Sendikaları sokağa indirmeliyiz

Sendikaları sokağa indirmeliyiz

Çiğli Organize Sanayi Bölgesindeki işyeri temsilcileri ve işyeri komiteleri 29 Ekim’de yapacakları toplantıda kıdem tazminatlarının gasbedilmesi ve kiralık işçilik uygulamasına karşı neler yapacaklarını konuşacak. İşçiler, “Organizedeki örgütlü, örgütsüz işçileri olduğu gibi sendikaları da harekete geçirebiliriz” diyor.

Gürsoy Turan

Çiğli Organize Sanayi Bölgesindeki işyeri temsilcileri ve işyeri komiteleri 29 Ekim’de yapacakları toplantıda kıdem tazminatlarının gasbedilmesi ve kiralık işçilik uygulamasına karşı neler yapacaklarını konuşacak. Toplantı öncesi bir araya geldiğimiz temsilci ve komite üyesi işçiler, “Organizedeki örgütlü örgütsüz işçiler gibi sendikaları da harekete geçirebiliriz” diyerek, kurultay deneyimleriyle yeni bir örgütlenme kampanyası başlatmaya hazırlanıyor.

Basın-İş Amcor İşyeri Baştemsilcisi Yusuf Yörükoğlu, kıdem tazminatları fona devredilirse taşeronda çalışanların da tazminat alacağının söylendiğini belirterek, aslında kendilerinin de taşerondan farklarının kalmayacağına dikkat çekti. “5-10 yıl çalışırım kıdemim birikir” ya da “Emekli olunca tazminat alırım” gibi geleceğe dair beklentilerinin yok edilmek istendiğini dile getiren Yörükoğlu, 29 Ekim’de yapacakları toplantıda organizede çalışan 50 bin işçiye yönelik nasıl bir bilgilendirme çalışması ve eylem yapacaklarını tartışacaklarını belirtti.  

KIDEM TAZMİNATI İÇİN ORTAK MÜCADELE

Çiğli’de sendika ve konfederasyon ayrımı yapmadan bir araya geldiklerini belirten Yörükoğlu, “Tepedeki sendikacılar da böyle yapmalı kıdem tazminatının korunması için birlikte mücadele etmelidirler. Sendikacılar işçilerin kendi arkalarında olmadığını söylüyorlar. Kıdem tazminatı konusunda sendikalar görevini yaparsa işçileri arkalarına alırlar” dedi.
Çiğli İşçi Kurultayı Komitesi Üyesi Raşit Ekin, kıdem tazminatında yapılacak düzenleme ile tazminat hakkının kaldırılması ya da düşürülmesinin yanı sıra işverenin daha kolay işçi çıkartacağını dile getirdi.

“Hepimiz işyerlerimize geçici sözleşmeli diye alınıp sonra işten çıkartılan işçiler gibi olacağız. Şimdi ‘modern köleleriz’ diyoruz. Kıdem tazminatlarının kaldırılması ve ödünç işçilikle birlikte modern değil tam eski çağ köleliği getirilmiş olacak” dedi.

AKP’nin, darbe anayasasını değiştirme ve demokratikleşme iddialarına dikkat çeken Ekin, “Darbeciler bile kıdem tazminatlarını kaldırma cesareti göstermemiş. İşçilerin ve sendikaların itirazını yok sayan, ODTÜ öğrencilerin itirazını yok sayan Hükümet darbecilerden daha diktatör” dedi.

SENDİKACILAR BEKLENMEMELİ

İşçiler ve temsilciler olarak kıdem tazminatına sahip çıkma mücadelesi için sendikaları beklemeden mücadeleye hazırlanmaları gerektiğini vurgulayan Ekin, “Bildiriler dağıtarak, paneller yaparak bilgilendirme çalışması yapabiliriz. Billur Tuz mücadelesinde ve Gezi direnişlerinde nasıl ki işyeri komitesi ve temsilciler olarak kararlaştırarak yürüyüşler yaptıysak kıdem tazminatı için de yapabiliriz” diye konuştu.


‘MESELENİN CİDDİYETİNİ İYİ ANLATMALIYIZ’

Birleşik Metal-İş ZF Lenförder Baştemsilcisi Ümit Bingöl: Bütün işçiler çalışırken, “Biz çocuklarımızın geleceği için çalışıyoruz” der. Ancak emeklilik yaşı yükseltilirken çocuklarımızın geleceğini düşünerek mücadele etmedik. Şimdi kıdem tazminatında aynı tehlike söz konusu olduğunda ‘ben çocuklarımın geleceği için çalışıyorum’ diyenleri mücadeleye katmalıyız. Kıdem tazminatı ödemekten kurtulan işverenler ücreti biraz yükselen işçiyi işten atacak, dolayısı ile ücretler düşecek. Sendikacıları işyerlerine çağırmalıyız ki işçilerin tepkisini görsünler.
AKP’ye oy vermiş olan işçiler bile bize, “Kıdem tazminatına dokunulursa şalter indirip sokaklara dökülmeliyiz” diyor. Temsilci seçimimizi yaptıktan hemen sonra Schneider ve Amcor’da olduğu gibi işyeri komitesi oluşturma çalışması başlattık, her bölüm kendi komite üyesini belirleyip temsilciliğe bildiriyor.
Kurultay Komitesi Üyesi-Schneider İşçisi Sedat Sadak: İşçiler Hükümetin kıdem tazminatına dokunmak gibi bir akılsızlık yapmayacağını düşünüyor. Meselenin ciddiyetini iyi anlatmalıyız. Örgütlü örgütsüz işçileri bilgilendirmeli birleştirmeliyiz. Sendikaları da biz sokağa çekmeliyiz. Çiğli’de 2008 yılında kriz gerekçesiyle işçi atmalara karşı oluşturduğumuz komiteyle “İşten atmalar yasaklansın” kampanyası başlatmıştık. Yapacağımız eylem için sendikaları da ziyaret etmiştik. Kıdem tazminatı konusunda da etkili bir kampanya ile organizede yürüyüşler, mitingler yapabiliriz. Bütün bu çalışmaları aynı zamanda örgütlenme kampanyası gibi de ele alıp yeni işyerleri örgütlemeliyiz. (İzmir/EVRENSEL)

www.evrensel.net