Kaosun ülkesi Libya’ya hoş geldiniz

Kaosun ülkesi Libya’ya hoş geldiniz

NATO tarafından kurtarılmış Libya’ya hoş geldiniz. Petrol bulup zengin olma umuduyla geldiği Libya’da NATO kendini güvenliğin ve istikrarın olmadığı, suikastların ve yolsuzlukların inanılmaz boyutlara ulaştığı bir ülkede buldu.

Abdel Bari Atwan

NATO tarafından kurtarılmış Libya’ya hoş geldiniz. Petrol bulup zengin olma umuduyla geldiği Libya’da NATO kendini güvenliğin ve istikrarın olmadığı, suikastların ve yolsuzlukların inanılmaz boyutlara ulaştığı bir ülkede buldu. Bir ekonomi dergisi Libya ekonomisinde yaşanan patlamalara dair bir rapor çıkardı. Dikkatimi duvara çizilmiş bir grafiti böldü ‘Bulutların üstündeki cennete giden tek yol, havaalanından geçer.’ yazıyordu.  

Bu ironik tespit NATO savaş uçakları tarafından havadan ve devrimciler sayesinde karadan diktatoryal Kaddafi rejiminden kurtarılmış ama son günlerin sorunlu ülkesi Libya’nın halini güzel anlatmaktadır.

MİLİS GÜÇLERİ SOKAKLARI YÖNETİYOR

Son zamanlarda Libya’dan Londra’ya gelmiş birçok insanla tanıştım. Libya’daki inanılması zor hayat hikayelerini anlattılar. Başkent Trablus’ta bir hafta boyunca elektrik ve su yoktu. Milis kuvvetleri işleyen bir hükümet mekanizmasının, ulusal güvenliğin ve temel belediye hizmetlerinin olmadığı sokaklarda varlığını gösteriyor ve onları yönetiyor.
Kaddafi  güvenlik kuruluşunun eski başkanı olan Abdullah Zanoussi’nin 18 yaşındaki kızı Onoud Zanoussi ülkesine kaçak giriş yaptığı suçlamasıyla parmaklıkların ardında geçirdiği yedi ayın ardından salıverilmesinden hemen sonra cezaevi kapısının önünde kaçırıldı. Onu kaçıran gardiyanlardan biriydi.

SERMAYENİN HEVESİ KURSAĞINDA KALDI

2 yıl önce, İngiliz ve Fransız iş dünyası dişlerini biledi ve Libya’nın yeni yapılanmasından pay alma beklentisiyle sevinçle ellerini ovuşturdu. Ama şu an Trablus’ta tek bir  yabancı iş adamı bile yok, hepsi, konsolosluklara ve büyükelçilere yapılan saldırılardan ve ABD Büyükelçisinin suikasta uğramasından sonra kaçtı.  
NATO bombardımanı sırasında, Libya haberleri gazetelerin ön sayfalarında yayımlandı ve Batı ve Arap televizyon kanallarında gösterilen ilk haberlerdi. Libya’nın özgürleşme mucizesi, NATO’nun büyük bir zafere imza atışı hakkında o dönem TV’lerde 24 saat haber yapılıyordu.  Son zamanlarda ise Libya’da Batılı bir gazeteci bulmak çok zor, hatta Libya’nın gündemi üzerine hazırlanmış iyi bir rapor bulmak daha da zor.

NATO MÜDAHALESİNİN TEK AMACI PETROL

NATO müdahalesinin tek amacı ve sebebi petroldü. Ama petrol üretimi güvenlik görevlileri tarafından petrol alanlarında ve ihracat terminallerinde yapılan grevler sonucu aksamaya uğradı. Grevin görünürdeki sebebi görevlilerin zam isteğiydi ancak geçerli  başka bir sebebi var; onlar ayrılıkçı  hareketlerin petrol zengini Barka ve Bingazi’nin merkezi için özerklik istemelerini protesto ediyorlardı.

Libya’nın petrol rezervlerinin çoğu burada bulunmaktadır.Yerel veya ulusal hükümet yerine, milisler birçok petrol  ve ihracat alanlarının kontrolünü elinde tutuyor, petrolün çoğunu karaborsada satıyorlar. Ve faaliyetlerini artırmak için, Başbakan Ali Zeydan’ı bu bölgelere izinsiz giren herhangi bir petrol tankerini bombalamakla tehdit ediyorlar.
İronik olan şey ise, milis ve yerel kabileler Suriye’nin doğusunda, Deir El-Zour içinde petrol sahalarının kontrolü elinde bulunduruyor ve petrol rafine edip yasa dışı bir şekilde satıyor. Irak’ın güneyinde de yine aynı durum gerçekleşmektedir. .

LİBYA’YI KAOS YÖNETİYOR

Libya’yı artık bir kaos yönetmekte. Siyasetçilerin ve gazetecilerin suikasta uğraması bugünkü Libya haberlerinde normal hale geldi. Suikastları ve bunların ardından tutuklanan insanların hakkında araştırma yapmakla suçlanan Albay Yussef Ali el-Asseifar  kimliği belirsiz bir grup tarafından 29 Ağustos’ta arabasının altına bomba koyularak suikasta uğradı..
İnsan Hakları İzleme Örgütü Trablus’ta beş kadının da dahil olduğu yaklaşık 500 tutuklunun bulunduğu eski adı el-Roueimy ile bilinen Ana Düzeltmeler ve Rehabilitasyon Kurumunda 26 Ağustos 2013 tarihinde yaşanan   başka bir vahşeti ön plana çıkardı.

Mahkumlar, suçsuz oldukları halde  adil yargılanma olmaksızın gözaltına alınmalarını protesto etmek için açlık grevindeydi. Güvenliği sağlayamayan hükümet, ayaklanmayı bastırmak için eski antiKaddafi milisinden oluşan Yüksek Güvenlik Komitesi’ni görevlendirdi. Milis güçleri cezaevine baskın yaparak canlı  mühimmat  ile mahkumları vurdu, 19 mahkumu yaraladı.  

‘KARMAŞAYI ÇÖZEMİYORUM’

Libya Başbakanı - Awadh el-Barassi 4 Ağustos tarihinde istifa ederek yerini Ali Zeydan’a bıraktı. Geçen üç ayın ardından  18 Ağustos’ta, İçişleri Bakanı Muhammed el-Şeyh istifa etti. Ali Zeydan’dan yeterli destek alamadığını, hükümetin ülkede yaygın olan karmaşıklıkla ve şiddetle başa çıkamadığını, insanların güvenini kazanmakta ve halkın temel hizmetlerini karşılamak için devlet kurumlarını finanse etmekte başarılı olamadığından bahsetti.

Libya tek kelimeyle kabilesel ve coğrafi fay hatları boyunca parçalanıyor. Güneyindeki  Berberiler de dahil olmak üzere halkın çoğu öfke halinde. Bu durumda ulusal bir uzlaşma
uzak bir görünüm sergilemektedir.

Kaddafi’nin rejimi - ve biz bunu  milyonuncu kez söylüyoruz -  baskıcı bir  diktatörlüktü ama bugünlerde yolsuzluğun zirve yaptığı ve güvenliğin olmadığı Libya’yı anlamak ve kabul etmek oldukça zor, özellikle Libya, Batı kriterlerine dünyanın  en gelişmiş ve ileri gelen ülkeleri tarafından özgürleştirildiğini düşünürsek.

Çeviren: Özge Kurt

www.globalresearch.ca

www.evrensel.net