Düşük yapmanın yasak olduğu ülke

Düşük yapmanın yasak olduğu ülke

El Salvador dünyada en sıkı kürtaj yasaklarının uygulandığı ülkelerden biri. Ülkede düşük yapan kadınların kendi kendilerine kürtaj yapmaya çalışmış olmalarından kuşku duyulabiliyor ve hatta cinayet suçlamasıyla hapse atılmaları söz konusu olabiliyor.

Nina Lakhani

El Salvador dünyada en sıkı kürtaj yasaklarının uygulandığı ülkelerden biri. Ülkede düşük yapan kadınların kendi kendilerine kürtaj yapmaya çalışmış olmalarından kuşku duyulabiliyor ve hatta cinayet suçlamasıyla hapse atılmaları söz konusu olabiliyor.
Glenda Xiomara Cruz, 30 Ekim 2012 sabahı karın ağrısıyla kıvranıyor ve ağır kanama geçiriyordu. El Salvador’un doğusundaki Puerto El Triunfo’da yaşayan 19 yaşındaki Xiomara, en yakın devlet hastanesine gitti. Hastanede doktorlar kendisine bebeğini kaybettiğini bildirdiler.
Xiomara, hamile olduğunu da o anda hastanede öğrenmişti. Adet kanamaları kesilmemiş, hemen hiç kilo almamış, mayıs ayında yaptırdığı gebelik testi de olumsuz çıkmıştı.

KADINLAR KASITLI CİNAYETLE SUÇLANIYOR

Kürtajı Suç Olmaktan Çıkarma Grubu Avukatlarından Munoz Estanley, mahkeme tarafından kasıtlı kürtajla suçlanan 29 kadının davasını üstlendi ve bunlardan 8’inin erken tahliyesini sağladı. Estanley, bu kadınlardan yalnızca birinin kendisine kürtaj yaptığını, diğer 28 kadınınsa gebelikle ilgili doğal sorunlar yaşadıklarını ama herhangi bir açık kanıt olmaksızın cinayet suçlamasıyla hapse atıldıklarını söylüyor.
Kürtajı Suç Olmaktan Çıkarma Grubundan Morena Herrera, ülkede düşük yapan ama kasıtlı cinayetle suçlanan kadınların yaşadıklarının toplumda korku ortamı yarattığını ve gebelikleri sırasında biyolojik sorunlar yaşayarak bebeklerini düşüren kadınların, tıbbi yardım istemeye korktuklarını kaydediyor.

‘HASTANEYE GİTMEYE KORKUYORUM’

Cristina Quintanilla’nın hikayesi ise daha farklı. 24 Ocak 2004 yılında 18 yaşında ve kırsal bir bölgede olan San Miguel’de yaşayan Cristina Quintanilla ikinci çocuğuna hamileydi. Ve o dönemde hastaneye yakın bir yerde annesiyle birlikte yaşıyordu.  Erkek arkadaşı  ABD’de çalışıyordu. Çift bebeklerine yeni kıyafetler ve yiyecekler almanın heyecanı içindelerdi.
“Gece yarısı sancılandım ve öleceğimi düşündüm” diye söze başlıyor Cristina Quintanilla.
“Banyonun kapısını yumruklayarak, annemin dikkatini çekmeye çalışıyordum, o sırada bebeğimi düşürmeye başladığımı hissettim. Gözlerimi açtığım da kendimi hapishanede buldum.” Cristina Quintanilla’nın annesi acile haber verdi ve onları apar topar hastaneye taşıdılar. “Devlet hastanesine gitmeye korkuyordum, çünkü bu tür durumlar da kadınlar hemen suçlanıyor ve ceza alıyor” Quintanilla kendine geldiğinde, ellerinden yatağa kelepçelenmişti çünkü genç kadını adam öldürmek suretiyle polislere  şikayet etmişlerdi.
Quintanilla 30 sene çocuk katili olduğu iddia edilerek hapis cezası aldı. Oğlu Daniel 4 sene büyükannesi ile yaşamaya başladı. Sonrasında Quintanilla’nın cezası azaltıldı.
“Tıp raporları bebeğimi neden kaybettiğimi açıklayamadılar fakat mahkeme beni suçlu buldu. Bunu bana neden yaptılar anlamıyorum ömrümün dört senesini cezaevinde geçirdim ve hâlâ bebeğimi neden kaybettiğimi bilmiyorum.”

