17 Ekim 2013 06:00

Kurban pazarında bir parça et arayışı

Bu yıl Kurban Bayramı’na denk gelen 16 Ekim Dünya Gıda Günü’nde kurbanlık hayvan pazarında yaşanan manzara Türkiye’deki açlık gerçeğini de açığa çıkartıyor. Mersin’den Ankara’ya gelen kağıt toplayıcısı Hatice Körmez hayvan pazarında kurban kesenlerden çocuklarına et istiyor.

Kurban pazarında  bir parça et arayışı
Paylaş

Hasan Akbaş / Tamer Arda Ersin

Bu yıl Kurban Bayramı’na denk gelen 16 Ekim Dünya Gıda Günü’nde kurbanlık hayvan pazarında yaşanan manzara Türkiye’deki açlık gerçeğini de açığa çıkartıyor. Mersin’den Ankara’ya gelen kağıt toplayıcısı Hatice Körmez hayvan pazarında kurban kesenlerden çocuklarına et istiyor. Körmez, “Çocuklarımıza yedirecek ekmeği bulamıyoruz. Bayram sayesinde çocuklar et yiyecekler. Hayırsever insanlardan et dileniyoruz. Ne yapalım başka, yok çünkü” diyor.

MERSİN’DEN ANKARA’YA YAŞAM MÜCADELESİ

Çankaya Belediyesi tarafından kurban satış ve kesim yeri olarak belirlenen Karataş Köyü’nde her yıl olduğu gibi bu yıl da hummalı bir bayram telaşı var. Yüzlerce kurbanlık hayvan satışının yapıldığı alanda çok sayıda seyyar satış tezgahı var. Bu tezgahlarda vatandaşlar, bıçak, poşet, meşrubat, köfte, gözlemenin yanı sıra evlerinde yaptıkları yiyecekleri satıyor.
Bu kalabalığın ortasında bir kadın gözümüze takılıyor. İsmi Hatice Körmez. Mersin’den Ankara’ya göç etmiş. Göç nedeninin “fakirlik” olduğunu söylüyor. Ancak Ankara’da da düşlediği hayatı bulamamış, anlatıyor: “Buraya geldik, tahtadan bir baraka yaptık kendimize ve orada oturuyoruz. Demirden yapılan arabalarla sokak sokak gezip kağıt ve hurda topluyoruz. İki tane çocuğum var. Maddi durumumuz iyi değil. Aç kalmamak için bu işi yapıyoruz...”

‘ÇOCUKLARA YEDİRECEK EKMEK BULAMIYORUZ’

Hayvan pazarına yürüyerek kurban kesenlerden et istemeye geldiğini söyleyen Körmez, “Bugün bayram mı değil mi hiç ayırt edemiyorum. Aksine daha çok üzülüyorum kendi durumumu görünce... Çocuklarımıza yedirecek ekmeği bulamıyoruz. Bayram sayesinde çocuklar et yiyecekler. Hayırsever insanlardan et dileniyoruz. Ne yapalım başka, elde yok çünkü...” diyor. Biri 5 yaşında diğeri 3 yaşında olan çocukları için, onların aç kalmaması için dilenmek zorunda bile kaldığını anlatan Körmez, 5 yaşındaki çocuğunu yaşı gelmiş olmasına rağmen okula gönderememiş. Yetkililere çağrıda bulunmanın anlamsız olduğunu söylüyor Körmez, “Devlete ne diye çağrı yapayım ki abi, yoksul maaşı veriyorlardı onu kestiler, yardımı kestiler. Göre göre bizi açlığa itiyorlar. Ne diyeyim ki bunu yapan devlete ben?” diye soruyor.


‘SATTIK AMA AÇ KALDIK’

Çadırların büyük bölümünde hayvan satışında artış olduğu söyleniyor.  Ancak, hayvan satıcıları bu artışın işlerin iyi gittiği anlamına gelmediğine dikkat çekiyor. Van Çaldıran’dan hayvanlarını Ankara’ya getiren  Mehmet Şirin Kızılaslan çadırlarda kötü koşullarda yaşadıklarını, bu yıl beklentilerinin havada kaldığını söylüyor. “Bizi böyle tanımaya alışmış insanlar. Ne yapalım bu işi yapmak zorundayız. Bu çileyle ancak karnımız doyuyor” diyor. Devletin üreticileri dikkate almadığını kaydeden Kızılaslan, “Herkes bu hayvanları satınca çok para kazandığımızı sanıyor. Ama inan ki hepimiz kredi çekiyoruz. Borçlanıyoruz. Yok paraya satınca da elde var sıfır. Yani yine bizi açlığa terk ettiler anlayacağınız” diyerek üreticilerin durumunu özetliyor. (Ankara/EVRENSEL)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Açlığın nedeni gelir dengesizliği

SONRAKİ HABER

Silvan'da çocuğu taciz eden erkek gözaltına alındı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa