Müjdeler olsun; AKP el-Kaide’yi keşfetti…

Müjdeler olsun; AKP el-Kaide’yi keşfetti…

Reyhanlı 11 Mayıs 2013’de tarihin en kanlı terör saldırılarından birisine hedef oldu. Olayda 53 yurttaşımız hayatını kaybetti, 146 yurttaş da yaralandı. Başbakan Reyhanlı patlamasının hemen ardından yaptığı açıklamasında saldırıyı önce demokratik açılıma bağladı.

Reyhanlı 11 Mayıs 2013’de tarihin en kanlı terör saldırılarından birisine hedef oldu. Olayda 53 yurttaşımız hayatını kaybetti, 146 yurttaş da yaralandı. Başbakan Reyhanlı patlamasının hemen ardından yaptığı açıklamasında saldırıyı önce demokratik açılıma bağladı. Erdoğan: “Bu süreç hassas bir süreç, özellikle çözüm süreci diye ülkemizde yeni bir dönemi başlattık ve bu yeni dönemi hazmedemeyenler, ülkemizdeki bu özgürlük havasının teneffüs edilmesine ne yazık ki olumlu bakamayanlar, bu tür eylemler içerisine girebilir” açıklamasını yaptı. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da “ Kim herhangi bir kaosu Türkiye’ye yansıtmak isterse bunun karşılığını görür” dedi. Olaydan kısa bir süre sonra Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay da Reyhanlı’daki patlamalara ilişkin, “ Olayın faillerinin tespitiyle ilgili çalışmalar büyük oranda tamamlanmıştır. Saldırıyı düzenleyen örgüt ve mensuplarının Suriye’deki rejim yanlısı el Muhaberat örgütüyle bağlantılı oldukları belirlenmiştir. Örgüt de bellidir, kişiler de büyük oranda bellidir. Plaka tespitleri vesaire yapılmıştır. Menfur hadisenin Suriyeli sığınmacılarla, Suriye muhalefeti ve Suriyeli sığınmacılarla ilgisinin olmadığı kesindir” dedi.
Çok değil henüz bu ayın başında İçişleri Bakanı Muammer Güler de, Reyhanlı saldırısını el Kaide’nin yaptığı iddiasını reddetti. Güler, adeta ‘80 öncesinin Demirel’i gibi “Bana sağcılar cinayet işliyor dedirtemezsiniz” minvalinden bir açıklamayla “Reyhanlı saldırısını kimin, ne zaman yaptığı, hangi araçların kullanıldığı, hepsi belgelerle kameralarla o kadar açık ki... el Kaide’nin geçmişte benzer eylemleri vardı ama Reyhanlı saldırısını el Kaide’nin yaptığını söylemek yanlış olur. Bir kişi hariç, Reyhanlı saldırısını yapanların hepsi yakalandı” şeklinde konuşarak el-Kaide’ye göğsünü siper etti.
AKP İktidarı bu çelişkili açıklamalarla eş zamanlı olarak olayın araştırılması aşamasında yayın yasağı getirerek gerçekleri kamuoyundan saklamaya çalıştı. Söz konusu soruşturmaya ilişkin her türlü sesli, görüntülü ve yazılı ve görsel medyadaki yayınlar ile İnternet ortamındaki bu kapsamdaki bilgilerin yayınlanmasının ve gösterilmesinin yasaklanmasına karar verildi. 22 Mayıs 2013 günü Redhack, Reyhanlı saldırısıyla ilgili askeri yazışmaları yayınlamış, belgelerin saldırıdan 1 ay önce Emniyet, Jandarma ve MİT arasında geçen yazışmaları konu alması basında deşifre edildi. Belgeleri sızdırdığı iddia edilen Er Utku Kalı tutuklandı ve savcılık tarafından 25 yıl hapis istemiyle dava açıldı.
Bu patlamaların üstünün örtülmeye ve karartılmaya çalışıldığı bu süreçte; el-Kaide, Breaking News haber sitesi üzerinden 53 vatandaşımızın hayatını kaybettiği Reyhanlı saldırısı ile Cilvegözü saldırısını üstlendi. Hani o Başbakanımız tarafından özgürlük savaşçıları olarak nitelenen, koruyup kollanan, lojistik destek sağlanan radikal köktenci gruplardan biri olan el-Kaide tarafından. Bununla yetinmeyen el-Kaide’ye bağlı IŞID’ın (Irak Şam İslam Devleti) Azez kasabasını ele geçirmesinden sonra Türkiye buraya açılan kapıyı kapattı. Bu kapının açılması konusunda Türkiye’ye tehdit savurdu. Kapıların açılmaması halinde İstanbul ve Ankara’da Reyhanlı gibi saldırıları tekrar edeceklerini söyleyen bir bildiri yayınladılar. Bu bildiri neticesinde ilgili sınır kapıları hükümet tarafından tekrar açıldı.
Şimdi aynı Başbakan tüm bu açıklamaların ardından “İster el Kaide olsun, ister şu olsun bu olsun hepsini kınıyoruz” dedi. Bu çark edişin nedeni ise tabii ki her aklı başında insanın tahmin edeceği gibi ABD’den gelen el Kaide’nin bölge için tehdit olduğu ve artık örgütün sırtının sıvazlanmaması uyarısıydı.

www.evrensel.net