Emekçi çocukları üniversiteye, banker çocukları tarım işçiliğine!

Emekçi çocukları üniversiteye, banker çocukları tarım işçiliğine!

İspanya’da 24 Ekim’de büyük bir eğitim grevi gerçekleşti. Grevi öğretmenler, öğrenciler, veliler el ele örgütledi. Madrid Özerk Üniversitesi Öğrencisi David Calpena grev izlenimlerini evrensel’e yazdı

David Calpena

24 Ekim günü İspanya’da, kamu eğitim harcamalarındaki kesintiler, kayıt ücretlerindeki artışa karşı (üniversitelerde kayıt ücretleri üç yılda üç kat artırıldı) eğitim sektöründe genel grev gerçekleştirildi. Öte yandan eğitim bakanlığının en son hazırladığı yasaya karşı da özel bir tepki vardı. Bu yasa bütün toplum tarafından reddediliyor. Eğitimciler ve öğrenciler sendikalar tarafından örgütlenen greve katıldılar ve birçok yerde özellikle öğrenci örgütleri ders boykotunu üç güne çıkardılar.

Haftalar boyunca grev için yoğun hazırlıklar yapıldı, forumlar düzenlendi, afişler asıldı, broşürler hazırlandı. Bazı üniversitelerde bütün bunları öğretim üyeleri ve öğrenciler birlikte örgütlediler. Bütün bu yoğun hazırlık sayesinde grev büyük bir başarıyla gerçekleştirildi. Sendikalar kamu eğitim kurumlarında greve katılımın yüzde 80, kamudan kaynak alan özel okullarda ise yüzde 40 olduğunu açıkladılar. Üniversitelerde ise katılım yüzde 90’a ulaştı. Madrid’te, eğitim sektöründeki tüm bileşenlerin katılımı ile 300 bin kişi yağmurlu bir akşam olmasına rağmen kentin merkezini doldurdular. Gençliğin katılımı, hem liseli öğrenciler hem de ünriversite öğrencileri açısından devasa oldu.  

Miting öncesi, sabah saatlerinde, liseler ve ilköğretim okulları kentin her mahallesinde eylemler yaptılar. Barselona’da 200 bin kişi eyleme katıldı ve üniversiteler tamamen boş kaldı. Aynısını Sevil, Valencia ve Granada kentleri için de söyleyebiliriz ki bu kentler en önemli üniversitelerin bulunduğu, örgütlü öğrenci hareketlerinin her zaman büyük olduğu kentlerdir.  

BASK ÜLKESİ’NDE BİR İLK

İlk kez Bask Ülkesi de greve katıldı. Başta öğrenciler olmak üzere çok büyük bir katılım gerçekleşti ki Bask Ülkesi’nde hiç bir zaman ülkenin geri kalanıyla aynı anda eylemler yapılmamıştı.  

Grev gününün bu başarısı asıl olarak iki faktöre dayanıyor: kamu eğitimini üzerindeki baskının artması ve eğitimcilerin çalışma koşullarındaki değişiklikler. Diğer yandan sendikaların ve öğrenci örgütlerinin grevin hazırlanmasındaki büyük çabaları da etkili oldu.  

Örneğin Madrid üniversitelerinde greve ve boykota katılımda büyük ilerleme oldu, 1000’den fazla öğrenci, grev günü üniversitenin tamamen kapalı olduğundan emin olmak için bir önceki gece fakültelerinde uyudular.

EMEKÇİ ÇOCUKLARI ÜNİVERSİTEYE!

Liselerde eğitimcilerin, öğrencilerin ve velilerin katılımı çok iyiydi. Eğitim kurumlarının çoğunda dersler durdu ve hep birlikte okuldan çıkılarak eylemlere katıldılar. Eylemlerde liselerin isimlerinin bulunduğu pankartların arkasında onlarca anne, baba, öğretmen ve gençler eğitimin savunulması için birlikte slogan atıyorlardı. “İşçiler ve öğrenciler bir araya! İleriye!” ve “Emekçi çocukları üniversiteye! Bankerlerin çocukları tarım işçiliğine!” sloganları duyuluyordu.

Ancak Madrid ve Alicante kentlerinde aşırıcı sağcıların öğrenci örgütlerine yönelik bazı faşist saldırıları günün tek kötü olayları oldu.

Fakat buna rağmen, genel olarak diyebiliriz ki toplumsal mücadelede yeni bir yükselişe şahit olduk ve görülüyor ki sayısız eylemin getirdiği yorgunluğa ve krizin korkunç etkilerinin yarattığı hareketsizliğe rağmen, mücadele azmi sürüyor.

Laik, ücretsiz ve nitelikli bir kamu eğitimi için işçiler ve öğrenciler hep birlikte, ileriye! Gelecek bizimdir! (Madrid/EVRENSEL)

*Madrid Özerk Üniversitesi Yüksek Lisans Öğrencisi
 

www.evrensel.net