01 Haziran 2011 08:54

Aşka düşkün kadınlar

SERAY Şahiner’in yeni öykü kitabı Hanımların Dikkatine geçtiğimiz günlerde Can Yayınları’ndan çıktı. 2007’de çıkardığı Gelin Başı ile tanıdığımız yazar, dokuz öyküden oluşan ikinci kitabı ile karşımızda. Kitapta anlatılan kadın öykülerinin ortak noktası aynı günde geçiyor olması.

Aşka düşkün kadınlar

Paylaş
Bahar Çelik

SERAY Şahiner’in yeni öykü kitabı Hanımların Dikkatine geçtiğimiz günlerde Can Yayınları’ndan çıktı. 2007’de çıkardığı Gelin Başı ile tanıdığımız yazar, dokuz öyküden oluşan ikinci kitabı ile karşımızda. Kitapta anlatılan kadın öykülerinin ortak noktası aynı günde geçiyor olması. Diğer bir ortak nokta ise kahramanların neredeyse hepsi birbirini tanıyor ya da yaşamlarının bir şekilde birbirlerine teğet geçiyor olması.

‘Ceylan Yürüyüşü’ isimli öykünün kahramanı Reyhan Hanım ile sıradan bir ev kadının yaşamını seyrediyor ve sıradan yaşamların görünmeyen taraflarına tanık oluyoruz.

‘Fesleğen’ isimli öykü ile birlikte kitap boyunca tekrar karşılaşacağımız Sibel’i ilk kez görüyoruz. Yoğun hislerle bağlı olduğu sevgilisi tarafından, ikinci kadın olmaya mahkum edilmiş Sibel’in iç konuşmaları hayli ilgi çekici. Ve ardından Ayşe, Nergis ve Elif’in hikayeleri geliyor. Son derece zeki, hazırcevap, yüksek tahsilli bu kadınların ortak noktası, birlikte oldukları erkeklere hastalıklı bir tutkuyla bağlı olmaları. Tüm yaşamlarını sevdikleri adama endeksleyen, ancak hayal kırıklığı ile karşılaşan kadınlar kitabın kahramanları. Kitabın sonunda şeytanın bacağını kıracaklarına dair bir izlenim verseler de kolay kolay iflah olacağa benzemiyorlar. Ancak bunları söylerken Reyhan’ı ayırmak gerekiyor. Zira o başka bir dünyanın insanı. Çocukluğundan itibaren çalışmaya başlayan Reyhan, Türk filmlerindeki gibi bir hayat beklerken ne yazık ki beklediği hayatın yanından bile geçemiyor.

MERKEZDEN UZAK HAYATLARIN MERKEZİNDE

Seray Şahiner öykülerinde orta alt sınıftan insanları, onların yaşantılarını, kaygılarını ve iç gözlemlerini son derece başarılı bir dille aktarıyor. Bu yaparken kendi yaşamından ve etrafından yoğun şekilde beslendiği de gözden kaçmıyor. Pek çoğumuzun görmezden geldiği gündelik hayata dair ayrıntılar onun ironik dili ile farkındalık kazanmamızı sağlıyor. Öykülerin neredeyse hepsinin Samatya’da geçiyor olması da İstanbul’un merkezinden başka yerlere dikkat çekmesi açısından önemli.

Seray Şahiner’in kadınları kendilerini “kurtarmış” karakterler değiller. Çünkü ne aldıkları eğitim, ne hayata karşı tek başlarına duruşları erkekler karşısında onları güçlü kılıyor. Mevzubahis aşk olunca neredeyse her şeye katlanabilecek “fedakar” kadınlar oluveriyorlar. Buna rağmen kendileri ve biricik sevdikleri ile acımasızca dalga geçme haklarını hep saklı tutuyorlar. Etrafa şöyle bir bakınca yazarın hiç bir şeyi abartmadığını görüyoruz. Sadece aktarıyor, ders vermiyor.
Hanımların Dikkatine bir solukta bitirilen türden bir kitap. Yazarın gözlem yeteneği ve aktarımı biçimi sayesinde de son derece eğlenceli. Hazır cevap kahramanlarımızı okurken kimi zaman “skeç” tadı almak da mümkün. Fakat bu kitabın lezzetini kaçırıyor mu? Hayır… Kitabın sonunda kendimizi kahramanlara içten içe öğüt veriyor halde bulmamız ise “Hanımların dikkatine” uyarısını haklı çıkarıyor sanki.

[email protected]

Hanımların Dikkatine, Seray Şahiner, Can Yayınları, Öykü, 218 sayfa

ÖNCEKİ HABER

Füsun Akatlı’dan Leyla Erbil’e onur ödülü

SONRAKİ HABER

Ersur Tekstil işçileri işsiz kalma kaygısı yaşıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa