Van\

Van'da eğitim hâlâ enkaz altında

Van’da deprem sonrası en çok sorun yaşanan alanlardan biri de eğitim.

Van’da deprem sonrası en çok sorun yaşanan alanlardan biri de eğitim. İki yıldır konteynerde eğitime devam eden okullar var. Konuya ilişkin konuştuğumuz Eğitim Sen Örgütlenme Sekreteri Şahin Berki, okulların tadilat işlerinin tamamlanamadığına belirterek, “Konteynerde eğitime devam eden okulların yanında taşımalı eğitim gören okullar da var. Bu, pedagojik olmamasının yanı sıra fiziki olarak da öğrenciler için tehlikeli bir ortam” diyor. Devletin yıllardır bölgede uyguladığı eğitim politikalarına depremin yarattığı yıkımın da eklendiğini dile getiren Berki, “Bu eksiklikler devletin Van’a nasıl yaklaştığının da göstergesi” diyor. Okulların fiziki şartlarının bir an önce düzeltilmesi gerektiğini söyleyen Berki, “Ana dilinde eğitim hakkı ve kırsal alanda yaşayan öğrencilerin lise eğitimine ulaşabilmeleri için de adım atılmalı artık” diyor.


KİTAP VAR KİTAPLIK YOK

Van’da 23 Ekim ve 9 Kasım 2011’de meydana gelen depremlerde hasar gören kurumlardan biri de Yüzüncü Yıl Üniversitesi Zeve Kampüsüydü. Üniversitenin birçok binası hafif ve orta hasarlı olduğu için güçlendirilerek yeniden hizmete açıldı. Ancak üniversite içerisindeki Ferit Melen Kütüphanesi binası ağır hasarlı olduğu için yıkıldı. Aradan geçen 2 yıla rağmen üniversitede bir kütüphane yapılmadı. Sadece ilahiyat ve iktisat fakültelerinde bölümleriyle ilgili yayınların olduğu birer kütüphane var.

Üniversite kütüphanesinin bir binası olmadığı için Tıp Fakültesinin kütüphanesi merkezi kütüphaneye tahsis edildi. Aradan uzun zaman geçtikten sonra buraya öğrencilerin çalışabilmesi için sıra, raf ve masalar kondu. Ancak hâlâ kitap konmayan kitap rafları bom boş duruyor. Görüştüğümüz öğrenciler görevlilerin, bina için ihale yapılmadığını ve kütüphanenin ancak 3 yıl sonra faaliyete geçebileceğini söylediklerini aktardı.

ALTI BİN KOLİ KİTAP DEPOLARDA BEKLİYOR

Depremden sonra ağır hasarlı binadan kitapların sadece yüzde altmışı kurtarıldı. Kurtarılan kitaplar altı bin koliye doldurularak, depolara kaldırıldı. Binlerce kitap 2 yıldır kolilerde öğrenci ve akademisyenlerle buluşmayı bekliyor.

Gazetemize konuşan öğrencilerden Berivan Baran, “Lise öğrencisiyken, üniversiteleri bilim ve araştırma adına merak ettiğim her şeyi öğrenebileceğim bir dünya olarak görürdüm. Ancak üniversitemizde bir kütüphane bile yok” diyor. Üniversitelerinde kütüphanenin olmamasından dolayı hocalarının verdiği ödevleri bile araştıramadıklarını söyleyen Baran, ‘bilimin ışığı’ olarak nitelendirdiği kütüphanenin iki yıldır yapılamasına tepkili.

Meslek Yüksekokulu öğrencisi olan Yusuf, “Kütüphaneye gitmeden herhangi bir konu da ayrıntılı araştırma yapamadan mezun olacağım. Ödevleri İnternet üzerinden araştırıp yapıyoruz ama bu sağlıklı bir şey değil” diyor. Edebiyat Fakültesi Öğrencisi Ferhat ise bölümüyle ilgili ihtiyaç duyduğu kitapların çok pahalı olduğunu belirterek, “Kitapları alamıyoruz. Kütüphane yıkılmadan önce oradan faydalanıyorduk. Şimdi bu imkanımız da yok” diyor. Araştırma için çoğu kez fotokopilerden ve İnternet’ten faydalandıklarını söyleyen Ferhat, depolardaki kitapların bir an önce öğrencilerin kullanımına verilmesini istiyor.

PARALI KPSS KURSLARI!

Okula kütüphane için bina yapılamamasına rağmen, kampüs içindeki prefabrik derslikler Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (YÜSEM) olarak kullanılıyor. YÜSEM’de akademisyenler, para karşılığında sınavlara hazırlık dersleri veriyor. Ayrıca YÜSEM, kayıt dönemi içinde üniversite içerisindeki reklam panolarına astığı duyurularda erken kayıt yapacak öğrencilere indirim yapıldığını duyuruyor. YÜSEM’e kayıt yaptıracak öğrencilere peşin ödemelerde de indirim yapılıyor. Örneğin bir lisans öğrencisi YÜSEM KPSS kursuna yazıldığında peşin ödeme yaparsa, 600 lira, taksitle ödemek isterse 750 lira veriyor.


ZORAKİ ÇADIR TİYATROSU

Van Devlet Tiyatrosu binası da depremden hasar gördü. Ertuğrul Günay Sanat Çadırı’nda çalışmalarını zor şartlar altında sürdüren tiyatro sanatçıları çözüm bekliyor.
Tiyatro Sanatçısı Özge Arslan, çadırda çalışmanın zorluklarını gazetemize anlattı. Çadırın sert geçen kış şartlarına uygun olmadığını, hem kendilerinin hem de gelen seyircilerin sürekli üşüdüklerini söyleyen Arslan, çadırda ses yalıtımı olmadığı için seslerini seyirciye duyurmak için sürekli bağırmak zorunda kaldıklarını anlatıyor. Bu sürekli bağırma hali nedeniyle boğaz hastalıklarına yakalandıklarını, ses tellerinin zarar gördüğünü söyleyen Arslan, “Çadırda kadın ve erkek sanatçılar için kulis yok. Başka şehirlerde sahneye çıktığımızda gerçekten sahneye çıktığımızı hissediyoruz” diyor. Bu koşullar altında çalıştıkları için sahnede motive olmadıklarını da söyleyen Arslan “Bu durumun sinirlerimizi çok yıpratıyor” diyor.  (Van/EVRENSEL)

www.evrensel.net