DÜŞÜK YAPMAK 40 SENE

Geçen sene Maria Teresa Rivera düşük yaptığı için 40 sene hapis cezası aldı. Tıpkı Glenda Xiomara Cruz gibi Teresa da sancılandı ve kanaması başlayınca en yakındaki acil servise gitti. Hastaneye  gitmesiyle birlikte bu durum polise bildirildi. Bir tekstil işçisi olan Teresa, ailesinin geçimini sağlayan tek kişiydi ve şu anda hapishaneye girdiği için 8 yaşında ki oğlu ve annesi yoksulluk içinde yaşıyor.

KÜRTAJ YASALARI İNTİHARA SÜRÜKLÜYOR

Ülkedeki sıkı kürtaj yasağı, başka sonuçlar da doğuruyor. Sağlık Bakanlığının rakamlarına göre 2011 yılında 10-19 yaş grubunda bulunan ve yarısı hamile olan genç kızlar arasında intihar, başlıca ölüm nedeni oldu. Hamilelik sırasındaki ölümlerin nedenleri arasında da, bu yasak, üçüncü sırada yer alıyor.

 ‘ZALİMCE BİR UYGULAMA’

Uluslararası Af Örgütünün El Salvador Uzmanı Esther Major, ülkedeki kürtaj yasasını “Zalimce ve ayrımcılık güden bir uygulama” olarak niteliyor ve kızların, kadınların bu şekilde suçlu gösterilmesinin, topluma yararı olmayacağını vurguluyor.


HİÇ BİR KOŞULDA KÜRTAJA İZİN YOK

El Salvador, bu kıtada, Nikaragua, Şili, Honduras ve Dominik Cumhuriyeti ile birlikte kürtajın tamamıyla yasak olduğu 5 ülkeden biri. 1998’den bu yana, yasa hiçbir vakada esneklilik göstermiyor. Bir kadın tecavüz sonucu hamile kalsa, hayatı tehlikede olsa ya da ceninde ciddi sakatlık saptansa bile kürtaja izin verilmiyor.
Kürtajı Suç Olmaktan Çıkarma Grubunun yaptığı araştırmaya göre, 2000 ve 2011 yılları arasında 200’ü aşkın kadın polise ihbar edildi. Bunlardan 129’u yargılandı, 49’u hüküm giydi. Bu kadınların 26’sı, cinayet, 23’ü de kürtaj yaptırma suçlamasıyla 12 ile 35 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldı. 2012’den bu yana, 7 kadın daha mahkumiyet aldı.
Araştırmada, söz konusu kadınların son derece yoksul, evlenmemiş ve çok az eğitimli oldukları vurgulanıyor. Bu kadınlar genellikle devlet hastanelerindeki personel tarafından da horlanıyor. Her yıl binlerce kürtajın gerçekleştiği düşünülen özel kliniklerden ise, mahkemeye sevk edilen tek bir kadın bile olmadı.


BEATRİZİ’İN DAVASI HÂLÂ AKILLARDA

Beatriz’in davası El Salvodor için oldukça dikkat çekici bir davaydı. Beatriz’in kürtaj davası uluslararası arenada oldukça tartışıldı. Beatriz’in kürtaj talebi yüksek mahkeme tarafından reddedildi ve sonrasında en ağır hasta kadın, sezaryen operasyonuyla doğum yaptı. 22 yaşındaki Beatriz olarak tanıtılan genç kadının avukatları, eklem iltihabı ve böbrek yetmezliği hastası olan genç kadının yaşamının tehlikede olduğu gerekçesiyle mahkemeden kürtaj yapılmasına izin vermesini talep etmişlerdi. Beyni ve kafatası tam olarak oluşmayan bebeğin doğumdan kısa süre sonra öldüğü açıklandı. Yüksek mahkemenin kürtaja izin vermemesine karşın sezaryen operasyonunun bu durumda kabul edilebilir bir müdahale olduğunu söyleyen Sağlık Bakanı Maria Rodriguez, “Hamileliğin bu safhasında yapılacak müdahalenin kürtaj olmadığı açık. Bu bir erken doğum ve kürtajdan çok farklı”demişti. (DIŞ HABERLER)

*BBC’den çeviren Özlem Temena

www.evrensel.net