19 Ekim 2013 06:00

Ana dilinde eğitim parayla bile yok!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan açıkladı, “demokratikleşme paketi”nde ana dilde eğitimin nasıl olacağına dair ayrıntılar netleşti. Büyük beklentiler yaratan hükümet ana dilde eğitimin yalnızca özel okullarda verileceğini ilan etti.

Ana dilinde eğitim parayla bile yok!
Paylaş

Şerif Karataş
 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan açıkladı, “demokratikleşme paketi”nde  ana dilde eğitimin nasıl olacağına dair ayrıntılar netleşti. Büyük beklentiler yaratan hükümet ana dilde eğitimin yalnızca özel okullarda verileceğini ilan etti. Ancak ayrıntıların netleşmesiyle hükümetin bu propagandasının da yanıltıcı olduğu ortaya çıktı. Para verenler de ana dilde eğitim alamayacak.

‘VAHİM BİR DURUM’

Gazetemize görüş veren Dilci Necmiye Alpay, Milliyet gazetesinin, son “demokratikleşme paketi”nde yer alan “özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitim” düzenlemesiyle ilgili haberde göze çarpan en vahim noktayı şöyle açıkladı:  “‘Türkçe bütün okullarda anadil olarak kabul edilecek’ ifadesi, bilim açısından kabul edilebilir bir ifade değil. Yasa ya da yönetmelik yoluyla kimseye ana dili tayin edilemez. Bu söz ‘herkes mavi gözlü kabul edilecek’ gibi bir sözden farklı değildir. ‘Biz kabul ederiz olur biter’ diyen tavırların ciddiye alınma şansı sıfırdır.”

‘KURNAZCA ASİMİLASYON’

Bu olayın çok temel bir yanlışın büyümesi anlamına geleceğini ifade eden Alpay şöyle devam etti: “Temel yanlış, 12 Eylül anayasasının hâlâ yürürlükte olan 42. maddesinden kaynaklanıyor. Bu madde ‘Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez’ diyor. Hukukçular maddeyi yazarken ‘herkesin anadili Türkçedir’ gibi bir açık ahmaklık yapmayıp ‘olarak okutulamaz’ gibi kurnazca bir ifadeyle asimilasyon amacına aynı ölçüde hizmet etmişler. Şimdi MEB, herhalde buradan cesaret alarak, ancak aynı kurnazlığı bile gösteremeyerek, Türkçenin bütün okullarda ana dil olarak kabul edileceği hükmünü veriyor. Amaç yine asimilasyon, yine sosyal ve siyasal açıdan çok gerilere kaçmak anlamına geliyor, üstelik bu kez tarih ve bilim önünde açık skandal oluşturacak bir fütursuzluk sergileniyor. Kararın ‘Kürtçe alfabe öğretilmeyecek, Kürtçe yalnızca lise düzeyinde verilecek’ gibi diğer kısımları da bunun ayrılmaz parçalarından ibaret.”

KARAR GÖZDEN GEÇİRİLMELİ

“Umarım habere konu olan karar yalnızca teknik olanaksızlar nedeniyle alınmıştır ve 2014-2015 yılıyla sınırlıdır” diyen Alpay, şöyle konuştu: “Gerçi böyle olsa bile Türkçeyi her çocuğun ana dili kabul etmek sözü geçerlilik kazanamaz. En doğrusu kararın bütünüyle gözden geçirilmesi, ertelenmesi ve bu amaçla konuyla ilgili akademisyenlere, Eğitimde Reform Girişimi gibi hazırlıklı uzmanlara danışılmasıdır."

Gazetemize görüş veren İstanbul Kürt Enstitüsü Başkanı Zana Farqînî, “Eğer haberde söylenenler doğruysa, “Demokrasi Paketi”nin kabak olduğu tespiti bir kez daha teyit edilmiş oluyor” dedi. Zaten özel okullarda ana dilinde eğitimin Bakanlar Kurulu’nun belirleyeceği şartlara bağlandığını hatırlatan Farqînî, “Habere göre bu şartlar da belirlenmiş. Ana dilinde eğitimin sadece liselerde olacağı konusuna gelince, o da asimilasyonda hâlâ ısrar edildiğini gösteriyor. Kürtçeye yabancı dil muamelesi yapılması, Kürt alfabesinin kullanılmaması, Türkçe grubu derslerin Türkçe olarak verilmesi, diğer dersler için de branş öğretmenlerin istenmesi, sözüm ona tanınan hakkın nasıl kuşa çevrildiğini net olarak ortaya koymaktadır” diye konuştu. Bu durumun da AKP’nin çözüm sürecine nasıl yaklaştığını ortaya koyduğunu ifade eden Farqînî, “Kürt sorununa nasıl bir çözüm istendiğini göstermesi bakımından da son derece önemli ipuçlarını ele veriyor” dedi.

AKP’NİN ANLAYIŞI

“Haklar tartışılamaz, pazarlık konusu dahi yapılamaz” diyen Farqînî, şöyle devam etti: “Oysa AKP bir yandan hakları tanırken bir yandan da onları kısıtlıyor. Hak sahibinin onları kullanmaması için elinden gelen bütün engellemeleri önüne çıkarıyor. Bu Kürtleri tanımamak, onlarla alay etmek demektir. Cumhuriyetin tekçi anlayışını sürdürmek demektir. Bu pakete devrim niteliğinde düzenlemeler var diyenlere sormak istiyorum. Bu mu devrim? Bir de bu paketteki Kürtlerle ilgili düşünülen düzenlemeleri alkışlayan bazı Kürt aydınlarının tavrını merak ediyorum açıkçası. İşte AKP’nin demokrasi anlayışı. İşte reva görülen haklar. Özel okullarda da anadilinde eğitim ve öğretimi istediğim şekilde yapacaksın, ilk ve ortaokulda bu hakkı sana tanımıyorum diyor. Bu da şu demektir: Kürtçeyi istediğim kadar öğreneceksin, eğitim ve öğretime getirdiğim sınırlamalar içinde kalarak devam edeceksin” diyor.

Farqînî, söylemde bazı şeylerin değişiyor gibi gözükmesine karşın, eylemde değişen bir şeyin olmadığını belirterek, “Her ne kadar ret, inkar ve asimilasyona son verdik diyorlarsa da, daha ince bir şekilde süregelen bu politika ve uygulamalara devam edilmek isteniyor. Devlet kimlik dayatmaktan, asimilasyondan vazgeçmiyor” dedi.  


KÜRTÇE EĞİTİM SADECE LİSEDE

Milliyet Gazetesinin haberine göre; öğrencilere Kürtçe alfabe ile okuma-yazma öğretilmeyecek. 2014-2015 eğitim öğretim yılında Kürtçe dille eğitim veren ilk ve ortaokul açılmayacak. Sadece lise düzeyinde Kürtçe eğitim verilecek. Özel okul kendi talebine göre, lise 1. sınıftan önceki yılı hazırlık sınıfı olarak belirleyebilecek. Hazırlık sınıfında öğrencilere yoğun ve ileri seviyeye kadar bölümlere ayrılmış Kürtçe dersleri verilecek. Kürtçe eğitim veren liselere, yeni ortaöğretime geçiş sistemi kapsamında 8. sınıfta girilecek merkezi sınavların sonucuna göre yerleştirme yapılacak. (İstanbul/EVRENSEL)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Paket kadınları istihdamdan uzaklaştırır

SONRAKİ HABER

Ceren Özdemir'in ardından: Bale öğretmeni olmak istiyordu, hayatını sanata adamıştı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa