‘Özgür basın sayesinde hakikatler konuşuluyor’

‘Özgür basın sayesinde hakikatler konuşuluyor’

‘KCK’ Basın Komitesine üye olmak suçlamasıyla 20’si tutuklu 46 gazetecinin yargılandığı davanın 7. duruşmasının ilk oturumu görüldü. Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde bulunan İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinde, bugün başlayan duruşmaya, ailelerin yanı sıra BDP Kars Milletvekili Mülkiye Birtane de katıldı.

Eda Yıldırım

‘KCK’ Basın Komitesine üye olmak suçlamasıyla 20’si tutuklu 46 gazetecinin yargılandığı davanın  7. duruşmasının ilk oturumu görüldü. Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde bulunan İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinde, bugün başlayan duruşmaya, ailelerin yanı sıra BDP Kars Milletvekili Mülkiye Birtane de katıldı. Duruşma tutuksuz yargılanan gazetecilerin savunmasıyla devam ederken, ilk savunmayı eski DİHA Muhabiri Evrim Kepenek yaptı. Mahkeme salonunda gazeteciliğinin yargılandığını belirten Kepenek, DİHA’nın yasal çerçevede yayın yapan bir haber ajansı olduğunu vurguladı. DİHA’nın  Türkiye’deki sosyal ve politik atmosferin çok ilerisinde olduğunu ifade eden Kepenek, “DİHA, çoğu medya grubunun söylemediği haberleri, ortaya çıkarıyor. Sizin yargıladığınız özgür basının mimarları, şu sıralarda oturttuğunuz ve iradelerini kırmaya çalıştığınız basın çalışanları sayesinde bu ülkede hakikat konuşuluyor” dedi. Gazeteciliğin bir virüs olduğunu söyleyen Kepenek, “Bu virüs toplumu hasta eden değil, toplumu hakikatlerle yüzleştiren bir virüstür. Bu virüsün panzehiri de bu mahkemeler değil, bunun panzehiri haber yapmaktır” diye konuştu.

‘DÜŞÜNEN GAZETECİ TEHLİKELİDİR!’

Medyanın hakikat ve iktidar arasında sıkıştığını söyleyen Kepenek, Gezi eylemleri süresince 59 gazetecinin işten atıldığına ve yine çok sayıda gazetecinin polisler tarafından darp edildiğine dikkat çekti. Dünyada ve Türkiye’de her dönem gazetecilerin baskı altına alınmak istendiğini belirten Kepenek, “Türkiye’de basın tarihi sansürle eş değerdir. 24 Temmuz Türkiye’de ‘sansürün kaldırıldığı gün’ olarak kutlansa bile, Türkiye’de basın Osmanlı’dan başlayarak hemen her zaman siyasal iktidarların tehdidini üstünde hissetti” diye ekledi. Gazetecinin öğretileni yapan değil, düşünen, soruşturan, gördüğü hakikati yansıtan kişi olduğunu söyleyen Kepenek, ancak iktidarların ve medya patronlarının sorgulamadan, sadece istenileni yazan gazeteciler yaratmak istediğini vurguladı. ‘İletişim fakültelerinde medyaya düşman yetiştiriyorlar’ diyen medya yöneticilerinin temel derdi şu: Düşünen ve soruşturan insan tehlikeli insandır. Özgür basın çalışanlarının da ‘tehlikeli insan’ kavramına girdiği için yargılandığını söyleyen Kepenek, “Hakikatlerin üstü hiçbir zaman örtülmez. Siz ilk başta örtüldüğü zannedersiniz ama öyle değildir. Yeraltından çıkan kemikler bunun en somut örneği” diye konuştu. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla duruşma öğleden sonra sona erdi. Duruşmanın ikinci oturumu Çarşamba günü görülecek.

‘BENİM HALKIM DA ASİMİLE EDİLDİ’

Hemşinli olmasına rağmen ana dilinde savunmaya ilişkin düzenleme getirilene kadar Kürtçe konuştuğunu belirten Kepenek, “Arkadaşlarım kendi dilinde savunma verene kadar ben Türkçe savunma vermeyi ahlaki bulmadım. İsterdim ki, insanın en doğal haklarından biri olan ana dilinde savunma hakkı içinde, kendi dilimde burada savunmamı yapayım. Benim annem ve babam da Hemşinceyi bilmiyor. Çünkü bu sistem beni ve benim mensubu olduğum Hemşin halkını asimile etti. Türkleştirdi” diye tepki gösterdi. (İstanbul/EVRENSEL)

FATİH POLAT: EVRİM, KENDİNDEN ÖNCE HOLLANDALI MESLEKTAŞINI SAVUNDU http://www.evrensel.net/haber/70888/evrim-kendinden-once-hollandali-meslektasini-savundu.html#.Um5JXFO6rxU

www.evrensel.net