İşte asosyal devlet!

İşte asosyal devlet!

Rize'de 65 yaşındaki Muzaffer Tecimer, biri 36, diğeri 26 yaşındaki engelli çocuklarını sırtında taşıyarak rehabilitasyon merkezine götürmek zorunda. Sebebi ise mahallede araçların girebileceği sıradan bir yol bile bulunmaması.

Gençağa Karafazlı

Rize’nin Çayeli İlçesine bağlı Tecimerler Mahallesinde 65 yaşındaki Muzaffer Tecimer, zihinsel ve bedensel engelli kızları Saniye Tecimer (26) ve Neriman Tecimer’i (36) yol olmadığı için 1.5 yıldır sırtında taşıyor. Mahallelinin kendi imkanlarıyla yaptıkları yol da araç trafiğine kapandığı için Tecimer ailesinin ızdırabı devam ediyor. Sebebi ise mahallenin yolunun olmaması.

Baba Tecimer, ilerleyen yaşına rağmen rehabilitasyon merkezinde tedavi gören kızlarını her Cuma günü bir kilometre sırtında taşıyor. Tecimer, 65 kilo olan kızını taşımakta güçlük çekince de rehabilitasyon eğitimine ara vermek zorunda kaldı. Tecimer, yolu 2012 yılında kendi imkanlarıyla iş makinesi ile açmış. Sonrasını ise şöyle anlatıyor: “Ancak, sanat çalışmaları için yardım alamadık. Yardım alamayınca yol açıldığı gibi kapandı. 2012 yılında engelli kızlarımdan dolayı aldığım araç aldığımız gibi kapıda kaldı. Buraya kadar güçlükle geçirdik. O günden sonra binmek nasip olmadı. Engelli kızlarım her Cuma günü rehabilitasyon merkezine gidiyordu. Yaklaşık bir kilometrelik yolda onları sırtımda taşıdım. Birini yola bindirip dönüp diğerini alıyordum. 65 kilo olan Neriman’ı taşımakta gülük çektiğim için rehabilitasyon merkezinden almak zorunda kaldım. Onu artık gönderemiyorum. Bu çilemizin bitmesi için yolumuzun yapılmasını istiyoruz.”

Mahalle sakinlerinden ve akraba olan İsmail Tecimer (56) de, yıllardır yüklerini sırtlarında taşımak zorunda olduklarını belirterek şunları söyledi: “Biz buna alıştık. Ancak, iki 0kızımızın durumu bizi çok üzüyor. Onlara çok üzülüyoruz. Onlar için bu yolun yapılmasını istiyoruz.” Engelli kızların anneleri Nazmiye Tecimer de belinden rahatsız olduğu için kızlarını eşinin sırtında taşıdığını söyledi. (Rize/EVRENSEL)


AİLEYE BAKAN ÇOCUKLAR

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a, çöp toplayarak yaşam mücadelesi veren çocukların sayısını sordu.
Tanrıkulu, Başbakan’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına sunduğu soru önergesinde, bir gazetede yer alan haberde Diyarbakır’da yatalak olan annesine bakmak için okul yerine çalışmak zorunda kalan 9 yaşındaki çocuğun yaşam mücadelesinin kamuoyuna aktarıldığını hatırlattı. Tanrıkulu soru önergesinde şunları ifade etti: “Türkiye’de çocuk yaştaki E.B’lerin sayısı nedir? Türkiye’de yoksulluk yüzünden ve annelerine bakmak zorunda oldukları için okula gidemeyen E.B’lerin sayısı nedir? 9 yaşındaki çocukların günde 5 TL kazanmaya mecbur bırakılmaları iktidarınızın, sosyal politikalardan ve aile kavramından ne anladığını mı yansıtmaktadır?” (ANKARA)


VAN ESNAFI: HİÇBİR YARDIM GÖREMEDİK

İdris Yılmaz

Yaşadıkları yıkıcı depremin ardından adeta kaderine terk edilen Ercişli esnaflar, pazar günü ilçeye gelecek olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a tepkili. Esnaflar, Başbakanın geçen yıl geldiğinde, verdiği vaatleri yerine getirmediğini söylüyor.

Van’ın Erciş ilçesinde 23 Ekim 2011 depreminin üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen ilçede depremin açtığı yaralar halen tazeliğini koruyor. Deprem sırasında iş yerlerinin yıkıldığını ve ilçede ticari düzenin dengesini yitirdiğini belirten esnaflar, sorunların çözümüne devletin hiçbir katkı sağlamadığını ifade etti. “Kentsel dönüşüm” adı altında oyalandıklarını dile getiren esnaflar, bu oyalama sürecinde depremin yarattığı zarardan daha çok zarara uğradıklarını açıkladı.

VAATLER YERİNE GETİRİLMEDİ

27 Ekim’de Erciş’e gelecek olan Başbakan Erdoğan’a seslenen Esnaf Muhammet Şafi Bayram, “Sayın Başbakan geçen depremin yıl dönümünde buraya gelerek çeşitli vaatlerde bulunmuştu. Bizlere, kiracı depremzedeler için ev söz vermişti. Ne yazık ki Başbakan’ın vermiş olduğu vaatler AKP’lilere ve onlara yakın olan ve ihtiyacı olmayan zenginlere yaradı. Verilen vaatlerin hiç biri depremde ciddi anlamda mağduriyet yaşayanlara yaramadı. Bugün Erciş’in ilçe merkezi felç konumda, hiçbir hizmet yürümedi ve Erciş esnafı kan ağlıyor, borçlarını ödeyemiyor, yıkılan işyerlerinin yeniden yapılması için ruhsat alamıyor” dedi.

FARI PATLAMIŞ ARAÇ MİSALİ…

Depremde en çok ilçe esnafının mağdur olduğunu anlatan Terzi İbrahim Kızılkaya da “kentsel dönüşüm” projesi ile sürekli oyalandıklarını ifade ederek, durum karşısında her geçen gün zarara uğradıklarını belirtti. Kızılkaya, “Depremin yarattığı harabe ve ne olacağı belli olmayan bir takım projeler, yatırım yapmamızı engelliyor. İşyerlerimize mal alamıyoruz, mal alamayınca gelen müşterilerimizin taleplerine cevap olamıyoruz. Erciş esnafı şu anda farı patlamış bir araç misali ilerliyor. Farı patlayan bir araba ne kadar sağlıklı ilerleye bilir ki?” diye sordu.

DEPREMDE HİÇBİR YARA SARILMADI

Camcı İkram Sancak da, deprem sırasında 56 bin TL zarara uğradığını ifade ederek, mağduriyetinin giderilmesi için hiçbir destek alamadığını belirtti. İflasın eşiğine kadar geldiğini dile getiren Sancak, “Esnafın borçlarını ödemesi için KOSGEP kredilerinin verileceğini söylediler. Defalarca müracaat etmeme rağmen, kredi alamadım çünkü krediyi alamadık. Ercişli depremzedeler kendi kaderlerine terk edildi. Hiç kimse ‘Depremin yaraları sarıldı’ demesin. Depremin açtığı hiçbir yara sarılamadı” dedi. (Van/DİHA)

 

www.evrensel.net