Hakları engelli atlama gibi zora sokuyorlar

Hakları engelli atlama gibi zora sokuyorlar

İmralı’ya 11 kez heyet gitti. Öcalan, “süreç devam ediyor” mesajı verse de Hükümetin attığı adımlar süreciilerletmeye yetmiyor. Açıklanan paket ise “dağ fare doğurdu” bile dedirtmedi.

Sultan Özer

Türkiye Kurban Bayramı’na PKK lideri Abdullah Öcalan’ın, “süreç devam ediyor” mesajı ile girdi. İmralı’ya giden 11. heyet aracılığıyla, Öcalan’ın “süreci devam ettireceği” mesajı iletildi. Ancak süreç çok sancılı ve Hükümetin adım atmakta ayak diremesiyle de zora giriyor. BDP adına Anayasa Uzlaşma Komisyonu çalışmalarını yürüten Batman Milletvekili Bengi Yıldız, “paketin devlete değil, vatandaşa yükümlülükler getirdiğini; gıdım gıdım verilen haklarda bile vatandaşa adeta engelli atlama yaptırıldığını” söyledi.
Anayasa Uzlaşma Komisyonu 60 madde üzerinde uzlaşma sağladı. Ancak bu maddeler sürecin ilerletilmesinde çok da etkili olmayan maddeler. Son açıklanan paket de sürece çok etkisi olmayan, birçoğu zaten fiilen uygulanan düzenlemelerin ötesine gitmedi.

‘KIŞIN ORTASINDA ÇIPLAĞA GÖMLEK VERİLİYOR!’

“Demokratikleşme Paketi” ve süreci değerlendiren BDP Batman Milletvekili Bengi Yıldız, kendilerine, “Hükümet hiç mi bir şey yapmıyor?” diye eleştiriler getirildiğini de söyledi. “Bir şeyler yapılıyor bunu kimse inkar etmiyor” diyen Yıldız, yapılanları ise şöyle bir örnekle açıkladı: “Hükümetin bir şeyler yaptığını şu örnekle açıklayayım: Kış ayına giren vatandaştan kimisinin elbiseleri yok, kimisinin evi yok, kimisi aç. Şimdi bu aç, evsiz, elbisesi olmayana ‘alın bir mintan’ deniyor. Böyle olunca aslında bir şey vermiş oluyorsun. O bir gömlektir ve kıymetlidir de, eğer mevsiminde verirsen. Ama hepsine aynı şeyi yaparsan, ‘onların talebi nedir’ üzerinden değil ‘ben bahşederim’ üzerinden gidersen yanlış yapansın. Paket de onun üzerinden gidiyor. Kürtler, Aleviler, gayrimüslimler ne istiyor üzerinden gitmiyor. Palyatif tedbirler...”

‘SÜREÇ ÇOK KRİTİK SEYREDİYOR’

 “Sürecin çok kritik düzlemde seyrettiğini” ama durmadığını belirten Yıldız, “Süreci başlatan  da durduracak, o konuda karar verecek olanlar da belli, Sayın Öcalan ve PKK yetkilileri bu süreci başlatan aktörler. BDP de elinden geldiğince bu süreci kolaylaştıran, parlamento düzeyinde temsiliyeti yerine getirmeye çalışan siyasi partidir. Süreç PKK ve Öcalan ‘bitti’ demeden, bizim yorum yapma veya ‘Süreç durmuştur’ deme durumumuz yok” değerlendirmesini yaptı..

‘BU İŞİN MUHASEBESİ YAPILMALI’

Yıldız, ancak sürecin kolaylaştırılmasının yolunun da “sivil toplum örgütleri, aydınlar, siyasal partiler, kamuoyunun sesinin gür çıkmasına bağlı” olduğunu dile getirdi. Geçmişten örnek veren ve sürecin başlaması için çok ses çıkartıldığını ancak devam ettirmede bu sesin devam ettirilmediğini vurgulayan Yıldız, “bu sürecin de heba olmaması için Hükümet üzerinde ciddi bir basınç oluşturulması” çağrısı yaptı. Yıldız, “Daha doğrusu bu işin bir muhasebesini yapması lazım. Bu işin tarafları ne vaad ettiler, kimin görevini yerine getirmediği çok açık, yüksek bir sesle dillendirmeleri gerekir” diye konuştu.

‘SİLAHLAR KONUŞTUĞUNDA BAŞKA SES DUYULMAZ’

Sürecin devam etmesi için herkesin elinden gelen gayreti göstermesinin önemini vurgulayan Yıldız, “Çünkü silahların konuşmadığı zaman herkes bir başkasının sesini duyuyor ama silahlar konuşmaya başladığı, süreç durduğu zaman bazı şeylerin telafisi imkânsız hale geliyor” dedi. Yıldız bunu, hastalığın ilk aşamasında teşhis ve tedavinin, hastalığı iyileştirme şansının yüksek olması örneği ile açıklarak; “Bu konuda da herkesin bir rol oynama şansı var. Basının da aydınların da, kamuoyunun da, vicdanlı kesimlerin de bölgelere giden akil heyetin de en fazla bu dönemde ses çıkarması lazım” dedi.


YÜKÜMLÜLÜK HEP VATANDAŞA

 “On binlerce köyün, dağın, ovanın ismini bir kanunla değiştirirken kimseye sordun mu?” diyen Yıldız şunları dile getirdi:  “Sormadın. Şimdi yapman gereken o kanunu iptal etmek. O kanunu iptal edeceksin ki yeni isimlerine kavuşsun. Ama paketle ‘Git, ara bul’ deniyor. On binlerce köy tek tek müracaat edecek, ‘ben eski ismimi istiyorum’ diyecek,  kurumları dolaşacak. Yasak koyarken köylüye, vatandaşa sormadın, vatandaşa hak verirken niye ‘git ara, bul, çabala’ diyorsun. Dağlar, ovalar, nehirler adına kim müracaat edecek? Irmaklar, dağlar için kim müracaat edecek?”
Yapılanı “vatandaşa engelli atlama yaptırmak” olarak açıklayan Yıldız, bunu şöyle açıkladı:
“Gıdım gıdım verdiği hakkı iade ederken bile vatandaşa adeta engelli atlama yaptırıyor. Paket eski hali iade eden bir durum değil de vatandaşa yükümlülük yükleyen düzenlemeler içeriyor. Devlete değil, yükümlülüğü hep vatandaşa yüklüyor.”


ANA DİLİNDE EĞİTİM İSTEMEYEN YOK AMA...

Hizbullah’ın da, AKP, CHP, MHP, BDP’ye oy vereninin de bir ağızdan, “ana dilinde eğitim şarttır, birinci önceliğimizdir” dediklerini aktaran Yıldız, “Hükümet de diyor ki, ‘gidin özel okullarda ana dilde eğitim yapın’. Oysa BDP’nin ya da PKK’nin talebi değil bunlar, Kürtlerin genelinin talebi” dedi. Paket ile yeni bir hak vermekten ziyade, zaten fiili olarak kullanılan, gasbedilmiş hakların iade edildiğini aktaran Yıldız, paketle bu hakların iade bile edilmediği eleştirisini getirdi. Yıldız pakette yer alan köy isimlerinin 1950’ler, ağırlıklı olarak 60’larda ve Demokrat Partinin son günlerinde değiştirildiğini ifade etti. (Ankara/EVRENSEL)
 

www.evrensel.net