Tarihi yarımada yaşayan bir höyüktür

Tarihi yarımada yaşayan bir höyüktür

Günümüz dünyasının birçok büyük kentinin geçmişi çok eskilere uzanır ve bu kentlerin varlığı, kimliği uzun geçmişleri ile şekillenir. İstanbul’da bu yerlerden biridir, tarihi yarımada yaşayan bir höyüktür.

Doç. Dr. Necmi Karul
İstanbul Üniversitesi*


Günümüz dünyasının birçok büyük kentinin geçmişi çok eskilere uzanır ve bu kentlerin varlığı, kimliği uzun geçmişleri ile şekillenir. İstanbul’da bu yerlerden biridir, tarihi yarımada yaşayan bir höyüktür. Kuşkusuz Marmaray ile sadece bir ulaşım projesine şahitlik etmedik, bu sayede kentin uzak geçmişine açılan bir kapıdan da içeri girme fırsatı bulduk. Marmaray ile yerleşik yaşamın başlangıç aşamasına, başka bir deyişle Marmara Bölgesi’ndeki Neolitik dönem topluluklarına ait eşsiz bilgiler elde edildi. Deniz seviyesinin altında, oksijensiz ortam sayesinde organik malzemelerden yapılmış eşyalar dahi oldukça iyi korunmuş halde günümüze ulaştı. Sadece Neolitik dönem için değil, Erken Bizans Dönemi Theodosius Limanı’nda kimileri kargosuyla birlikte 37 batık açığa çıkarıldı. 4.-11. yüzyıllar arasına tarihlenen, aralarında 30 yelkenli ticaret gemisi ile beş kürekli kadırga bulunan batıklar eski dünyanın bu büyük limanında yaşananların, ticaretin kayıtlarını bize ulaştırdı.

1990’lı yıllarda Yarımburgaz Mağarası İstanbul’daki yaşamın izlerini 800 bin yıl kadar öncesine taşımış; 60’lı yıllarda Fikirtepe ve Pendik’teki kazılarda yine Neolitik topluluklar ile karşılaşılmışken bunların hiçbiri Yenikapı’nın keşfi kadar etkili olmamıştı. Yenikapı sayesinde İstanbul’daki yerleşik yaşamın en azından 8500 yıl kadar önce başladığı kabul edilir oldu, farkındalığımız arttı.

Marmaray sayesinde kent arkeolojisi ya da ‘serbest arkeoloji’ gibi kavramlar ile de tanıştık. Büyük bir metropolün içinde, defalarca hedef gösterilmelerine rağmen arkeologların, İstanbul Arkeoloji Müzelerinin başarı ile yürüttüğü kurtarma kazıları gerçekleştirildi. 20. yy başından itibaren Avrupa kentleri, arkeolojik, kültürel ve doğal miraslarıyla bütünleşik planlamalar dahilinde büyürken, İstanbul bununla Marmaray kazıları sayesinde tanışmış oldu.

Bugün modernizm ne yazık ki ülkemizde özellikle teknolojik gelişmişlikle ölçülürken, Marmaray Projesinin iki ayağından biri olan arkeolojinin bugün olmasa da gelecekte keyfini çıkaran bir toplum oluruz belki de.

*Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi Başkanı

www.evrensel.net