEL)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Bütçe holdinglere göre dizayn edilmiş

SONRAKİ HABER

Varto'dan Meriç'e

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa