‘Kentimizin mozaiğini kucaklayacak birliği sağlayabiliriz’

‘Kentimizin mozaiğini kucaklayacak birliği sağlayabiliriz’

Yerel seçim tartışmaları birçok yerde kendisini göstermeye başladı. Mersinliler de halktan uzak bir belediyecilik ve belediye başkanı istemediklerini her fırsatta dile getirirken, kentin çok kimlikli, çok inançlı, çok kültürlü yaşamını kapsayacak bir birliğin hayata geçirilmesi çabası içerisinde.

Burak Şefkat

30 Mart 2014’te yapılacak yerel seçimlerle ilgili hareketlilik bir çok yerde yeni yeni kendini gösterirken, Mersin’de 8 ay öncesinden başlamış durumda. Bilboardların yanısıra elektrik panoları, aydınlatma direkleri ve boş bulunan bütün duvarlar seçim afişleriyle donatılmış durumda. Aday adaylarının ortak vaadi ise seçilmeleri halinde “katılımcı ve şeffaf bir belediyecilik” anlayışına sahip olacakları.

CHP’li Macit Özcan’ın üç dönemdir yaptığı Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığına bu dönem CHP’nin kendi içinden de oldukça talep var; Fikri Sağlar ve İstemihan Talay bunların başında geliyor. MHP ise dört dönemdir Tarsus Belediye Başkanlığı görevini yürüten Burhanettin Kocamaz’ı geçtiğimiz günlerde aday olarak açıkladı. AKP sessizliğini korumaya devam ederken kulislerde Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın ismi konuşuluyor.

HDP ise bir yandan hafta sonu yapılacak kongreye hazırlanıyor, diğer taraftan yerel seçim hazırlıklarını sürdürüyor. Diğer partilerden farklı olarak HDP’nin bürolarında farklı kesimlerden insanlarla karşılaşmak mümkün. Adaylar değil memleketin ve Mersin’in meseleleri konuşuluyor. Tartışmaların birleştiği yer ise bu seçimlerin yerel olmaktan çok daha fazla anlam taşıdığı, neredeyse genel seçim havasında geçeceği.

Mersin’deki emek ve demokrasi güçleri ise bir yandan kampanyaları izlerken diğer yandan kendi seçeneklerini oluşturmaya çalışıyor. Halktan uzak bir belediyecilik ve belediye başkanı istemediklerini her fırsatta dile getiren Mersinliler, kentin çok kimlikli, çok inançlı, çok kültürlü yaşamını kapsayacak bir birliğin hayata geçirilmesi çabası içerisinde. Bu çabanın bir parçası olan bazı sendika ve kitle örgütlerinin seçimlerle ilgili görüşleri şöyle:

HALKTAN BİR ADAY İSTİYORUZ

Yol-İş Sendikası Şube Başkanı İrfan Gültekin: Mersin’de demokrasinin gereği olan ön seçimle belirlenen bir aday yok. Genel başkanların iki dudağının arasından çıkan isimler aday olarak belirlenecek. Biz bu durumu doğru ve demokratik bulmuyo-ruz. Emekten, demokrasiden, halktan yana olan bir adayın çıkması gerektiğini düşünüyoruz. Mersin’de yeni bir alternatif yaratmak gerekiyor, halkın içinden birinin aday olması gerektiğini düşünü-yoruz. Köşesine çekilip danışmanlarıyla belediyeyi yönetecek bir belediyecilik anlayışını reddediyoruz.

Eğitim Sen Şube Başkanı Remzi Çiftçi: Mersin’deki birçok siyasi parti halkın sorunlarını çözmekten uzak yapıda. Bazı vaatlerde bulunarak seçim kampan-yası yürütüyorlar, seçim bittikten sonra bu vaatlerin hiç biri gerçekleşmiyor. Önümüzdeki seçim yerel bir seçim olmaktan daha öte mevcut iktidarın geleceğini tayin edecek bir seçim olacak. Mersin her anlayışın her kültürün bir arada yaşadığı bir kent ve bu kentte önemli bir muhalif yapı yaratılabilir diye düşünüyorum.

Genel-İş Sendikası Şube Başkanı Kemal Göksoy: Mersin Türkiye’nin bir minyatürüdür; çok dilli çok inançlı bir kent ve bizim üyelerimiz de bu mozaikten oluşuyor. Mersin’de yerel yönetimin adresi bu mozaiğin talepleri-ne cevap verecek olan yapıdır. Sosyalist, demokrat ve bütün ötekilerin birliğine ihtiyaç var. Ancak böyle bir yapı Mersin’de gerçekten bizim istediğimiz bir yerel yönetim anlayışını ortaya koyacaktır.

LGBT Yedi Renk Temsilcisi Tuna Şahin: Bugüne kadar Mersin’de bütün partiler yerel yönetimlerde bize öteki gözüyle baktı. Bizim ana taleplerimizden birisi bütün yerel yönetimlerin yönetici mekanizmalarında LGBT’lerin de bulunması. Bugün Türkiye’de bizi öteki görmeyen tek adres HDP’dir. Ben Mersin’de ve tüm Türkiye’de HDP’nin alternatif bir parti olduğunu düşünüyorum. Zamanla HDP kendini görünür kıldıkça, bırakın Mersin’i tüm Türkiye’deki LGBT’ler HDP’yi destekleyecektir.

TÜMTİS Şube Başkanı Savaş Gürkan: Şeffaflık, katılımcılık deyip randevu vermeyen belediye başkanı istemiyoruz. Sözde değil özde katılımcılığın olduğu bir yerel yönetim istiyo-ruz. Sadece bir belediye başkanıyla yönetilen kent değil, emek örgütleriyle, işçilerle, yöre dernekleriyle yöneten bir belediyecilik anlayışı gerekiyor. Mersin’de bu dönem umutluyum, emek ve demokrasi güçleri işyerlerinde, mahallelerde önümüzdeki seçimleri canlı bir şekilde tartışıyor. Sendikaların, demokratik kitle örgütlerinin bir araya geldiği yeni bir yapıya ihtiyaç var. 

Kültür Sanat Sen Mersin Şube Başkanı İmam Özdemir: Mersin’deki sistem partileri aylar öncesinden seçim kampanyalarını başlattılar; şeffaflık ve katılımcılık kelimeleri havada uçuşuyor. Fakat yönettikleri belediyelere baktığımızda bu sözlerin vaatten öteye gitmediğini görebiliriz. Dolayısıyla bu kentte yaşayan işçiler, işsizler, kadınlar, bütün ötekilerin bu sistem partilerin dışında bir seçeneğe, böyle bir birlikteliğe ihtiyacı var.


HDP MERSİN’DE CİDDİ BİR ALTERNATİF OLACAK

HDP Eş Başkanı Sevgi Aktaş: Mersin’de seçim çalışmalarına başlamış durumdayız. Ana sloganımız; Kentimizi de kendimizi de biz yöneteceğiz! HDP sadece siyasi partilerden ibaret bir yapılanma değil; içinde çevreci örgütlerden, kadın örgütlerine yöre derneklerine kadar birçok yapı bulunuyor. Mersin mozaiğini gözümüzde canlandırdığımızda Halkların Demok-ratik Partisi, Mersin’in ruhuna ve dokusuna uygun tek parti. Bundan dolayı HDP, Mersin’de ciddi bir alternatif olacaktır.

HDP Eş Başkanı Müslüm Tank: Mersin’de seçim çalışması yapan diğer partilerin adayları burjuva talepleri dillendiriyor, hiçbiri emekçiden, ötekilerden bahsetmiyor. Biz Mersin’i bütün ötekilerle, halkla birlikte yöneteceğiz. Herkes katılımcılıktan bahsedebilir ama somut bir örnek vermek gerekirse bugün CHP’li Belediye Başkanı Macit Özcan’a ulaşmak gerçekten bir başarı olarak nitelendirilebilir. HDP’nin baştan beri mantığı sermayenin değil halkın çıkarlarını gözeten bir anlayışla kendini var etmesidir. HDP Mersin’de yeni olmasından kaynaklı bir dezavantaja sahip olsa da avantajı herkesi kapsayacak olmasıdır.


DEMOKRATİK KENT PROGRAMI

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, yerel seçimlere ilişkin taleplerini içeren “Demokratik Kent Programı” kitapçığı hazırladı. Geçtiğimiz günlerde kitapçığı basına tanıttıkları bir toplantı düzenleyen platform bileşenleri, “Demokratik, yaşanabilir bir kent” ve “Gezi sürecinden ders çıkartmış bir belediye başkanı” isteklerini dile getirdiler. Kitapçıkta dile getirilen taleplerden bazıları şöyle:
*Kentte emeğin demokrasisini istiyoruz.
* Kentte yaşayan halkların vazgeçilmez farklı kültürel dokusu tarih bilinci içinde yeniden kurulmalı, korunmalı ve geliştirilmeli.
* Çocuklar gençler kadınlar yaşlılar emekliler ve engeliler için insanca yaşanabilir bir kent yaratılmalı.
* Ortak yaşam kültürü ve kentlik bilinci oluşturulmalı.
* Sosyal politika ve projelere öncelik verilmeli ve uygulanmalı.
* Kente ilişkin kararların her aşamasında halkın katılımı esas alınmalı.
* Yerel yönetimler ve yöneticiler harcamalarında ve kaynaklarında hesap verebilir olmalı. (Mersin/EVRENSEL)

www.evrensel.net